Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
49261
 

İlköğretimde Proje ve Performans Ödevleri,

İlköğretimde Proje ve Performans Ödevleri,
 

İlköğretim okullarında ölçme-değerlendirme yönetmeliği geçen yıl değişerek, sınavların yanı sıra değerlendirmeye proje ve performans ödevleri de dâhil edildi. 4. sınıftan itibaren not ortalamasına giren proje ve performans ödev notları direk ortalamayı etkilediği için önemli. O dersten yapılan sınavlar ayrı ayrı, varsa proje notu, performans ödevi notu ve ders içi performans notu toplanarak dersin ortalaması bulunuyor.

Bazı bloglarda rastlıyorum. Veliler haklı olarak, bu ödevleri kendilerinin yaptığını, çocuklara bir yarar sağlamadığını söylüyorlar. Ben de bir veli olarak çocuğumun performans ödevlerini yapmasına fazlasıyla yardım ediyorum. Biliyorum ki, buradan alacağı iyi bir not ortalamayı yükseltecek. Örneğin; bu hafta sonu iki tane dersten performans ödevi yapmak için oğlumla 5–6 saat harcadık. Fen ve Tek. dersinden şekerin serüvenini araştırdık. Ben internetten bulduğum bilgileri indirdim. Oğlumun seviyesine göre sadeleştirdim. Resimleri kestim. O da benim kılavuzluğumda temiz kâğıda yazıları yazdı, resimleri yapıştırdık vs. Elimizde herhangi bir yönerge ya da değerlendirme ölçeği de yoktu. Ben öğretmen olmasam nasıl yapacağımı düşünürdüm herhalde. Çocuklara sadece ödev konuları verilip, nisan ayı sonunda teslim etmeleri istenmişti. Üstelik performans yerine de proje yazmışlardı, öğretmene sormasaydım, proje diye, bir dersten seçip yaptırıp yollayacaktım. Yani okulların çoğunda öğretmenler bu işi ciddiye almıyor.

Öncelikle velilerin şunu bilmesi gerekiyor. Ölçme Değerlendirme Yönetmeliği diyor ki;

Madde 35 “4, 5, 6, 7 ve 8 inci sınıflarda bir yarıyılda haftalık ders saati üçten az olan derslerde en az iki, üç ve üçten fazla olan derslerde ise en az üç sınav yapılır. Öğrencilerin başarıları sınavlarla birlikte proje, performans ödevi, ders içi performanslarına dayalı olarak değerlendirilir.
Öğrenciler, bir ders yılında istedikleri ders veya derslerden bireysel ya da grup çalışması şeklinde en az bir proje; her yarıyılda derslerden bireysel ya da grup çalışması şeklinde en az bir performans ödevi hazırlar.
Projeler ve performans ödevleri, öğretmence belirlenen ölçütlere göre hazırlanan değerlendirme ölçeği veya dereceli puanlama anahtarına göre değerlendirilir. Öğretmenler, değerlendirme ölçütlerini belirlerken, öğrencilerin görüşlerinden de yararlanabilir. Öğrencilere performans ödevi ve proje verilirken kullanılacak değerlendirme ölçütleri önceden verilir. Öğrenciler, çalışmalarında yararlandıkları kaynak veya kişileri de belirterek öğretmenin belirleyeceği süre içinde çalışmalarını teslim ederler. Projeler teslim edildikleri yarıyılda değerlendirilir. “

Madde 38–“ Herhangi bir nedenle sınavlara katılamayan, proje ve performans ödevini zamanında teslim edemeyen öğrencinin durumu velisine bildirilir. Veli, öğrencinin bunlara katılamama veya zamanında teslim edememe gerekçesini, en geç beş iş günü içinde okul yönetimine yazılı olarak bildirir.
Okul yönetimince özrü uygun görülen öğrenciler, ders öğretmeninin belirleyeceği bir zamanda önceden öğrenciye duyurularak dersin niteliğine göre yapılacak değerlendirme etkinliğine alınır. Bu ölçme değerlendirme etkinliği, sınıfta diğer öğrencilerle ders işlenirken yapılabileceği gibi ders dışında da yapılabilir. Öğrenciler, proje ve performans ödevini ise öğretmenin belirleyeceği süre içinde teslim eder.
Geçerli özrü olmadan sınava katılmayan veya proje ve performans ödevini teslim etmeyen öğrencilerin durumları puanla değerlendirilmez. Ancak aritmetik ortalama alınırken sayıya dâhil edilir.”

Yani, proje ve performans ödevi getirmeyen öğrencinin notu sıfır olarak ortalamaya girer.

Şimdi gelelim okullardaki uygulamaya. Ödev verileceği zaman çoğu öğretmen, ben de dahil, internetten ödev konuları araştırır. Bizim okulda, toplanan ödev konuları, zümre öğretmenler arasında tartışılıp her dersten bir konu seçilip veriliyor. Ödev konusu ile ilgili yönergeleri ve değerlendirme ölçeğini de mutlaka öğrenciye veriyoruz. Ben, performans ödevleri grup çalışması ise, onları yönlendiriyorum, neler yapabileceklerini anlatıyorum, çalışmaları arada kontrol edip eksiklerini söylüyorum veya onlar araştırmalarını getirip gösteriyorlar. Amaç, burada iyi bir çalışma ortaya çıkarmak ve grup üyelerinin iyi not almasına yardımcı olmak. Çünkü gruplar homojen yapıda ve aralarında sınav notları düşük olan öğrenciler de var. (Bir de evde yardımcı olacak veli yok gibi bir şey. Ailelerinden dolayı çocukların düşük not almalarını istemiyorum. Merkez okullardaki velilerin (benim gibi) çocuklarıyla aynı sınava (SBS) girecekler sonuçta.) Eğer bireysel bir ödevse, sınıfta hep birlikte yapmaya başlatıyorum, kalan kısmını evde tamamlayıp getiriyorlar, bitirenleri hiç eve göndermeden alıyorum. Sonuçta çocuklar kendi becerilerini az da olsa ortaya koyuyorlar.

Proje ödevlerinde ise, yine zümre olarak her dersten bir proje konusu belirleyip, sınıf panosuna asıyoruz. Öğrenciler bu projeleri inceleyip, hangi dersten alacaklarına karar veriyorlar. Sayılar belirlendikten sonra, sayı kadar yine yönerge ve değerlendirme ölçeği çoğaltıp öğrencilere veriyoruz. Projeler yapılırken her zaman soru sorabiliyorlar, ulaşamadıkları bilgi ve kaynaklar konusunda yardım isteyebiliyorlar. Projeler için genelde 2 aydan fazla zaman veriyoruz. Teslim tarihine yakın, getirmelerini isteyip gözden geçirdiğim, eksiklerini söylediğim oluyor. Çünkü amaç yine öğrencinin iyi bir not almasını sağlamak. Bazen sınıfta çok başarılı olan öğrencilerin ya da çok gayretli öğrencilerin sınavlarda düşük puanlar alması mümkün. Sınav notlarını değiştirmek gibi bir şans olmadığı için, eskiden kanaat notu dediğimiz notu, ders içi performans notunda ve bu ödevlerde kullanıyorum.

Sonuç olarak; proje ve performans ödevleri, öğrencinin kendi başına yapabileceği düzeyde olmalı, ödevlere okulda başlanmalı, öğretmenin rehberliğinde devam etmeli. Aksi halde evde yap getir dendiğinde, bu ödevi anne-baba hazırlıyor. Ödev de amacına ulaşmamış oluyor.

Kaynak: http://www.tekmes.com/index.php?ind=reviews&op=entry_view&iden=40

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tam da düşündüğüm konuları yazmışsın. Seviylerine uygun olmalı ki , kendi başlarına başarsınlar o zaman kendilerine güvenleri de gelir. Diğer türlü hazırcı çocuklar yetiştirmiş oluruz fark etmeden. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 30.09.2008 10:08
Cevap :
Elbette arkadaşım, velilerin yaptığı projelerin ne önemi var ki? Ailesi okuma yazma bile bilmeyen çocuklarla, benim çocuğum bir olmuyor böyle durumlarda. Oysa çocuğa yaptırılırsa eşitlik sağlanmış olur. Sevgilerimle...  30.09.2008 12:12
 

Yazınıza %100 katılıyorum. Bende sizden esinlenerek bir yazı kaleme aldım. http://www.okullux.com/index.php?option=com_content&task=view&id=193&Itemid=1 Saygılar

Okullux 
 19.09.2008 7:23
 

İlköğretim Kurumları Yönetmeliğin 35. maddesinde galiba değişiklik oldu(20,08,2007) aynı ama sadece performans konusunda her dönem en az 1(bir) performans ödevi verilir maddesi kaldırıldı. ve her dönem en az bir ders etkinliklere katılım puanı verilir maddesi kondu. yanlışım varsa düzeltelim

Abdullah çimen 
 05.06.2008 14:34
Cevap :
"Öğrencilere bütün derslerden her dönemde en az bir ders ve etkinliklere katılım puanı verilir. " doğru. Bu sınıf içi etkinliklere katılım notundan bahsediyor. Yani eskiden kullanılan kanaat notu gibi. Branş öğretmenleri buna sözlü notu da diyorlar. Sınavlar, 1 performans görevi, varsa proje ve bir de sınıf içi atkinlik notu olarak değerlendirme yapılıyor. Ben yazının konusu profe ve performans ödevleri olduğu için ,Madde 35'te sizin bahsettiğiniz cümleyi almamıştım.  05.06.2008 19:26
 

Ben bu konuda çok dertliyim. Şimdi öğrenci yapmıyor bunu ya da yapamıyor, mecburen veli yapıyor. Ya da internetten araştırma veriliyor, öğrenci buluyor çıktı alıyor bir de kapak hazırlıyor üstüne götürüyor okula. Evde bırakın bilgisayarı, yazıcısı olmayanlar var. Kırtasiyelere fayda sağladı bu ödevler ama aileler gerçekten zor durumdalar. Artık siyah-beyaz çıktı da istemiyor öğretmenlerimiz, renkli olacakmış. Çocuk bir kere bile okumuyor bilgisayardan aldığı çıktıyı. Süsleyip püsleyip götürüyor. renkli olursa 100 alıyor yoksa vay haline. nasıl bir eğitim ve bunların nasıl faydası var gerçek hatatta çocuğa. Anlamak zor vallahi. Sevgilerimle.

Nezahat 
 19.04.2008 13:50
Cevap :
Aynen öyle. Öğretmenlerin çoğu, ben dahil çıktı kabul etmiyoruz. Gerçekten bu ödevler amacını aşıp, veliye yük haline gelmeye başladı. Bunu önleyecek olan da öğretmendir. Sevgilerimle...  19.04.2008 14:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 741
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 3822
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

1997 yılında öğretmenliğe başlamış bir mühendisim. Bir oğlum var. Çocukları ve yaşamı seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster