Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '09

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
1495
 

30 Ağustos'un önemi..

30 Ağustos'un önemi..
 

30 Ağustos Zaferi Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atan ve ülke kaderini belirleyen zaferdir.


*Cumhuriyet'in ve devrimlerinin yolunu açan ZAFER..
Her türlü çalışma gibi sonuca ulaşılamayan, zaferle sonuçlanmayan kurtuluş mücadelesi de başarıya ulaşmış sayılmaz. 30 Ağustos, 19 Mayıs’la başlayan ulusun yabancı boyunduruğuna direnişinin kazanılarak zaferle sonuçlandığı gündür. Düşmana net ve kesin darbe 26-30 Ağustos Büyük Taarruzuyla vurulmuştur.

Zaferin ilk işareti ulu öndere “Siz yalnızca düşmanı değil, burada ulusun makus talihini yendiniz” dedirten I.İnönü zaferi ise, ilk müjdecisi 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihlerinde Başkomutan Mustafa Kemal’in bizzat yönettiği Sakarya Meydan Savaşıdır. Bu savaşla 1699 Karlofça Antlaşmasından bu yana sürekli yenilerek kaybettiğimiz toprakları yeniden kazanmaya başlıyorduk. Bu zafer ulu öndere “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.” emrini verdiriyordu. TBMM de ona “Gazi unvanı” ile Mareşal rütbesini sunuyordu.

Eylül 1921’den itibaren ilan edilen seferberlik ile kaynaklar harekete geçirilmeye başlandı. 1922 yılı başından itibaren batılı güçlerce desteklenen işgalci Yunan kuvvetlerine son ve kesin darbeyi vurmak üzere yoğun hazırlıklara girişildi. Haziran ayında çalışmalar yoğunlaştırıldı. Yurdun dört bir yanından yeni katılımlar, ulusun tüm kaynakları ortaya, ordunun hizmetine kondu. Silahlar onarıldı, yenileri temin edildi. Gizlilik içinde diğer yöredeki Türk birlikleri Ankara’ya toparlandı. Temmuz ayında İçişleri Bakanı Fethi Bey (Okyar) Paris ve Londra'yı ziyaret ederek Yunan kuvvetlerinin ülkeyi terk etmesini istediyse de sonuç alamadı. 6 Ağustos’ta gizlice saldırıya hazırlık talimatı verildi. Akşehir’de komutanlarla toplantı yapan Mustafa Kemal, 26 Ağustos tarihini belirledi. Taarruz Afyon'un güneyinden Dumlupınar yönüne doğru baskın şeklinde başlayacak Türk ordusu Yunan cephesinin en güçlü direnç merkezinden saldıracak ve sonra da meydan savaşına dönüştürülerek düşman kuvvetleri tümüyle yok edilecekti.

Yunan ordusu ise saldırının olacağını biliyordu. Çok üstün bir lojistik destekle saldırıya karşı yığınak ve savunma mevzileri oluşturuyordu. 4000’in üzerinde kamyon ve ağır araç sırf bu işe tahsis edilmişti. Türk saldırısını püskürteceklerine inanıyor, böyle bir savunma hattının aşılamayacağını düşünüyorlardı.

26 Ağustos 1922 gecesi 5. Süvari Kolordusu Ahır Dağları üzerindeki Yunan hatlarının gerisine sızma harekatı başlattı. Sabahın erken saatlerinde yoğun topçu atışlarımız Yunan mevzilerini dağıtıyordu. Tepeler birer birer alınmaya başlandı. Türk kuvvetleri yunanlıların kaçış ve destek noktalarını da keserek kuşatmaya alıyorlardı.27 Ağustos’ta Yunan kuvvetleri tam bir çöküş yaşadılar. 30 Ağustos’a kadar süren çatışmalarda Yunan kuvvetleri ya imha edildi, ya da savaşamayacak ölçüde dağıtıldılar. Dumlupınar, Başkumandanlık Muharebesi ile düşmanın bir daha asla toparlanamayacağı darbe vuruldu. Savaşın bundan sonraki seyri kaçma-kovalama şekline dönüşerek 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuna kadar devam etti.

Yunan ordusunun 130.000 kaybına karşılık Türk ordusunun 12.500 kişilik kaybı karşılaştırıldığında zaferin büyüklüğü net şekilde görülmektedir. Meydan savaşından sonra, çevreyi gezen Mustafa Kemal Paşa, ölüleri, yaralı ve esirleri, bırakılmak zorunda kalınan teçhizatı gördüğünde çok duygulanarak çevresindekilere;

"Bu manzara insanlık için utanç vericidir. Ama biz burada vatanımızı savunuyoruz. Sorumluluk bize ait değildir" demiştir.

Büyük taarruz ve kazanılan 30 ağustos zaferi Türk tarihinde son 200 yılda kazanılan ilk taarruz zaferidir. Sürekli savunmada kalan, direnmek durumunda kalan ordu, bu kez saldırarak kazandı. Akabinde Batı Anadolu başkaca büyük direnişle karşılaşılmadan kolayca kurtarılabildi. Bu zafer Lozan’da yapılan barış görüşmelerinde ülkemiz için büyük bir diplomatik avantaja dönüştü. Hasımlarımızın taleplerini engelleyerek pazarlık güçlerini çok zayıflattı.

Mustafa Kemal’in yönettiği Büyük Taarruz ve 30 Ağustos zaferi onun gücünü ve önderliğini pekiştirdi. Ülkede kurtarıcı olarak benimsendi. Cumhuriyetin ilanı ve daha sonraki devrimlerin önünü açarak, yeniliklerin gerçekleşmesini sağladı. Bu nedenle 30 Ağustos için “Cumhuriyet’e yol açan büyük zafer” denilse yeridir.

KAYNAKLAR:
-Komutan Atatürk, Celal Erikan, Türkiye İş Bankası Yayınları
-Büyük Taarruz, İbrahim Artunç
-Şu Çılgın Türkler Turgut Özakman
-meb.gov.tr.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 805
Toplam yorum
: 1420
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 2306
Kayıt tarihi
: 09.07.08
 
 

Ankara'da yaşayan Afyon doğumlu, gecekondu kökenli ve emekliyim. Çankaya Lisesi'nden sonra Gazete..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster