Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
184
 

30 Yaş - Otuz Yaş

       Birkaç gün sonra  30. yaşımı kutlayacağım. 40 yaşında olduğu gibi 30 yaşında da bazı sorgulamalar yapıyorsunuz kendinize. Ben bu zamana kadar ne yaptım? Olduğum yerden memnun muyum? Artık ne yapmak istiyorum? 

       Eğer 30 yaşında bir kadınsanız ve de bekarsanız işler biraz daha zorlaşabiliyor. Öncelikle evlilik konusunda ailenizi ve çevrenizi ikna etmeye çabalıyorsunuz. "herkes evlenmek zorunda mı?" Neden evlilik hep bir aşama olarak görülüyor anlayamıyor insan. Belkide hayata geldiğinizde size verilen misyon bambaşkadır ve siz bekar bir ömür süreceksinizdir. Ama gel de aile ve dostlara bunu anlat. İkinci olarak da kariyer hayatınızda başarıyı yakalayamamışsanız bir daha yakalayamazsınız. Çünkü kurumsal şirketlerin de kamu kuruluşlarının da 30 yaş sınırı vardır. Sanki emekli olmuşsunuz gibi davranırlar size. O nedenle memnun olsanız da olmasanız da işinize kaanat etmek zorunda olursunuz. Evliler sürekli  "ne de olsa çocuk yok dilediğini yapabilirsin, özgürsün "  derler ama gel de işsiz her ay kaybedeceğiniz paraları düşünmezler. Özgürlük sadece okul bitene kadardır bu hayatta. Belki de pervasız olunca bu durum çözülüyordur bilemiyorum. Biraz umursamaz olmak en büyük dileğim. 

      Hayalini kurduğum 30 yaşına gelmeden yapılacaklar listesi sadece kariyer anlamında dolu ama onda da bazı karalamalar mevcut. Hayallerinin peşine gitmek isteyenler ne pahasına olursa olsun gitsinler ama ben artık uçamıyorum sanırım. Yorulmuş olabilirim. Bu zamana kadar öğrendiğim çok şey oldu tabi. İş hayatında dostluğun yalan olduğu ve kariyerin herşeyden üstün olduğunu öğrendim en başta. İş hayatında kimseye karşı kesinlikle aşırı iyimser olmamayı ve çok fazla taviz vermemeyi öğrendim.  Özel hayatta akrabalara ve komşulara karşı mesafeli olmayı öğrendim. Herşeye burnumu sokmamayı öğrendim. Sustukça, tevazu gösterdikçe aptal yerine konulduğunu öğrendim. Artık sahte gülümseyebiliyorum mesela.  Herkes böyle yapıyor çünkü.  

Tüm hayatım koskoca pişmanlık ve üzüntü olarak karşımda duruyor. Sürekli neşe saçan , gülümseyen o insanın içi buruk... İyi ki doğdum :) 

Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 417
Kayıt tarihi
: 29.05.17
 
 

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster