Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '16

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
283
 

Afrika perakende ve tüketici sektörü

Afrika perakende ve tüketici sektörü
 

Afrika perakende ve tüketici sektörü


 
Afrika, 1 milyondan fazla insana ev sahipliği yaparak, tüketici pazarına büyük bir potansiyel sunmaktadır. Birleşmiş Milletler Nüfus Departmanı, kıtanın 2026 yılında nüfusunun 1,5 milyarı aşacağını belirtmektedir. Buna ek olarak, Afrikalılar büyük şehirlere göç ederek şirketlerin tüketici gruplarına hedef almasını kolaylaştırmaktadır. Kıtanın demografik makyajı son derece uygun olmasına rağmen, başarı garanti değildir.
 
İlk olarak ülkeler arasında farklılıklar vardır. Kuzey Afrika, Sahra-altı Afrika’ya nazaran daha gelişmiştir. Perakende pazarı tüketici lezzetleri, kültür, gelir ve demografik varyanslara bağlı olarak farklılık gösterir. İkinci olarak, ülke ve şehri bazında fırsatları ayırt etmek gerekir. Şehir bazında kişi başına düşen gelir ile ülke bazında kişi başına düşen gelir farklılıklar gösterir. Son olarak, bir ülkenin olumlu demografik yapısı, ülkenin ekonomik gelişimi, tüketici harcamalarının yükseleceği anlamına gelmez. Çalışan nüfusu, toplam nüfusa göre artınca, tüketici harcaması artar diye düşünülse de işsizlik oranı yüksekse bu beklenti olmayacaktır. Afrika’nın perakende sektörü en çok geleneksel dükkanlarda hareketlidir.
 
Sektörün resmileştirilmesi önümüzdeki on yıl içinde gerçekleşecek ve önemli bir trend olacaktır. Fiziksel altyapı eksikliği, bürokratik engeller ve arazi sorunlarından dolayı yeterli sayıda alışveriş merkez bulunmamaktadır. Şu anda birçok Afrikalı müşteri, özellikle Sahra-altı çölünde çok fakirdir ve paralarını sadece gıda ve diğer ihtiyaçları için harcarlar. Bu hızlı tüketim şirketlerini umut verici pazara dikkatini çeker. 1000$ gelir seviyesindeki tüketicilerin sayısının artması ve gelirlerinin yükselmesi de perakendecilerin yüksek değerde ürünler sunmaya başlamasını sağlamıştır. 
 
Afrika’nın perakende sektörünün genişlemesini destekleyen demografik faktörler şunlardır:
Büyük bir nüfus, 2014 sonu itibariyle 1,1 milyardan fazla. Sahra-altı nüfus, Afrika’nın toplam nüfusunun %81 ‘ine sahiptir. Nijerya Sahra-altı nüfusun beşte birine sahiptir. Diğer nüfusu dikkat çeken ülkeler, Etiyopya, Mısır ve Kongo’dur. Bu dört ülke Afrika’nın toplam nüfusunun %38’ini oluşturur.
Nüfus büyüme oranları oldukça yüksektir. Bu Sahra-altı için geçerlidir. Kuzey Afrika’da nüfus büyüme oranları ayrı bakılırsa oldukça geridir.
 
Kentleşme oranı da Afrika genelinde artmaktadır. Kentleşmenin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi, istihdam yaratma, ekonomik yapı ve en önemlisi kentsel alanların tanımı ile belirlidir.
Birleşmiş Milletler rakamlarına göre, Sahra-altı ülkelerindeki kentleşme oranı, 1950’de %11,2 iken, 1980’de %24,1 ve 2010’da %36,4’dür(Ağırlıklı ortalama üzerinden). Birleşmiş Milletler 2030’da bu oranı %45,9, 2050’de %56,7 olarak öngörmektedir. 2010 yılında, Doğu Afrika’nın kentleşme oranı en düşük bölgesi %17 ile Frank bölgesidir ve aynı zamanda kıtanın en düşük kentleşme oranı olan ikinci yerdir. Bunda faktör geçimin tarım üzerine kurulu olmasıdır. 
Yaş dağılımı da ayrı bir faktördür. Nüfus bileşimindeki yaş dağılımı tüketici eğilimini şekillendirir. 
Yukarıdaki demografik kriterler doğrultusunda oluşturulan demografik indekse göre en yüksekten en düşüğe değerlendirmede, ilk on ülke şu şekildedir:
 
Nijerya, Cezayir, Güney Afrika, Mısır, Libya, Gabon, Fas, Tunus, Botsvana, Gana.
Nijerya çok iyi bir performans gösterir. Öte yandan nüfus büyüklüğüne göre önemli ölçüde iyi performans gösteren diğer ülkeler Gabon, Libya, Botsvana, Tunus ve Marutis’dir.
Nüfusa göre oranları düşük ama önerilecek diğer ülkeler: Uganda, Malavi, Kenya, Tanzanya, Mozambik ve Etiyopya’dır.
 
Makroekonomik çevreler: 
 
Afrika’nın ekonomik performansı, bu yüzyılın başlarından beri, kişi başı düşen gelir ve yoksulluk alt seviyelerinde iyileşme ile iyi bir performans göstermektedir. IMF’ye göre 2001-13 arasında, Sahra-altı ekonomisi %6,3 büyüdü, önceki 13 yıllık büyüme oranı %2,9’dur. Bu şu demek; 2001’de kişi başı gelir 571$ iken, 2013’de 1750$ olmuştur. Bu gelir artışındaki genişleme faktörleri, iş çevrelerinde iyileşme, politik riskte azalma sayılabilir. Buna ek olarak önümüzdeki 10 yılda birçok Afrika ülkesinin dünya genelindeki en hızlı büyüyen ülkeler olması beklenmektedir. Önemli bir konuda ekonomik demografilere yarar sağlamak için tamamlayıcı ekonomik reformların yapılmasıdır. Çünkü çalışma nüfusu sayısı artmış olsa da işsizlik oranı önemli bir faktördür. Ekonomik politikalar ve reformların dışında ulusal tasarrufların ve vasıflı işgücünün dağılımı da önemlidir. 
 
Bu doğrultuda demografik verilerle ekonomik ve yatırım indeksi üretilmiştir. İndekse bağlı olan faktörler şunlardır: Kişi başı GSYIH, Zenginlik indeksi, Gerçek GSYIH, Büyüme görünümü, Ana ihraç ürününün toplam ihracattaki yüzdesi, Finansal pazar geliştirme, Tüketici fiyatları enflasyonu, Makroekonomik istikrar ve etkisi üzerinde tüketicilerin satın alma gücü, İşgücü piyasa verimliliği, İşgücü piyasa esnekliği, İstihdam düzeyleri üzerindeki etkisi, Politik risk, Suç ve Şiddetin işletme maliyetleri.
 
 Bu indeks doğrultusunda en iyiden kötüye doğru sıralamada ilk onbeş ülke, Marutis, Güney Afrika, Ruanda, Botsvana, Namibya, Fas, Tunus, Gabon, Gana, Kenya, Zambiya, Mozambik, Tanzanya, Etyopya ve Uganda’dır.
Listenin en iyi ekonomik ve yatırım indeksine sahip beş ülkesine bakınca genellikle iş ortamları en iyi ülkelerdir ve Ruanda hariç Afrika’nın güneyindeki ülkelerdir. Elverişli iş ortamının ötesinde düşük politik risk ve istikrarlı bir ekonomik politika, ayrıca ekonomiler tek bir mal üzerine bağımlı değildir ve büyüme beklenmektedir.
 
Öte yandan Ruanda, hala kişi başı gelir seviyesi düşüktür ve demografik performans da düşük değer gösterir. 
Kuzey Afrika’nın performansı oldukça zengindir. Bir yandan Fas ve Tunus çeşitlendirilmiş ekonomik yapıları sayesinde sağlam iş ortamları sayesinde kişi başı gelirde Afrika standartlarına göre yüksektir. 
 
Öte yandan Cezayir ve Libya iş ortamları, yüksek risk ve zayıf ekonomik büyüme beklentilerinin zorluğu nedeniyle ekonomileri petrole bağımlıdır. Kişi başı gelirler yüksek olmasına rağmen sırlamanın altında bulunur. 
Gabon’un performansı da oldukça iyidir. İlk başta kişi başı düşen gelir yüksek gözükebilir ama bunda ekonominin petrol tarafından şişirilmiş olması yanıltıcı olabilir.
 
Diğer iki petrol ihracatçısı Angola ve Nijerya’dır. Bu ülkelerin emtia bağımlılığı ve zorlu iş ortamları indeksin yüksek çıkmasına sebep olur. 
Bu yıl ile karşılaştırıldığında sıralamada Gana, Tunus ve Fas iyi performans göstererek yükseliştedirler. 
Tüketici Talep İndeksi sırlamasında ilk on beş ülke Güney Afrika, Marutis, Nijerya, Fas, Botsvana, Tunus, Gabon, Gana, Namibya, Mısır, Cezayir, Ruanda, Etiyopya, Libya, Kenya’dır.
 
Listenin başındaki ilk üç ülke Güney Afrika, Marutis ve Nijerya birbirinden farklılık gösterir. Güney Afrika en gelişmiş perakende sektörüne sahiptir. Marutis kıtada en az nüfusa sahip ülkelerden biridir. Ekonomisi iyi yönetilmektedir. Nijerya büyük nüfusu ile çok büyük yatırımlar sunmaktadır. Potansiyel Pazar zorlu bir iş ortamıdır. Dördüncü ülke Fas, genç bir nüfusa sahiptir, yükselen kentleşme, büyüyen orta sınıf ile iyileşen iş ortamı ile perakendeciye pazara girmede kolaylıklar da sunuyor. Fas, Avrupalılar için Afrika’ya giriş kapısı olarak da görülür.
 
Botsvana ve Tunus, genç ve kentleşen nüfusu ile sağlam iş olanakları yaratacaktır. Perakendeciler için küçük gözükse de bu pazarda önemlidir. Gana demografik yapısı ile yabancıları davet etmektedir. Yüksek faizler, artan enflasyon, vergi artışı ve zayıf iç finans olumsuz gibi gözükse de bölgede en istikrarlı ülkelerden biridir. İndekste Libya iç savaştan dolayı çok gerilere düşmüştür.
 
Afrika Kalkınma Bankası, Afrika’nın orta sınıf büyüklüğünü 2010 yılında 350 milyon kişi yani %34 olarak belirtmiştir. Afrika Kalkınma Bankası tahminine göre, orta sınıf kişi başı tüketim harcaması 2-20$ /gündür. Bu konuda çok eleştiri vardır. Sonuçta yoksulluk sınırı 2$/gündür. Neredeyse 720$/yıl harcama yapan orta sınıf kabul edilir.2$ ile 4$ arası gelir kesimine “yüzen sınıf” olarak adlandırılır. Citibank Ceo’sunun yaptığı açıklamaya göre 13,7$/gün dayanıklı mal alabilmek için alt sınırdır. Bu da yılda 5000$ eder.
 
Buna göre, düşük gelir grubu günlük harcama 0-2,84$, düşük-orta gelir grubu 2,84-6,99$, alt-orta gelir grubu 6,99-11,19$, orta gelir grubu 11,19-18,69$, üst-orta gelir grubu 18,69-34,56$ ve üst gelir grubu 34,56$-üzeri olarak değerlendirilir.
Sahranın güneyindeki Afrikalılar hala düşük gelir grup etrafında kümelenmiştir. Bu insanlar için yaşam hayatta kalma üzerine kurulmuştur. Yani tüketim temel ihtiyaçlar üzerine kurulmuştur. Kısa vadeli bakış açısı ile değerlendirme yapılır. İnsanlar biraz para kazandıklarında yaşam standartları değişmeye başlar. Alt-orta gelir kesimindeki grup daha iyi yaşam için kentlere geçer. Orta gelir seviyesi şehirlere geçmekle başlar ve gelir düzeyi artışıyla marka farkındalığı uyanır. Üst-orta gelir grubu çok yüksek alım gücü ve artan boş zamana göre kategorize edilir. Ürün ve hizmetlerin kalite ve rahatlığı giderek daha önemli hale gelir. Son olarak yüksek gelir grubunda sınıflandırılan kesim satın alma gücüne, kalite ve rahatlık standartlarına göre değerlendirilir.
 
Nielsen’in yedi Afrika ülkesi Etiyopya, Kongo, Kenya, Nijerya, Tanzanya, Uganda ve Zambiya’da yaptığı bir anket araştırmasında%37 ile ekonomik markalar tüketicinin kararını etkileyen en önemli faktör bulunmuştur. Marka sadakati de %31 ile aynı markanın satın alındığını belirtmektedir. Anket 15 ile 45 yaş arasında farklı gelir gruplarından 5000 kentlerde yaşayan kişi ile yüz yüze yapılmıştır. Ülke arasında Etiyopya ambalajlı tüketim mallarında kişi başı en az alım yapıldığını göstermiştir. Nijerya’da bu oran daha yüksektir. Kongo’da yazılı basın en az kullanılır. Zambiya diğer ülkelere nazaran daha az tv kullanımı vardır. Kenya paralı yayınları en fazla izlen ülkedir. 
 
Afrika’nın nüfusu dünyanın geri kalanından daha genç bir nüfusa sahiptir. Birleşmiş Milletler raporuna göre, Afrika’daki 25 yaş altı oran 2015’de %55,5, Güney Amerika’da bu oran %37,8, Asya’da %36,6, Kuzey Amerika’da %29,1, Avrupa’da %23,9.
 
Bu genç insanlar farklı tatlar, tercihler, yaşlılara göre daha fazla çeşitlilik beklentisiyle yeni talepler yaratacaktır. 
Diğer dikkate alınması gereken bir konuda kadının gücüdür. Kendi parasını kazana kadın sayısı arttıkça (azalan doğurganlık oranı ile)  perakendeciler için genişleyen bir pazar oluşturacaklardır. Yükselen orta sınıf bilgi, teknoloji ile sosyal ağa bağlı kaldıkları cep telefonu teknolojisi ile anında erişim istedikçe alışveriş merkezleri kültürü de, kadınlarla da modern zamanlara taşınmış tüketiciler için önemli hale gelecektir.
 
Sonuç olarak ülke ve ürün bazında iyi bir fizibilite ile doğru noktalarda ülke politik durumunu da inceledikten sonra perakende pazarı Türk firmalar için de açık bir pazardır. Nitekim birçok Türk markası Afrika’da marketlerde yerini almışken bu oranın halihazırda yetersiz olduğu kanaatindeyim.
 
afrikadanismani.com
  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 606
Kayıt tarihi
: 31.01.15
 
 

1999 da Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesini bitirdikten sonra Dış ticaret, Uluslararası Tica..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster