​ Derbi bayramı kutlu olsun... / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '08

 
Kategori
Futbol
 

Derbi bayramı kutlu olsun...

Derbi bayramı kutlu olsun...
 

Papazın Çayırından Bugüne...


Dünyanın sayılı derbilerinden olarak kabul edilen bir maç daha yaklaştı.

Galatasaray ve Fenerbahçe maçları futbolun bayramıdır Türkiye’de… Bu yüzden derbi Bayramınız kutlu olsun…

Her iki takıma şöyle bir baktığımızda, Fenerbahçe’nin kendisini bu sene birçok maçta başarıya götüren ideal 11’ine geri dönüş yapacağını düşünüyorum.

Bu nedenle son maçlarda kadroya giren Kazım ve Semih’in yedek olacağını sanıyorum.

Galatasaray’ın genel oyun yapısı içinde ilk 15 dakika arenaya düşmüş gladyatörlere saldıran aslanlar gibi başlayacağı bilinen bir gerçek. 3 hocalı Galatasaray son maçta tek santrafora dönüp herkesi şaşırttı. Belki bu maçta da “saldırmayın” talimatı ile tekrar bir sol gösterebilirler. Tabi buna futbolcuların itirazı ne olur bilinmez.

Bu sene özgüveni çok yüksek olan Fenerbahçe’nin birçok maçta müthiş geri dönüşler yaptığını da biliyoruz. Dolayısıyla bu maçın skoru maç içinde ne olursa olsun, son düdük çalmadan hiçbir şey belli olmayacaktır. Kupa maçında da görüldü ki 9 kişi kalan Fenerbahçe tur’u kolay kolay vermedi. Hatta birçok Galatasaraylıya “eyvah tur gidiyor” da dedirtti.

Tribünlerinin mutlak kazanma arzusuna karşılık verme isteği ile rakiplerinin İspanya’da Sevilla’ya, Londra’da Chelsea’ye kafa tutmuş bir takım olması ve beraberliğin rakibine yetmesi, Galatasaray’ın üzerinde bir baskı oluşturacaktır. Üstelik gol geciktikçe de bu baskıyı fazlaca hissedip yorulmaları ve yoruldukça da sinirlerinin gerilmesi kuvvetle muhtemeldir…

Kadrolara baktığımızda, Fenerbahçe’nin hızlı sol ve sağ kanat bindirmeleri karşısında kırmızı karta çok müsait 2 adam görmekteyiz. Uğur’un karşısında Sabri ve Gökhan’ın karşısında ki Hakan Balta. Özellikle de Sabri’nin son zamanlardaki agresif futbolu Uğur’un ters çalımları karşısında çabuk havlu atıp takımını derbide eksik bırakmasına sebep verebilir. Tabi burada Gökhan’ın, formunda ciddi bir çıkış olan Arda karşısında ne kadar çıkabileceği de önemli. Deivid’den destek alamadığı sürece Gökhan’ın alışkın olduğumuz çıkışlarını bu maçta göremeyebiliriz. Çünkü Arda çok yalnız bırakılmamalıdır. Tabi bu dediklerimizin olabilmesi için, Zico’nun Kazım’ı oynatabilmek uğruna Uğur’u yedek bırakmaması ve Deivid’den de sol açık yapmaması gerekiyor.

Her iki takımın göbekleri de oldukça iyi gözüküyor. Servet bu sene Galatasaray’ı canlı tutan ve hatta potaya sokan ilk 3 adamdan biri oldu. Yanına monte edilen Emre ile de dokusunun uyuştuğu görülmekte. Fenerbahçe’de ise gününde olan Lugano, adınız Drogba ‘da olsa top geçirmez. Ama Lugano’nun da gözlük, kulaklık gibi el-kol hareketlerine dikkat etmesi gerek. Lakin onun da adı çıkmış dokuza…

Orta sahalara baktığımızda Ayhan ve Topal’a karşı Selçuk ve Marco’yu karşı karşıya göreceğiz büyük ihtimalle. Burada bir denge gözükse de, Galatasaray’da Ayhan’ı yine kırmızı karta yakın futbolcu olarak görüyoruz. Lakin geçen hafta yan hakeme etmiş olduğu “Hadi Leyn !” nidası hakemlerimizin bir köşesinde duruyordur. Malum intikam soğuk yenen bir yemek. Fenerbahçe’de ise, Selçuk’un gününde olmadığı zamanlar muhtemel pas hatalarıyla rakibe ekstra avantaj sağladığını söylemek mümkün. Fakat, Selçuk’un hücumu daha fazla düşünmesi ve ofansif futbola daha yatkın olması nedeniyle, Zico tarafından Maldonado yerine tercih edilme sebebi olacaktır.

Forvet arkasında oynayan Lincoln’ün Kalli’den sonra formunun arttığı söyleniyor ama formunun arttığından ziyade, top oynamaya yeni başladı demek daha doğru olacaktır. Kel görünür mü, görünmez mi bilmem ama bu maçta mutlaka takkeler düşecektir. Lincoln’ün çok tekme yediğini söylerken, oynadığı çıtkırıldım futbolunun yanında çok sık hakemlerle de oynadığını kabul etmek gerekir. Bunun yanında mukayese etmeye kalkacağımız Alex’in yıllardır kimlerin markajında kalıp ne tekmeler yediğini de iyi değerlendirmek gerekir. Bu maçın Lincoln’ün umduğundan daha fazla sert geçeceğini düşünüyorum. Tabi önemli olan hakemin eğri ile doğruyu ayırmasıdır. Alex’in ise kaptan sorumluluğu ve tecrübesinin bu maçta ön plana çıkacağını düşünüyorum. Alex de artık bu maçlara alıştı. Yine duran toplar en büyük kozu olacaktır. Alex için söylenen küçük maçların adamı çok geride kaldı. Beşiktaş maçında 2.golden sonraki yüz ifadesi çok şey anlatıyor.

Forvetlerde sağı solu belli olmayan iki oyuncu olması kale önlerini ilginç kılacaktır. Bir hafta önce boş kaleye golü atamayan Kezman ile derbiye dini duygularını karıştıran Şükür’ün kapışmasında, şüphesiz bu tip atmosferi iyi bilen ve çok yaşayan Şükür’ün bir adım önde olduğunu görüyoruz. Ama Kezman’ın da böyle maçlarda deli bir ruh hali de mevcuttur. Fenerbahçe’de de Kezman bu maçta kırmızı’ya yakın olan diğer futbolcudur.

Son olarak kaleciler konusunda Aykut’un yıllar sonra bulduğu eldivenleri kolay kolay bırakmayacağını düşünüyorken, derbi tedirginliğini ve gol yememenin getirdiği baskıyı da hissedeceğini düşünüyorum. Ayrıca olası bir frikikde Alex’in en son frikik golünü ona attığını da hatırlayacaktır. Buna karşılık Volkan’ın özgüveni çok yüksekken, Lincoln ile karşılaşması moralini olumsuz yönde etkileyebilir.

Yazının sonunu teknik direktörle bağlayacak olursak, Fenerbahçe burada şanssız sanırım. Çünkü Fener’de bir Teknik direktöre karşılık, Galatasaray’da 3 tane birden olacak…

Derbi bayramınız kutlu olsun. İyi derbiler…

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ

24 Nisan 2008

 
Toplam blog
: 252
: 936
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

74'ün İstanbulunda, Sultan şehri Üsküdar'ın, kız çocuklarına "Zeynep" erkeklerine "Kamil" adı kon..