Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '14

 
Kategori
Seçim
Okunma Sayısı
182
 

Ahmet Hakan'ın yazısı için bir değerlendirme

Bir seçim yaptık, konuştuğumuz konular; çalınan oylar, bulunan yanmış oy pusulaları, oyların bir birine kaydırılması, boş oy pusulalarına basılan evetler, elektriklerin kesilmesi, trafolar, kediler vb…

Manyas’ta belediye başkalığı seçiminde MHP birinci parti çıkıyor, bu duruma ikinci parti AKP itiraz ediyor, ilçe seçim kurulu durumu inceliyor veee konu düzeltilip CHP nin birinci parti olduğu sonucuna ulaşılıyor. Daha ne diyelim ki, bir seçimi bile doğru dürüst yapmaktan aciz durumdayız. Konunun trajik yönü ortada dururken, asıl söylenmesi gerekenlerin söylenmediği düşüncesi ile, Sayın Ahmet HAKAN’ın  CHP’ye sıraladığı, ders niteliğindeki 3 madde için, kendi değerlendirmelerimi yapma hakkımı kullanmak istemekteyim.

- BİR: Eğer seçimde bir sahtekârlık yapılabiliyorsa... Bunun nedeni senin ihmalkârlığındır. Sandığa sahip çıkamazsan, son aşamasına kadar süreci denetlemezsen, sandık başı organizasyonunu mükemmel bir şekilde kurgulamazsan... Seçimde sahtekârlık da olur, hile de olur.(A. Hakan)

“Eğer bir seçimde sahtekarlık yapılabiliyorsa” cümlesi bir şart cümlesidir ve böyle bir olasılığın olduğunu gösterir. Böyle bir olasılığın var olması sadece bir durum tespitidir. Ana sorun bu sahtekarlığın, bu hilenin yapılması, hatta buna cüret edilmesidir. Tüm bunların içersinde, bir insan faktörü vardır. Hak, hukuk ve adalet anlayışını kaybetmiş, vicdanı sürekli çıkarlarının yanında duran insani değerler ile, sahtekarlık ta olur, hile de… Asıl atıf yapılması gereken konu bu insan faktörümüzün kalitesizliği ve evrensel değerlerden kopmuş oluşudur. İster istemez aklıma Nasrettin Hoca fıkrası geliyor. _ki durumun fıkra ile benzeşmesi gayet trajiktir._ ‘İyi de hırsızın hiç mi suçu yok.’ Asıl söylenilmesi gereken nokta, bu hile bu sahtekarlık neden ve kim tarafından yapılmıştır, seçime bu kadar değer veren bir toplumun, oyların sayılmasında aynı hassasiyeti göstermemesi, keser gibi her şeyi kendine yontması, insani değerlerin çürümüşlüğünü gösterir ve asıl düzeltilmesi gereken yer burasıdır. Bundan gerisi, işlenen suçun ardından hakim ve savcıların hak ve adaleti sağlama çabalarına  benzer, kesinlikle suçun işlenmesine engel olmaz.

- İKİ: Kaybedildiğinde delikanlıca “kaybettim” demesini bilmen gerekir... Rakamları eğip bükmeden, bütün meseleyi seçim sahtekârlıkları ve hileleriyle açıklamaya kalkışmadan, rakibinin onca saldırı altındayken bile kazanabildiği gerçeğini gözden ırak tutmadan “kaybettim” demesini bileceksin. (A. Hakan)

“Kaybedildiğinde delikanlıca “kaybettim” demesini bilmen gerekir…” Doğru bir düşünce olmasına rağmen eksiktir. Delikanlıca “kaybettim” denilmesini talep edebilmek için, karşılaşmanın “delikanlıca” olup olmadığını sorgulamak ve delikanlıca olduğundan emin olmak gerekir. Eğer tarafların karşı karşıya gelmesi delikanlıca değilse, en önce bunun delikanlıca olması gerekliliği talep edilmeli ve ana atıf bu noktaya yapılmalıdır. Bu sağlanmadan, ne kaybeden kaybetmiş olduğuna ikna olur, ne de toplum, kimin kaybetmiş olduğu sonucuna güvenir.

- ÜÇ: “Kaybettim” demek “haksız çıktım” demek değildir... “Kaybettim” demek, “Ben halkın çoğunluğunu ikna edemedim” demektir. Eğer savunduğun değerlere güveniyorsan, inanıyorsan... “Ben neden halkın çoğunluğunu ikna edemedim” sorusuna cevap aramaya şimdiden başlamalısın. (A. Hakan)

Eğer delikanlıca bir karşılaşma sağlanmış ve kaybeden ortaya çıkmış ise, 3. Maddeye tamamen katılıyorum. Yenilginin en önemli kazanımı eksik tarafların görülmesi, bu noktalara takviyeler yapılmasıdır.

Bu değerlendirmenin, CHP nin yenilgisine mazeret bulmak için değil, sadece üzerine basıp yürüdüğümüz zeminin sağlam ve güvenilir olmasını sağlamak için yapıldığını hatırlatmakta yarar var.

Sonuç olarak; sorunlarımızın, dertlerimizin ana nedenleri ile uğraşmamız, bunların üzerine gidip düzeltmemiz gerekmektedir. Dolaylı etkenlerle uğraşmak, belki toplumsal düşüncelerimize bir derinlik kazandırır, ancak sorunlarımızı çözmemizi sağlamaz. Kaliteli, vicdanlı, hak ve adalet duygularına sahip, bireysel çıkarları değil, hukuku önüne koyan insanlar yetiştirmeyi başarırsak ve bunu talep edersek, bir bir problemlerin ortadan kalktığını göreceğiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

zaten seçim sonrası ahmet hakan'ın yazılarını anlayamadım. ulusalcılara kinini kustuğu bir yazı da vardı, seçim sonrası herkes suçlu oldu zaten ahmet hakan'ın gözünde

Arif Şahin 
 18.05.2014 10:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 545
Kayıt tarihi
: 04.04.14
 
 

İnşaat Y. Mühendisi Felsefe okuyor 'Hayatta eğer sihir var ise, o da Matematiktir' diyen birinin ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster