Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '15

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
913
 

Ah, bu “İngilizce dersleri”!

Ah, bu “İngilizce dersleri”!
 

Yabancı Dil ders değil, gereksinimdir.


Uluslararası ilişkilerimizde–ülkeler ekonomik üstünlükleri nedeniyle-  Türkçemizi öğrenmeye istekli olmadıklarından,  yıllardır bizim – uluslararası iletişimde ön sırada olan - İngilizce’yi  öğrenmemizin zorunlu olduğu bir gerçektir.

Peki, özel dersler ve kurslar hariç, nereden öğrenilecek bu dil? Elbette okullarda. 1958 de Ortaokulda İngilizce’yle tanıştım. O zamanki ders araç-gereçleri sadece “ders kitabı ve karatahta” idi. Fotokopi, slayt, tepegöz, video ve günümüz teknolojisi de yoktu. Ama İngilizce’yi bizlere sevdirerek, öğretme gayreti içinde sevgi ve saygıya dayalı otoritesi olan, hoşgörülü, öğretim metot ve tekniklerini iyi bilen, güler yüzlü öğretmenlerimiz vardı.

21 yıl İngilizce öğretmenliği ve 15 yıl da İngilizce branşında Bakanlık Müfettişliği yaptım. Geçmişten günümüze yabancı dil “İngilizce” eğitim ve öğretimine bir göz atalım.   

1969 yılında – İngilizce’yi sıfırdan başlayarak öğrendiğimiz- Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü İngilizce Bölümünü bitirdikten sonra, Burdur Lisesinde İngilizce Öğretmenliği’ne, öğrencilik yıllarımda okuduğumuz İngilizce ders kitabını kullanarak, başladım. Yıllarca aynı ders kitabı kullanıldı. Sayfalarını ezberledik.

1975 yılında, Aydın Gazipaşa Ortaokuluna atandığımda, ders kitabı değişmişti. Derslerimizi sevdirmek için, derslerde zaman zaman, yeri geldikçe,  İngilizce oyunlar ve öğrencilerin seviyesine uygun okul şarkıları öğreterek, derslerimizi “eğlenceli” hale getirmeye çalıştık. Teknoloji de fazla yoktu. Sadece ses kasetleri vardı. O zamanlar “ispirtolu teksir makinesi”nde sınav sorularını çoğaltarak yazılı sınavları yapmak, büyük bir yenilikti. Daha sonra “fotokopi” çıktı.

Ders araç-gereci olarak, kendi çizdiğimiz veya takvimlerden kestiğimiz konulara uygun resimleri veyaptığımız kuklalarla net anlaşılmayan ses kasetlerini öğrencilerimizi “İngilizce konuşturmak“ için derslerimizde yıllarca kullandık.

1990-2005yılları arasında, İngilizce branşı Bakanlık Müfettişi olarak, okullarımızdaki ders denetimlerimizde, Bakanlık onaylı yabancı ders, kaynak ve hikâye kitapları, tepegöz ve bulunan sınıflardaki televizyonlarda-derslerle ilgili- video bantlarının kullanıldığını gördük. Daha sonra da akıllı tahtalar, vb. kullanılır hale geldi.

1990 sonrasında,  Anadolu Liselerinin “Hazırlık Sınıflarındaki” öğrencilerin tamamı,  yıl sonunda “günlük konuşma” larında,  İngilizce’yi  rahatlıkla ve güvenle  kullandılar.

Nasıl oldu derseniz? Anadolu Liselerinde Hazırlık sınıflarında “Yabancı Dil” dersleri haftada 24 saat idi. Dersler “konuşma ağırlıklı” olarak, “Dinleme, Okuma, Konuşma ve Yazma” sıralamasıyla “4 beceri dersi bir bütün “olarak verilmekteydi. Öğretmenler derslerinde sürekli yabancı dili konuşurdu.  

Derslerde öğrencilerin konuşmaları ön plandaydı. Öğrencilerin “ikili ve grup çalışmalarıyla”, cesaretlendirilerek, sözleri kesilmeden, notla korkutulmadan, “öğrendiklerini pekiştirmesi” için konuşmaları sağlanmıştı.  Öğrenciler yılsonuna doğru “Günlük İngilizce”yi  rahatlıkla konuşur duruma gelmekteydi. Gramer öğretimi daha detaylı olarak, daha üst sınıflarda verilirdi. Bu öğretim metot ve tekniklerinin yararını, yetiştirdiğimiz öğrencilerimizde yıllar sonra gördük.

Ancak;günümüzde tüm liselerin Anadolu Liselerine dönüştürülmesiyle, Anadolu Liselerinde eskiden olduğu gibi, Yabancı Dil öğretiminin amacına uygun  yapıldığı söylenemez.

Kuruluş amacına uygun olarak çalışan, o zamanki mezunlarının günümüzde iş hayatlarında, uluslararası ilişkilerinde, o okullarda öğrendikleri yabancı dilin (İngilizce’nin) hakkını vererek konuşma ve yazmalarını sağlayan  - 90’lı yıllardaki Anadolu Liselerinde yabancı dil öğretimi nasıldı? Bu okullar neden ısrarla tercih edilirdi?  Bu soruların yanıtlarını arayalım. Çözüm burada.

O dönemlerde, önlerinde – ortaokul öncesi - yabancı dil hazırlık sınıfları bulunan özel ve resmi okullarımızda, yabancı dil hakkıyla, sevdirilerek öğretilmekteydi.

Bu işi, sabırla ve severek,  öğrencilerinin öğrenme sıkıntılarını çok iyi bilen, sık sık çeviri yapmayan, öğretim metot ve tekniklerini öğrenci merkezli olarak çok iyi kullanan, yabancı dili yaşama geçiren ve onu sınıflarında özellikle “dinleme, okuma, konuşma ve yazma becerilerini” birleştirerek, sürekli kullandıran ve sevdiren, konuyu verirken kendilerini öğrencilerinin yerine koyarak onları cesaretlendiren - birbirleriyle uyumlu çalışan – sınavla atanan,  uzman yabancı dil öğretmenleri yapmaktaydı.  

1997’den sonra İmam-Hatip Liselerinin orta kısımları ile birlikte Anadolu Liselerinin orta kısımları da kapatılmıştı. Sonrasında, Yabancı Dil ders saatinin azaltılması ile Anadolu Liselerinin verimi de yarı yarıya düştü.

2004-2005 Öğretim yılında Anadolu Liselerinin Hazırlık Sınıfları kaldırılınca,   Yıllık İngilizce ders saati de %70 oranında azaltıldı. Sınavla gelen öğrencilere uluslararası bir vizyon kazandıran bu okullar,  kuruluş amacının dışına itildiler.

Medyadan Selvi Çelik’in haberinden öğrendiğimize göre, Milli Eğitim Bakanlığı, 2015-2016 öğretim yılından başlamak üzere, Liselerde, İngilizce Dersinin öğrenilmesini kolaylaştırmak için, ders öğretim programı konusundasil baştan” yapılacak.

Bu haberde, Yabancı dilin öğretiminde kullanılması gereken metot, yöntem ve teknikler ile öğretimin nasıl yapılması gerektiği sıralanmış.

Yeni yapılmak istenen değişikliklerin tamamı,  yıllar önce – yabancı dil öğretmenleri olarak - yaptıklarımızın tekrarından başka bir şey değil.

Önemli olanOrtaokul ve Liselerde, Yabancı Dil dersi programlarının değiştirilmesinden daha önemlisi, Yabancı Dil dersinin haftalık ders saati sayısının gerektiği kadar arttırılması ve yukarıda açıkladığım “yıllar önceki ders anlatımının – kesinlikle – uygulanmasıdır”. Hele günümüz teknolojisi – hakkıyla – yabancı dil derslerinde kullanılırsa, yabancı dil okullarımızda çok daha kolaylıkla öğretilebilir ve konuşturulabilir.

Teknolojinin benimsetilmesi ve kullanılmasına gelince; günümüz 3-5 yaş çocuklarının (ebeveynlerinin “aman sussun” diye ellerine tutuşturdukları ) akıllı telefonları ve ipad’leri kullanırken, onları ders olarak değil de, “oyun” olarak – severek-öğrendiklerini de asla unutmayalım.

Yabancı dili ders olarak görmemelerini  sağlayalım.

Yanlışın neresinden dönülürse, kârdır.” Yapılan bu uygulamaların tekrar gözden geçirilmesi, yanlışlıkların düzeltilmesi ve Anadolu Liselerinin kuruluş amacına uygun şekilde faaliyet göstermesi – geleceğimiz olan çocuklarımız için - en doğru olanıdır.

Sevgiyle kalın. Saygılarımla.          

15.02.2015

 

Ali İhsan ÖZÇAKIR

 

MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

Hüzün Adam bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4817
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster