Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1486
 

21.12.2012 Altın Çağ

21.12.2012 Altın Çağ
 

Işınsal Bedenlere Doğru...


Kış ekinoksu olan 21.12.2012 yi takiben yeniçağa yer açmak için eski çağın(Kali-Yuga) yok edilme süreci devrede olacaktır. Bu süreç Nuh peygamber zamanındaki gibi kısmi bir temizlik değil aksine tam bir dönüşüm şeklinde gerçekleşecektir. O zamandaki gibi bir grup canlının olduğu gibi geçişi mümkün olmayacak ancak yeni ve daha üstün bir maddi evrene uygun canlılar olacaktır. İnsanlardan belli bilinç düzeyine ulaşabilenlerin mutasyonu olacağı öngörülmektedir. Bu tarih sadece medeniyetlerin değişimi değildir. Yeni bir zaman döngüsüdür. Homo-sapienlerin sonu. Tüm Dünya nın yükselişi ve bu yükselişe ayak uydurabilenlerin yaşama devam edişi olacaktır.

Kaçınılmaz olan bu sıçramaya insanın uyumu; onun çevresiyle olan uyumu ve Yaratanı ile olan uyumunun derecesi belirleyecektir.

Bu insanın yaşamında bir amaç olup olmadığı ile de ilgilidir. Dünyanın ve diğer canlıların geçişi kişisel olmayacaktır ama insanınki kişisel olacaktrır. İnsanın gerçeği kabul etme isteği ve gelmekte olan değişimi kabul kesin kabul etmesine bağlıdır. Bu yol ayrımı, bu nesil için eğer doğru dönüş yapamazlarsa yolun sonu demektir. Herkes dönemeci görebilecek mi? Hala geriye bakanlar! Unutmayalım ki herkes davetlidir ancak az bir kısım kabul edilecektir çünkü az bir kısım daveti kabul etmiştir. Yaşamın büyük planını görecek zamana ve isteğe sahip az sayıda insan Dünya illizyonunu feda edip Dünyanın kişiye özel olmayan gerçeğini kucaklamaya isteklidir. Az bir grup insan kendi adil olmayan gerçeklerinin adil olduğunu düşünmeyi terk edecektir. Bir insanın yaşamı o insanın şahsi sorumluluğudur.

Yaşamın yükselişi ise zamanında davranmak olan şahsi bir sorumluluktur. Yükseliş ya da düşüş değil ama bilinçli hareket yükümlülüğüdür. Demir çağı (Kali) ektiğini biçmelidir. Sonuçta değişik sonuçları şahsi gayretler yapabilir.

Çoğu kişiler kendi yanlış inançlarının altında boğulacaktır. Kişi ancak bizzat kendisi kişiye özel olmayan bu gerçekleri kabul etmeğe hazırsa kendisini boğan bu yükten kurtulabilir. Hayatta kalmak bir uyum meselesidir. Eğer olan bitenin farkında değilseniz uyum sağlayamazsınız. Yaşamın sürdürülebilirliği sizin bütün için geçerli gerçeği kabul edebilecek bilinç seviyesine ulaşmış olmanızla ve bunu istemenizle bağlantılıdır. Yaşamın adil olması için hakkaniyetin çevresi ile uyumlu olarak bütünleşmiş olması ve adaletin şahsi olmaması gerekir ki herkese eşit uygulansın. Yarım yamalak gerçekler aldatmacadan başka bir şey değildir. Yaşamı sürdürebilmek bilinçli bir gayretle olur ki bu da tutarlı davranışlar gerektirir.

Sadece ölüm ve yıkım kendiliğinden olur. Öyleyse kendinize bunlar olacak mı diye sormayın. Olursa ne yaparız diye sorun lütfen.

Alpaslan Kuzucan.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2351
Kayıt tarihi
: 26.07.10
 
 

Merhaba, Yüksek tahsilliyim, iyi derecede ingilizce biliyorum. 1955 Kütahya doğumluyum. Evliy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster