Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
256
 

Açılım bitecek ama nasıl?

Kürt açılımı olarak adlandırılan sürecin sonuna yaklaşıldı. Buradan sakın bu süreçten vazgeçilip tekrar üniter yapı temelinde bir ulus devlet modeline doğru yol alınacağı falan akla gelmesin.

Hem zaten yazının başında, sonuna yaklaşıldı ifadesini bilerek kullandım. bunu derken de asla bundan vazgeçildi gibi sözler de söylemedim.

Sonuna yaklaşıldı…

Yani iş artık açılımla hedeflenen konuma getirildi.

Açılımla ülkemizde ne yapılması hedeflenmişti. Bağımsız bir Kürdistan değil mi?

İşte o sürece giden yolun tüm taşları adım adım döşeniyor. Tabi aslında bu işin bir de öncesi bulunuyor.

O öncesi de herkesin malumu ki Sevr.

Özetle: Sevr anlaşmasıyla ülkemizin güneydoğusunda önce özerk bir Kürdistan kurulacak sonra da, yani antlaşmanın imzalanmasından bir yıl sonra da bu belirtilen bölgede yaşayan Kürtler eğer nüfusun çoğunluğunun Türkiye’den bağımsız olmayı isteme ve bunu kanıtlayarak Birleşmiş milletlere başvuru yaptığı takdirde B.M. bunu uygun görürse ve bunu Türkiye’ye bildirirse bağımsız Kürt devleti kurulacak denilmektedir.

Tabi madde bu kadar değil devamı da var. Yani kısacası özetle deniliyor ki eğer Musul ilinde yasayan Kürtler Türkiye’nin güneydoğusunda kurulacak bağımsız Kürdistan’a katılmak isterlerse Müttefik devletlerce karşı çıkılmayacaktır.

Aslına bakarsanız işin daha da açıkçası şu;

Hem zaten Sevr anlaşmasında da fark edileceği üzere bu işin başlangıç noktası özerklik…

Günümüzde PKK yandaşlarının söylemiyle de “demokratik özerklik.”

Eğer Türkiye buna razı edilirse…

Görece de olsa Türkiye’ye bağımsızlığını kabul ettirip Özerk olduğunda ki bu sadece biraz Türkiye’den bağımsızlığını ifade eder, okyanus ötesinden değil…
O bölge yabancı etkiye çok daha fazla açılacaktır ki bu da emin olun bağımsızlığa giden yolu açacaktır.

Sonra da kuzey Irak’ta kurulan kukla Kürt devletiyle birleşme ve sonrasında da hedeflenen büyük Kürdistan…

Ne dersiniz birebir aynı değil mi?

Yaklaşık üç yıldır başta Cia’nın muteber adamları olmak üzere bilumum AB ve ABD ideologu bizi açılım adı altındaki bu sürece razı etmeye odaklanmışlardır.

Çünkü…

Başlangıç özerkliktir, bu sağlandığında inanın gerisi kendiliğinden gelecektir.

Hem yıllar önce boşuna mı ikiz yasalar adı verilen bağımsızlığa giden sürecin temel tası niteliğindeki sözleşmeleri imzaladılar.

Boşuna mı?

Ülke belirli sayıda kalkınma ajanslarına bölünerek illeri merkezi devletten uzaklaştırmaya çalıştılar.

Boşuna mı?

AB uyum yasaları çıkarıldı.

Türklük yerine Türkiyelilik ortaya atıldı.

Askerin eli kolu bağlandı.

Ama tüm bunlara rağmen unuttukları bir şey var.

Oylamayla birbirinden ayrılan hiçbir millet yok.

İç savaş olmadan hiçbir Milet bölünemez bunu pekala kendileri de bilmektedirler.

Demem o ki artık sona gelindi ve bu işin ideologları iç savaş tehdidinde bulunuyorlar.

Önce iç savaş sonra Birleşmiş Milletlerin müdahalesi.

Ardından da bağımsız Kürdistan…

Yani gözümüzü açıp gerçeği görmezsek, ülke elden gidiyor

Bilmem anlatabildim mi?

4–11–2010

Nusret KEBAPÇI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 207
Toplam yorum
: 111
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 386
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben Ankara'da yaşayan kendi halinde okur yazar  bir öğretmenim...     ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster