Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '12

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
276
 

400. yazım MB hakkında düşüncelerim olsun istedim

400. yazım MB hakkında düşüncelerim olsun istedim
 

Benim için yazmak yaşamsal bir şey… Ben kendimi yazarak oluşturuyorum… Nerde olduğumu, değişimimi yazılarımdan anlıyorum ancak… Kendimi yazarken tanıyorum… Yazdıklarımı paylaşmak, yani ‘’bunlar benim düşüncelerim, ben buyum’’ demek ise yazmanın olmazsa olmazı… Çok okunması az okunması önemli değil benim için… Ancak MB yönetiminin tavrı önemli… Galiba biz çok önemsiyoruz bu tavrı… Belki de önemli değil…

Ben güvenilir üye değilim… Amuda kalkmak mı lazım güvenilir olmak için onu da bilmiyorum… Ama ben güvenilmeyen olmaktan hep mutlu oldum, bunu biliyorum…

Siyaset ve güncel dışında yazdığım yazılar çok kısa zamanda yayına veriliyor… Ancak siyaset ve güncele ilişkin yazdığım yazılar genellikle geciktiriliyor… Hatta gecenin geç saatlerinde yayıma veriliyor… İki anım aklıma geliyor bu tutum karşısında:

-Hatırlar mısınız bir tarihte futbolda kazandığımız bir başarı sonrası madalyalar futbolcularımızın ellerine verilmiş, rakip yenildiği halde madalyaları boyunlarına takılmıştı… Yani zoraki bile olsa sevilmiyor bazı insanlar…

-Bir hocam vardı lisedeki pansiyonda… İyi anlaşırdık… Ancak gençlik işte, fazla şımarırdık ve ondan çok şey isterdik… O ise hem kendini korumak hem de bizi kollamak için bazı isteklerimizi erteler, ama mutlaka yerine getirirdi… Hem isteklerimizi yerine getirmek, hem kendisini korumak hem de bizi kollamak çok kolay bir şey değildi… Kalbim sizinle amaaaaaaa… İşte buydu onun içinde olduğu durum…

MB her tür düşüncemin yayınlandığı (Er geç yayınlanıyor sonuçta… Şimdiye kadar tek yazım reddedildi… O yazımın arkasında durur muyum şu an ben bile bilmiyorum) bir site… Bu gün ülkemizde her tür düşüncenin yayımlanabildiği kaç gazete, tv, platform kaldı ki?

İşte bu yüzden MB benim için gittikçe değer kazanıyor… Sevildiğini bilmek istemek ise galiba insanın en büyük zaafı… Arada bir kendi başımı kendim okşuyorum ben de…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli yazarım KUYUCAK, 400. Blog'unuzu kutlarım, nice güzel yazılarda buluşabilmek ümidiyle. Güvenilir yazar statüsüne gelince, benim için bu çok önemli, ben böylesini tercih ediyorum. Yazdıklarım içinde benim için sakıncası varsa, bunu yayına almayarak bir yerde benim güvenliğimi oluşturuyor. Biliyormusunuz tüm bu yazılanlar, basında ve güvenlik birimlerinde özel kurulan birimlerde okunmaktadır. Şu anda kaç gazeteci, yazar, ve siyasetci içerdedir, bu da yazı yazmanın zorluğunu göstermektedir. Eğer Milliyet Blog editörleri onay vermediyse o yazıyı yayına bende almıyorum. Bir yazımı gönderiyorum, bir gün bekliyorum, onay verilmediyse yayına alınmayacak demektir benim için, ben de o yazıyı yayından alıyorum. Bazı yazılarım bana yorum gönderene cevap niteliği taşıyor ve o yazılar yayına alınmıyor ve bende kendi blogumda yayınlıyorum. O kadar site arasında en güvenilir site bence burasıdır, Milliyet Blog'dur, inanın. Size saygı ve sevgilerimi sunarım. Sevgi ve dostlukla.

Ohannes 
 18.09.2012 12:27
Cevap :
Günaydın Dostum... Değerli katkıların için çok teşekkür ederim... Bunları düşüneceğim... Saygılar...  19.09.2012 10:07
 

Sayın Kuyucak ben galiba şanslı azınlıktanım :-) Bir ayı geçmemişti galiba güvenilir üyelik mesjını almıştım. O an yaşadığım çocuksu sevinci unutamıyorum. Çok sevinmiştim çünkü çok önemsediğim bir eylem olan yazmayı, değer verdiğim ciddi bir blog sitesinde gönlümce yapabilecektim. Ülkemizin içinde bulunduğu üzücü şartları dikkate alıp, saygın bir gazetenin bakış açısından baktığımda, bu tip sansürleri bugünkü şartlar içinde olağan karşılamaya çalışıyorum. Bana göre herkesin yazısı enter düğmesine basıldığında yayınlanmalıdır. İnternetin ve bloğun özü ve doğası bunu gerektirir çünkü. Ama, aması var işte. Yalnız içinizi biraz serinleteyim, güvenilir yazar olmanın şöyle bir olumsuz yanı var. Bloglarımız editör(ler) tarafından okunmadığından önerilenler listesinde yer almıyor. "Tamam, bu oldu" dediğim bazı bloglarım bile bu listede yok. Oysa ilk zamanlar sık sık önerilenlere giriyorlardı. Her nimetin külfeti oluyor anlayacağınız. :-) 4.000 leri de görmek dileğiyle, saygılar.

Güz Özlemi 
 14.09.2012 13:22
Cevap :
Merhaba Dost... Güzel temennilerin için teşekkür ediyorum... Bu dileğin elbet herkes için geçerli... Bizim gibi insanlar yazmadan duramaz... Bunu kesin biliyorum... Sevgiler...  15.09.2012 10:46
 

“Ya yaşanır, ya yazılır” demiş Çetin Altan. Bence de hayat ya yazılır ya da yaşanır. Arası kader kısmetten ibarettir. Tabi bu arada okumak da yaşamaktır elbette. Gene de derim ki hepsinden âlâdır hem yaşamak hem yazmak ve hemi de okumak… Çetin Altan’ın demek istediği şey de sanırım bunların birini tercihten daha başka bir şey: Yoksa bunları aynı anda oldurmak bana göre zaten olası değildir. Ancak yaşanmışları ve gerçekleşip yaşanır olmasını istediklerimizi yazabiliriz. Yani yazılan şeyi anlamlandıran ya yaşanmış ya da yaşanabilecek olmasıdır. Bu anlamda yazmak ve yaşamak aynı anlı gerçekleşmez… “ya yaşanır, ya yazılır”… Ya yaşandıktan sonra yazılır, ya yazıldıktan sonra yaşanabilir… Yaşanamasa bile, her hayal ve düşünce bir gün yaşanır olması umuduyla yazıya geçmez mi?

Muharrem Soyek 
 11.09.2012 16:12
Cevap :
Günaydın... Çok harika bir yorum yapmışsınız... Çok kez okudum... Kural değil ama genelde yaşanmışlıklar, yaşanamamışlıklar ve hayaller yazılıyor... Elbet bu saydıklarımın ayrımına varmayla baaşlıyor bu iş... Yaşamları kıyaslamak ise okumak, duymak ve görmek ile mümkün oluyor... Bir nebzede eğitimle diyorum... Eğitim çoğu zaman köstek oluyor bizim gibi ülkelerde... Çünkü özgür kafa yerine bağımlı insan yetiştirilmeye çalışılıyor...Yazmak, yaşamak, düşündüğünü yaşamak, muhalefet etmek... Hangisi öncel bence çok önemli değil... Önemli olan tek şey yazdıklarını içinde özümseyip, kendin olup yaşama geçirmeye çalışmak.. Saygılar...   12.09.2012 10:24
 

aaa vallahi editörler çok ayıp ediyorlar, cık cık cık :)))ama sen bizim en güvenilir dostumuzsun, sen her nekadar güvenilmez olmayı seviyorum desen de....sevgiler kucak dolusu

ÇokEskidendi 
 10.09.2012 13:13
Cevap :
Günaydın beran hanım... Bu duygu karşılıklı... Salda'da yaptığın kahpe dünya esprisine hala gülüyorum... Sevgiler...  11.09.2012 9:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 938
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster