Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Nisan '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
297
 

4+4+4 hayalleri öldür! Gerçekleri ört!!!

4+4+4 hayalleri öldür! Gerçekleri ört!!!
 

int.


‘’Fatma’’ idi adı!

Boncuk mavisi gözleri ışıldayarak bakardı.

Güneşin kızıl ışıklarının yandığı upuzun saçları vardı.

Daha 12 yaşındaydı!

Hayalleri, çok büyük hayalleri vardı!

Okuyacak, öğretmen olacak, çocukları aydınlatacaktı!

Ansızın bir gece, babası çatık kaşlarla, sürükleye sürükleye komşu ….. Amcaların evine götürdü.

Korktu!

Hiçbir şey anlamamıştı!

Boncuk gözleri korkuyla baktı, babasına soramadı!

Evde; sedirin üzerine sıralanmış beş adam vardı!

Karşılarında da Fatma dâhil, 7 kız daha!

Titredi bacakları! Kalbi anlamsızca hızlandı! Daha bir korktu! Kimdi bu adamlar? Biz niye buradayız diye düşündü de soracak cesareti bulamadı. Sessizce eğdi başını!

‘’Çık dışarı!’’ dedi babası!

Fatma da, diğer kızlar da bir bir dışarı çıktılar odadan!

Deli gibi eve koştu, sarıldı anasına! ‘’Ana, nedir bu? Ne istiyorlar bizden dedi’’

Anası kaygılı bir yüzle baktı! Sustu! Bu soruya verebilecek cevabı yoktu! Ya da cesareti!

Babası ertesi sabah’’ Bu günden tezi yok! Okul mokul yok! Gitmiyorsun!’’ dedi.

İnanamadı kulaklarına! ‘’Neden’’ diye haykırmak istedi babasına! Sesi cılız bir halde, fısıltı halinde çıktı ama yine de sordu!

‘’Neden?’’

‘’Evleniyorsun da ondan’’ dedi babası! Fatma kulaklarına inanamadı!

‘’HAYIR! Ben okuyacağım’’ dedi. Bu kez yüksek çıkmıştı sesi. Anında yüzünde bir tokat şakladı!

Fatma O tokattan sonra günlerce ağladı, ağladı, ağladı!

Okula gitti. Ağlayarak öğretmenine anlattı! Öğretmeni de onunla birlikte ağladı! ‘’ Yasa böyle yavrucuğum! Bu babanın kararı ve benim de yapabileceğim bir şey yok ne yazık ki’’ dedi.

Fatma anlamamıştı! ‘’Ne yasası öğretmenim ne yasası?’’

Sonunda’’4+4+4’’ uygulamasına kurban olduğunu anlamıştı!

O geceki adamlar Anadolu’nun bir başka kasabasından gelmişlerdi! … VE birkaç büyük baş hayvan parası karşılığında ‘’EŞ’’ edineceklerdi kendilerine!

Fatma ve köydeki o diğer kızlar, birer, birer, küçük gelin oldular!

Hâlbuki! Aşk, sevda nedir onu bile bilmiyorlardı!

Bezden oyuncak bebeklerini bıraktılar, ellerine kına yaktılar! Bir de derme çatma beyaz gelinlik!

Ya kurduğu o bembeyaz, saf hayalleri? Kırıldılar hepsi de kırıldılar! Fatma’nın yüreği misali!

Canı yandı! Ne olduğunu anlamadı! Gözyaşlarının ardı arkası kesilmedi, hep ağladı, hep ağladı!

O pos bıyıklı adam da acımadı! Fatma ağladıkça, bastı tokadı! ‘’Alış artık! Burada yaşayacaksın ve bundan kelli benim karımsın!’’  dedi.

12 yaşındaki Fatma’nın kocası, ellili yaşlardaydı. Fatma’dan çok daha büyük çocukları vardı!

Kırgındı Fatma, babasına ama en çok da anasına! Niye karşı çıkmamıştı?  Niye sahiplenmemişti küçücük yavrusunu, kızcağızını? Hiç affetmedi Fatma ailesini, hele de her fırsatta tokatlayan o kocası denen koca adamı! Bir de bu yasa denen şeyi çıkaranları!

Yaban ellerde, yol bilmez, iz bilmez yerdeydi! Kaçsa nereye sığınacak? Kime?

İçinde bir şeyler kıpırdıyordu anlamadı! Karnında hastalık var sandı! Komşulardan bir teyzeye fısıldadı! ’’Acaba, ben hasta mıyım?’’ diye sordu da, kadın kahkahalarla ‘’A kızım ne hastası? Sen, gebesin gebe! ‘’ diye cevapladı!

Bir sabah, seher vakti kalktı, usulca evden çıktı. Uzun süre bilmediği yerlerde koştu, koştu! Nereye gideceğini de bilmeden koştu! Bir an düşündü! ‘’Yola mı çıksam acaba?’’ Vazgeçti! Güneş, hızla tepede yükselirken; kendini bir YAR ın kıyında buldu. Oturdu kocaman taşların üstüne! Saatler geçti!

Düşündü! Üzüldü! Yine düşündü! Hayalleri geldi aklına! Kurup da gerçekleştiremediği!

Hayıflandı!

Ama kararlıydı! İçindeki o minicik canı da kurban vermeyecekti! Ne kocasına, ne de yasaya!

Karnını okşadı! Canını sevdi! ‘’ Hadi yavrum gidiyoruz!’’ dedi. …. Ve YAR dan sonsuzluğa doğru uzandı!!!

Bu hüzün dolu öyküyü de ‘’4+4+4’’ yasasını çıkaran, onu ve onun gibi küçücük kızların kaderini çizen,  o beyaz papatyaların boyunlarını büküp de solduran, hayallerini yıkanlara, hatıra bıraktı.

 

 

 

Ayşen Arslangiray Kura

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dilerim sadece rüyalarda yada filmlerde görürüz bu hikayeleri diyorum ama kendimde inanamıyorum. Birileri acilen doğru birşeyler yapmalı, kimsenin yaşam şekli kimsenin kararıyla devam etmemeli... Sevgiyle güzel haberler paylaşabilmek dileğiyle.

Cemile Torun 
 14.04.2012 19:46
Cevap :
Bu hikayelerin devamı gelecek artarak. Zaten baba, abi, aile ve mahalle baskısına maruz kalan kızlar, okuldan uzaklaştırılacak birer birer. Ne bir abartı bu ne de faraziye. hakikatin ta kendisi. Şimdi bunlar yazılıp çiziliyor diye kızanlar var, öyle bir gün gelecek ki gençlere verecek hesap bulamayacaklar. Vicdan sızlayacak acı acı. At gözlüğü ile bakıyorlar olaylara da bakalım nereye kadar. Sevgilerimle arkadaşım, dileğiniz dileğimdir.  15.04.2012 1:22
 

Sonunda olacak olan budur. Bu 4+4+4'ün ne için hazırlandığını gösteren açık bir senaryodur. Gençlerini okutmak istemeyen bir toplumun; kızlarını 12 yaşında esir etmek isteyen bir toplumun son çırpınışlarıdır. Böyle bir toplum adam olabilir mi? Sağ olasın Ayşen Hanım, bazı önemli şeyleri, ayrıntıya inmeden, doğrudan doğruya anlatmışsın. Çünkü sen bu toplumu çok iyi tanıyan bir insansın. "Kesinti"nin ne anlama gelebileceğini çok iyi biliyorsun. İşte kesinti budur. Ve bu kesinti çocukların hayatını mahvedecektir.

Erdal Ceyhan 
 12.04.2012 17:49
Cevap :
Hocam bu hikayeler halen yaşanmakta amma bundan sonra artarak yaşanacak;(((( Ne yazık ki!!! Niye 3 çocuk niye? Biri elinde, biri kucağında, biri karnında ve kadın evde...Kadının nefes alacak hali mi kalacak? Okumadığı için işi yok! Eşinin eline muhtaç!!! Hakkını savunacak hali yok!!! Konuştu mu vur kafasına...Kent yaşamındaki kızlar hadi bir derece, ebeveynler bilinçli ise, ya varoşlarda, kırsalda yaşayan çocuklar... Mahalle baskısı, çevrenin dedikodusu ayrı..Kadına şiddeti önleme yasaı çıkıyor ve yasanın adı aileyi koruma ve kadına şiddeti önleme yasası! İşin ayrıntısı adında gizli. Aile ne demek? Kadın önce aile bütünlüğünü koruyacak, şiddete maruz kalsa bile!! Vahim tek kelime ile vahim. Sevgi dolu saygılar sunarım...  13.04.2012 2:32
 

Bu eğitim sistemi nereye gidiyor. Ne zaman kökleşmiş bir sisteme sahip olacağız..? Her şey pamuk ipliğine bağlı burada..!

Arzu Elif 
 12.04.2012 14:57
Cevap :
Arkadaşım bizler nereye gittiğimizin bilincindeyiz de ya bu bilince sahip olamayanlar. İnsanları önce fakirleştirir, sonra bir parça bal çalarsın ağızlarına. Size intibak yaptım diye.2013 de uygulayacağım ama seçim tarihini öne çekiyorum. Oyunu bana vereceksin dersin. Bir yıl önce daha iyi günlerimiz demiştim! An be an bunun gerçek olduğu çıkıyor ortaya. Bize hiç bir şey olmaz diyenlerin şimdi başları öne eğik. Kimbilir daha neler yaşayacak bu millet? Sevgiler....   13.04.2012 2:37
 

Merhaba, Öykü değil gerçek bu olaylar. Ancak ne yazık kadının eşya olduğu bu coğrafyada, kadını mal görenlerin iktidarında hangi yasa çıkarsa çıksın değişen bir şeyler olmayacaktır. Taa ki insanların iktidara gelmesine kadar. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 12.04.2012 11:56
Cevap :
Hocam, sağolun çok güzel bir söz.. Üstüne söz söylenmez. ''İnsanların iktidara gelmesine kadar'' Dilerim, bizler görürüz o günleri. Saygılar...  13.04.2012 2:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 525
Toplam yorum
: 2813
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1166
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster