Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '12

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
3100
 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

8 Mart Dünya Kadınlar Günü
 

internetten alıntı


Onlar, 129 can kırmızı gül idiler!

8Mart 1857’de Newyork’da emeklerinin, mücadelesini verirken soldular, küle döndüler!

Tam 110 yıl sonra, Birleşmiş Milletler ’in 8 Mart’ı Dünya Kadın Emekçilerinin günü ilan etmesi ile Dünya kadınlarının simgesi oldular.

***

Kadınlar;

Bir gün değil! Yaşamları boyunca;

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde vurgulanan; insan haklarının, onlar içinde var olduğunun bilinmesini ve de uygulanmasını,

Cinsiyet ayrımı yapılmadan, insan olarak algılanmayı,

Şiddetten, taciz ve tecavüzden uzak yaşamayı,

Bedenlerinin, emeklerinin ve sevgilerinin sömürülmemesi ve de istismara uğramamayı, yaşadıkları coğrafya, hayat koşulları, renkleri, kültürleri, dilleri ve dinleri birbirlerinden farklı olsa da kaderlerinin; gözyaşı, acı ve ölüm olmamasını,

Özgürlük, eşitlik, hak, hakkaniyet ve adalet içinde sürdürebilmektir hayatı; tüm istek ve arzuları.

***

Ne yazık ki, Dünya’da ve ülkemizdeki istatistiki bilgiler ve de yaşanan gerçekler, kadınların bu talep ve arzularının tamamen aksini yansıtmakta.

‘’Afrika’da 135 milyondan fazla kadın sünnet edilmekte, hamilelikte batılı kadınlara oranla %180 daha fazla risk taşımaktalar.’’

‘’Suudi Arabistan’da; kadının oy hakkı yok ve araç kullanmaları yasak! ‘’

‘’İran’da istisnalar haricinde, boşanmaları yasak’’

‘’Asyalı kadınların büyük bir çoğunluğu, Ortadoğu ve körfez ülkelerinde, evlerde hizmetçi olarak çalışmakta.’’

‘’ABD’de de her 90 saniyede bir kadın tecavüze maruz kalmakta.’’

‘’Kadın cinayetlerinin %70’i eşleri veya sevgileri tarafından işlenmektedir.’’

Kadınların ekonomiye katkıları gün geçtikçe kısıtlanmakta, çalışan kadınlar ise aldıkları ücret ve mevkii konusunda en alt sıralarda kaldıkları gibi, işyerlerinde de mobinge maruz kalmaktadırlar.

Ülkemizde; 39 milyon nüfusa sahip olan kadınların, % 75 oranındaki kesimi çalışmamakta,%41,9 u fiziksel ve cinsel şiddete maruz bırakılmaktadırlar.

Kadına yönelik şiddetin, son yıllarda %1400 artmasına karşın, % 48,5 oranındaki kadın, uğradığı şiddeti anlatamamakta, kadına yönelik şiddet konusunda; alt ve üst gelir grupları arasında da pek bir farklılık bulunmamaktadır.

Geleneksel değerler, yaşam şartları, kadına cinsiyet baz alınarak değer biçmekte; hayat tarzları ve şartları buna göre şekillendirilmekte ve kültürel, çevre ve de mahalle baskısı gibi yöntemler uygulanması nedeniyle, çalışan kadın oranının ülke genelinde % 20 nin altına düştüğü, yapılan son araştırmalardan anlaşılmaktadır.

***

Kadınlar!

Bu günün ve sizin simgeniz olan 129 can kırmızı gülü unutmamalı!

Kendi haklarınıza ve tüm dünya kadınlarının verdikleri, Kadın Haklarını savunma mücadelesine sahip çıkmalısınız.

Sevdiklerinizin sıcacık bir tebessümü, sevgi ile dolu bir bakışı ya da kır çiçeklerinden yapılmış bir demet çiçeğin, size sunuluşu ile mutlu olmalı ve bu günü rant ekonomisine kurban etmemelisiniz!

8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz KUTLU OLSUN.

 

 

Ayşen Arslangiray Kura

5.03.2012/İzmir

yurttabirgül bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadına darp her ülkede var. Sanki sadece ülkemizde varmış gibi göstermemek lazım. Hatta bizdeki oran çoğu batılı ülkeye göre düşük. Eğitim önemli. Kadını seven bir ailenin çocuğu da ileride eşini-kızını seviyor, sayıyor. Ne mutlu bana ki kadının baş tacı edildiği bir ailenin evladıyım. Oğlum da öyle. Toplumdaki hasta beyinli erkekler soyutlanmalı, ağır cezalar getirilmeli ve kadınlarımız korunmalı. Bence her gün sizin olmalı. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 11.03.2012 8:11
Cevap :
Toplum içerisinde; kadının erkeğinin ayrı ayrı değerlendirilmesi kanısında değilim. Bir elmanın iki yarısı olarak niteliyorum. Keza ben de gerek anne gerekse baba tarafımda ki ilk onları tanıdım ve bildim, asla kadın, erkek ayırımı yapılmayan,''el kızı'' ve ''el oğlu'' kavramlarının kesinlikle kullanılmadığı bir ortamda büyüdüm. Elbette benim yazdığım iki satır yazı ile bu tür uygulamalar değişecek ya da kadına şiddet bitecek değil. Bir deniz yıldızını kurtarmak diyelim. Yoksa herhangi bir misyon yüklenmek gibi bir niyetim de yok! Kadınların eğitilmelerine önem verilmesi ve bilinçlenmeleri neticesinde topluma daha sağlıklı bireyler yetiştireceklerini umuyor ve diliyorum. Selam ve saygılarımla.  11.03.2012 16:44
 

Biraz gecikmeli yorumluyorum bu bloğunuzu ama dünya görmüşlüğümle bazı noktalara açıklık getirmek istedim. Suudi Arabistan da şeriat yasalarında yumuşamaya gidiyor. Kral gelecek seçimlerde kadınların aday olmalarına izin verileceğini söyledi. Ayrıca, kadınlar araba kullanıyorlar ama yanlarında aileden bir erkek oluyor. Küçük şehirlerde ise kanunu takmadan tek başlarına araba kullanabiliyorlar, kimse de bir şey demiyor. İran ise en iyi tanıdığım ülkelerden biri. Defalarca gittim ve kadınların elleri, ayakları dışarıda ve manikürlü-pedikürlü-ojeli; yüzler makyajlı, saçlarının sadece tepesi küçük bir eşarpla kapalı. Ara sıra o eşarbı da çıkarıp saçlarını havalandırmaları mümkün. İpek giysiler içinde son derece güzel ve alımlılar. Tahran'da tek bir çarşaflı bayan görmedim. Bizdeki tesettür anlayışı yok orada. İran'ın farkı şu: Siz kötü ve ahlâksız bir insansanız, cezalar çok ağır. Ama iyi insanlar için bir cennet. (dvm)

Ata Kemal Şahin 
 11.03.2012 8:10
Cevap :
Merhaba Ata Kemal Bey, öncelikle sayfama hoş geldiniz. Zaman ayırıp, yazımı okuduğunuz ve yorum yazdığınız için de ayrıca teşekkür ederim. Kadın ve kadına şiddet ve özellikle aile içi şiddet ile ilgili bir çok kaynağı araştırıyor ve okuyorum. Zaten alıntı yaptığım bilgileri de yazımda yansıttım. Tabii ki her toplumun kendine has yönetim, gelenek, görenek, sosyo ekonomik şartları ve yaşayış biçimleri birbirinden farklı. Bizim toplumu ele alırsak eğer, kendimize ait korumamız gereken değerlerimiz var. Ancak bu değerleri korur iken kadını ve sahip olduğumuz çocukları da ezmemiz gerekmiyor. Bireylerin ilk yetişme dönemleri aile içerisinde gerçekleşmekte, kızlar annelerini, erkek çocukları babalarını rol model olarak almaktadırlar. Tabii daha sonra eğitim, çevre, yaşam faktörleri devreye girerek bireyler gelişmelerini sürdürmekteler. Toplumda en önemli konunun kadının eğitilmesi olduğuna inanmaktayım. Şiddetin azalması kadının eğitilmesinden başlıyor./..  11.03.2012 14:37
 

Son paragrafınıza benzer bir blogda ben yazmışım arkadaşım, Kutlu olsun emekçi kadınlar günü...Sevgilerimle...

Lilacan 
 07.03.2012 13:13
Cevap :
Sevgili Dilruba, ne yazık ki kentlerdeki bazı kadınlar bu günü eğlenince kutladık sanıyorlar, kırsal kesimdekilerin ise zaten Kadınlar gününden haberleri yok. Onlar tarlada tabanda çabalamaktalar. Kentsel alanlarda hazırlanan etkinliklerin kırsal kesimdeki kadınları da bilgilendirilecek ve kapsayacak şekilde yapılması taraftarıyım. Yoksa öyle iki nutuk at, git gazinoya göbek at. Bu değil Kadınlar gününü kutlamak. Sevgilerimle arkadaşım.  07.03.2012 13:57
 

Ayşen Ablacığım Dünya Kadınlar Günün Kutlu Olsun. Kadın Hakları'nın bu önemli günde bir kere daha tartışmaya ve değerlendirmeye alınmasını dilerim. sevgiler

merve ballı 
 07.03.2012 9:00
Cevap :
Teşekkürler Merveciğim, sizlerin daha iyi şartlarda, kadir kıymet bilenlerin dünyasında yaşamanızı dilerim canım. Sevgilerimle güzel kızım.  07.03.2012 12:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 465
Toplam yorum
: 2461
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 988
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos’un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster