Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '10

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
454
 

25.Kasım 1960 da Kelebekler öldürüldü.

25.Kasım 1960 da Kelebekler öldürüldü.
 

Resim internetten alıntı.


Katliamın gerçekleştiği yer: Dünyanın diğer bir ucunda, Dominik Cumhuriyeti/ Karayipler/ Hispanyola Adası/ Başkenti Santo Domingo.

Katil: Diktatör Trujillo

Kurbanlar: Patria, Minerva ve Maria Teresa Mirabal kardeşler.

Suçları:

Halkını acımasızca ezen diktatöre karşı baş kaldırmaları; özgürlük adına örgütlenmeleri ve bir örgüte mensup

olmaları…

İnfaz şekli: Önce tecavüz sonra işkenceyle hunharca…

Kız kardeşler aktif oldukları dönemde kelebek türlerinin adlarını kod olarak kullanmışlar.

Dördüncü kız kardeş “Dedé” tesadüf eseri hayatta kalabilmiş.

Katledilen kız kardeşlerin; gizli çalışmaları hakkında bilgiler “Dedé” sayesinde kamuya yansıyabilmiştir.

1981 Yılında Latin Amerikalı kadın hakları savunucuları kadınlar Karayipler’de bir araya gelerek; Kelebeklerin ölüm tarihini “Kadına uygulanan şiddete karşı koyma günü” olarak kabul edip tüm dünyaya ilan etmişler.

Sadece 25. Kasımlar yetmez.

Kelebeklere; senenin her günü 25 Kasım olmalı.

25. Kasım 2010 Perşembe

Alev Meisel/Berlin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadın, sen Türkiye’de doğmuşsan eğer yanlış yapmışsın. Çünkü Türkiye, kadınların insan olarak kabul edilmediği bir ülkedir. ”Cennet kadınların ayakları ayakları altındadır” derler; ama altına güya cenneti serdikleri kadının ayaklarını tahta tabutta birleştirirler. Türkiye’de 2009 yılının ilk on ayında 953. kadın da öldürüldü. Adam evlenme teklif ediyor. Kadın hayır, diyor. Ve adam kadını öldürüyor. Türkiye’de 70 milyon insanın vicdanı böyle bir olay karşısında zerre kadar titremiyor. 953 köpek öldürülseydi bütün ülke ayağa kalkardı. Utanmaz arlanmazlar, onursuz gurursuzlar bir de bu kadınları cenaze töreni yapıp dualarla gömüyorlar. Hangi yüzle!

Kerim Korkut 
 12.12.2010 10:25
Cevap :
Evet Kerim Bey, kadın bunun dışında da hata yapıyor...Çocuklarını yetiştirirken... Kopardığı güllere; kuşları katleden oyuncak yerine geçen sapana; kuyruğunu kulağını kestiği köpek yavrularına göz yumuyor. Bacak kadar çocukların önünde tavuklar koçlar boğazlanıyor. Anne oğluna "öldürürüm seni uslu ol" diye ihtar çekiyor. Uğruna ölünüyor, öldürülüyor filmlerde...Oyuncaklar; tabancalar kılıçlar, oklar yaylar,çakılar...Yaşamda yerini alıyor ölmek, öldürmek çocuğun beynine öyle bir yerleşiyorki...Büyüyünce hatta büyümeden bile katil olabiliyor. Devlet hükümet bir milletin yansımasıdır. Bence elimizi vicdanımıza koyarak evlatlarımızı yetiştirmeyi öğrenmeliyiz. Öğrenmediğimiz sürece katillerimiz kol gezecek etrafımızda...Kerim Bey siz bu derin acınızdan destek alarak çok verimli adımlar atarak çok olumlu işlere köprü olabilirsiniz. İşte o zaman huzur bulabilirsiniz yoksa acınız yiyip bitirir, kime bir faydası dokunur...Huzur bulmak için seçenekleriniz var. onları arayıp bulun lütfen.  12.12.2010 19:55
 

Ve bu katil en geç 20 yıl sonra Türkiye’nin hapishanelerinden elini kolunu sallayarak çıkacak. 20 yıl ne ki? Hiç bir caydırıcılığı yok. Kötü bir insan olsam ben de öldürürüm. Üç nokta var burada: *****Halkın (aşkı, onuru, gururu, namusu için yaptı) diyerek erkeğe gösterdiği kapkara cehalet kokan, insanlık dışı hoşgörülü yaklaşım. Bu nedenlerle katile hoşgörülü davranan insan, alçaktır. *****Devlet istese bu 953 kadından en az 800’ü kesinlikle ölmezdi. Devlet ülkemizde insanların öldürülmesini engellemiyor. Hatta ölüm gerçekleşinceye kadar bekliyor. Suçlu yakalayıp aferin alacak ya

Kerim Korkut 
 12.12.2010 10:25
Cevap :
Can almak, can verene ait...Cezalar ömür boyu olsa da şu andaki zihniyet yine katleder gibi geliyor bana...Şu anda aklıma öyle bir düşünce geldi. Devlet millet hükümet yine insanoğlunun tekelinde...Sorun çocuklarımızı yetiştirme alışkanlıklarımızda  12.12.2010 19:36
 

****Katillerin cinayetleri çok kolay ve rahat bir şekilde işlemelerinin nedeni 20 yıl yatıp çıkacaklarını bilmeleridir. Ömür boyu hapis yatacağını bilen biri kolay kolay bu cinayetleri işleyemez. Kanlar içinde, başı bir yana kaymış, gözleri aralık tam 953 kadın, 953 ana kuzusu. Yeni doğmuş bebeği ağlıyor. 5 yaşında Ayşe’si Kerbela’da şehit olan Hüseyin’in Zeynebi gibi saç baş yoluyor. 10 yaşında Mehmedi “Anam! Anam!” diye feryat ediyor. Nazlı bakışlı 953 kadın, analarım, bacılarım, kardeşlerim, gencecik yaşınızda, hayatınızın baharında sizleri aramızdan aldılar. Çocuklarınız yetim kaldı. Boyunları bükük kaldı. Kiminiz daha çocuktunuz belki. Örgülü saçlı lise talebesiydi kiminiz

Kerim Korkut 
 12.12.2010 10:24
Cevap :
İnsan ve onun ceza kanunları caydırıcı değil size katılıyorum. Onları mahpushanelerde beslemek yerine 8 saat uyku molası dışında katlettiğinin mezarının taşına bağlayıp boynuna bir levha asmalı. "Burada yatana ben kıydım" Katil olmak övünelecek bir hal değil. Kafam almıyor; yaşamlarına bu kadar rahat nasıl devam edebiliyorlar...  12.12.2010 19:28
 

Anam! Dün mezarına uğradım. Ayrık otları sarmış her yanı. Acın yüreğimde onulmaz yara oldu. Yanında Zeynep bacımın mezarı. Alçaklığına isim bulamadığım babamın sizi katlettiği gün hayatım karardı. Dün gördüm o Allahsız, kitapsız adamı. Kahvede okey oynuyordu. Afla çıkmış.7 yıl anam, sadece 7 yıl yattı. Bir yılda 953 kadının öldürüldüğü Türkiye’de, Çankaya’da Türk bayrağı asla dalgalanamaz. Böyle bir acizliği, utancı bu devlet kaldıramaz. Askerinizi, polisinizi terhis edin. Hiç gerek yok. Eğer bu ülkenin devleti kanunlarında “kadın” kelimesini kullanırsa yırtarım o kanun kitabını. Türkiye halkı ruhunu, vicdanını kaybetmiş yani ölmüş olabilir. Ama Kerim Korkut ölmedi daha!

Kerim Korkut 
 12.12.2010 10:24
Cevap :
Kerim Bey, lütfen sakinleşin; ben yaranızın bu kadar derin olduğunu asla tahmin edemezdim. Faydası olur mu, sizi teselli eder mi bilemem ama insanoğlunun kanunların kestiği cezanın ötesinde de cezalar var. İşte onda indirim var mı bilinmez lâkin katledenin kaçacak yeri yoktur. Yüce size sabır versin, içinizdeki ateşin sizi yoketmesine izin vermesin. Çok üzgünüm. Bu denli derin yaranız olduğunu bilmiyordum. Yüce sizi sevenlerinize bağışlasın onların acılarını göstermesin.  12.12.2010 19:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 845
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster