Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
347157
 

Hürrem sultan; Katil üvey anne

Hürrem sultan; Katil üvey anne
 

Hürrem Sultan, Osmanlının en güçlü hükümdarlarından Kanuni Sultan Süleyman’ ın ikinci eşidir. Hırsıyla Osmanlı sarayında en etkin güçlerden biri haline gelen nadir “Haseki Sultan” lardan yani First Laydilerdendir.

Kanuni Sultan Süleyman, yaşlılık belirtileri göstermeye başlayınca, sarayda kimin veliaht olması ile ilgili entrikalar artmıştı.İşte bu entrikaların o dönemdeki baş oyuncularından biri, kendi oğullarından birini hükümdar yapmak isteyen Hürrem Sultan’ dır.

Kanuni’nin Veliahtı olarak, birinci eşi Gülbahar Hatun’dan olan Şehzade Mustafa, yetenekleri, başarıları ve etkin nüfusuyla öne çıkıyordu.

Hürrem Sultan, hem eş olarak birinciliğe çıkmak yani “Haseki Sultan” olmak, hem de oğullarından birini veliaht yapıp, öldürülmelerini engellemek için, Damadı Rüstem Paşa ile birlikte sinsice planlar uygulamıştır.

Hürrem Sultan’ın Şehzade Mustafa’nın yerine Mehmet, Bayezid, Selim ve Cihangir isimli dört oğlundan birinin tahta çıkmasının önündeki en büyük engellerinden biri, sarayda Şehzade Mustafa’ya en yakın kişi olan Sadrazam Makbul İbrahim Paşa idi.

Hürrem Sultan eş bakımından Hasekiliğe yani birinci hanımlığa çıktıktan sonra, ilk kurbanı karalama kampanyası sonucu Kanuni tarafından idam ettirilen Makbul İbrahim Paşa olmuştur. Bu olay ile Makbul İbrahim Paşa, tarihimizde Maktul İbrahim Paşa olarak yerini almıştır. Sadrazam olarak yerine damatları Rüstem Paşa getirilmiştir.


Hürrem Sultan’ın asıl hedefi Şehzade Mustafa idi.Oğullarının hayatta kalması ve saraydaki saltanatının devamı onun öldürülmesine bağlıydı.

İlk başlarda Mustafa’nın nüfusunu bir türlü kıramamış, bütün karalama çabalarına rağmen Kanuni’yi çok fazla etkileyememişti. Şehzade Mustafa’yı değişik yollarla öldürtmeye bile çalışmıştı. Bunlardan en ilginçlerden biri, zehirli bir kaftanı hediye olarak Şehzade Mustafa göndermesidir. Mustafa, üvey annesinin bu suikastinden, sevenlerinin önceden uyarması sonucu kurtulmuş, hediyeden şüphelenince bir hizmetkarına giydirmiş, hizmetli kaftanı giyince aniden ölmüştü.

Kanuni çok sevdiği eşinden etkilenmeye başlamıştır.Rüstem Paşa, Şehzade Mustafa’nın mühründen kazıtıp, onun adına İran Şahına bağlılık bildiren bir mektup yazmış, gelen cevabı da gizlice ele geçirerek, Mustafa’yı ortadan kaldıracak en önemli delile kavuşmuşlardı.

Kanuni’yi, oğlunun aleyhine döndüren en önemli olay, doğu seferine çıkarken Anadolu askerinin neredeyse tamamının yaşlı Padişahın yerine genç Şehzade Mustafa’yı tahtta görmek istemeleri, kendisinin de Dimetoka’ ya dinlenmeye çekilmesi gerektiği haberlerini, abartı ve yalanlarla öğrenmesiydi.

Rüstem Paşa, askerin bu isteklerini, İran Şahına yazılan mektupla beraber Osmanlı Sultan’ına sunmuş, böylelikle işin sonuna gelinmişti. Kanuni bu duruma çok üzülmüş, sevdiği oğlunun kendine komplo hazırladığını sanmıştı. Sefer sırasında ordu konaklarken, kendisini çadırında ziyarete gelen ve hiçbir şeyden haberi olmayan oğlu Şehzade Mustafa’yı, kendi gözlerinin önünde yedi cellada boğdurtmuştur.

Hürrem Sultan’ ın istediği olmuş. Mustafa gibi Kanuni’den sonra yetenekleri ve başarılarıyla tahtı hak eden değerli bir Veliaht ortadan kaldırılmış, yerine Şanlı Osmanlı İmparatorluğunu duraklama dönemine sokan, yeteneksiz, İstanbul dışına dahi çıkmaktan korkan, yönetimi diğer devlet erkanına bırakan II. Selim, lakabı ile “Sarı Selim” tahta çıkmıştır.

Yazımız, İlber Oltaylı, Murat Bardakçı ve Haşim Şahin gibi değerli araştırmacı tarihçilerinin eserlerinden derlenmiştir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hocam mustafa armağan şehzade mustafa hakkında bir yazı yazmış. venedik raporlarını oldukça taraflı bir şekilde başka noktalara çekmiş ve rüstem paşa'nın başında olduğu hafiyelik teşkilatı ile şehzade mustafa'yı suçlamış. cihangir 'in babası ile konuşmasını yanlış aksettirmiş, muhabbet şöyledir; "baba ben tahta çıkınca diğer rakiplerimi öldüreceğim". kanuni "bir gün abin mustafa tahta çıkacak ve asıl o sizi öldürecek" görüldüğü gibi burada mustafa hakkında bir "isyan haberdarlığı" değil de cihangire yapılan bir uyarı söz konusudur. (kaynak; venedik raporları: erhan afyoncu editörlüğünde) bu konu hakkında ve mahidevran sultan hakkında da bir yazı yazmanızı rica ediyorum...

Günseli Kara 
 04.01.2013 19:09
 

bir tarihçi olarak verdiğiniz bilgilere hak verdim. insanlar dizi üzerinden konuya ilgi duyduğu için dizi karakterleri ile bu konu değerlendiriliyor. hürrem koçibey risalesinde saray masraflarını artıran, dış devletlere verdirdiği kontrolsüz imtiyazlarla devleti çöküşe götüren biri olarak anılır. demem o ki dizi hayranı küçük çocuklara gerçek hürrem'i anlatmak için iyi bir yazı olmuş. kaldı ki şehzade mustafa'nın masumluğu venedik raporlarında "cebinde uyarı mektubu vardı buna rağmen isyana kalkışmadığını göstermek için babasını ziyaret etti" diye geçer. safevi ve avrupalıların "bu çocuk tahta geçince tanrı bizi korusun dediği" mustafa'ya nasıl kıyıldığını çok güzel anlatmışsınız.

Günseli Kara 
 28.11.2012 18:29
 

Serkan bey bahsi geçen Sultan Süleyman padişah değil, üçyüz sene yaşamış Peygamber Hz. Süleyman'dır:) Gelelim Hürrem sultan ve şehzade Mustafa mevzusuna; bunlar gerçekten olmuş mudur? Bu kadar gizli yönetilen ve teknolojinin yok denebilecek olduğu bir dönemde bunlar nasıl bilinebiliyor? Buna deliller nerede? Aksi halde söylentiden ibaret kalırki ifriraya girer. Kul hakkıdır. Ben delilsiz hiçbir şeye inanmak destek vermek taraftarı değilim. Zira Topkapı Sarayı müzesinin müdürü bile harem hakkında açık bilgiler mevcut değildir. Harem çok iyi korunup, mahremiyet duvarları örülü bir yerken şu an biz ekranlarda kurgulanan bir diziyle hayatta dahi olmayan kişileri sorgulamadan yargılıyoruz. Elbette Osmanlı'da kavgalar, entrikalar, katledilişler olmuştur. Bazıları taht sevdasına bazılarıda halkı için.. Yalnız ben Kanuni gibi kanunlara önem veren bir padişah'ın mesnedsiz iddialarla çok sevdiği oğlunu öldürtebileceğine ihtimal bile vermek istemiyorum. Eğer öyleyse Rabbim ecdadımızı affeylesin...

mexelinda mauplez 
 29.01.2012 11:08
 

Yorumlardaki Hürrem fanatizmi yazıyı mecrasından saptırmış. Bu nasıl bir fanatizmdir ki kendi adından bile önce Hürrem adı yer almış Elifnaz’ın titrinde. Allah hepimizi her türlü fanatizmden korusun. Âmin!

Ayrıntıda gezinmek 
 01.01.2012 23:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 158
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 5602
Kayıt tarihi
: 16.08.07
 
 

Denizli'liyim. Tarih bölümünü bitirdim. Özel bir kurumda öğretmenlik yapıyorum. Araştırma tarih k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster