Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '06

 
Kategori
Ankara
Okunma Sayısı
1984
 

Akasyalar, kavak ağaçları da gitti... Sırada ne var?

Akasyalar, kavak ağaçları da gitti... Sırada ne var?
 

"Ankara ankara güzel ankara / seni görmek ister her bahtı kara/ Senden yardım umar her düşen dara/ Yetersin onlara güzel Ankara..." diye başlar, ilkokul dönemlerinde öğrendiğim, o yıllar geride kalsa da zaman zaman söylediğim, Başkent'e sevgimi anlatan, Aka Gündüz'ün sözlerini yazıp, Halil Bedii Yönetken'in bestelediği Ankara Marşı.

Ankara. Türkiye'nin Başkenti. Memur, öğrenci, bürokrat... şehri. Anıtkabir, Atatürk Orman Çiftliği, Kuğulu Park, Çankaya, Ata Kule, Gençlik Parkı, Akasya, Kavak, Çınar ağaçları, Seğmenler'le simgeleşen tarihi şehir. Cumhuriyet'in ilanından sonra yeniden inşası ile modernleşmenin temellerinin atıldığı kültür şehri. Tanışıklığımın ortaokul dönemlerine denk geldiği dönemlerde caddelerinde yürürken bile bir şeyler öğrendiğim, imkanlar geniş olsa da kitap deyince Yüksel Caddesi ve Dost Kitap Evi'ni düşündüğüm, bol susamlı, hafif yanık simidini yemeden gelmediğim güzel şehir.

Yakın zamana kadar Başkent oluşu, tarihi güzellikleri, unutulmayacak değerleri ile hatırlanırken, beton yığını görüntüsüne dönüşen, dokusu bozulmaya çalışılan şehir. Ankara'yı, bitmek bilmeyen özenti ve hırslar uğruna göz göre göre yok ediyor, ömrü olmayan plan projelerle inşa ediyor, bozuyor, sıkılınca yıkıyorlar. Önce "içine tükürdükleri" sanatın tanımını ve el değmişken şehrin simgesini değiştirme hizmetlerini gösterdiler, Altınpark'taki "Eti Heykeli"ni kaldırarak. Halbuki o zamana kadar ne şikayet etmiş ne de edilmişti. Belli ki birileri rahatsız olmuş, "müstehcen" bulmuştu. Kaldırılmalıydı. Kaldırıldı ve ait olduğu yere dönmesi 11 yılı buldu.

Sonra, Mustafa Kemal'in "Burasını öyle ağaçlandırınız ki, görmeyen bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu fark etsin" düşüncesi ve Bozkır ortasındaki Ankara halkının her mevsim yararlanabileceği bir doğa güzelliği kazanması amacı ile kurdurttuğu "Atatürk Orman Çiftliği" hedef olarak belirlendi. "Koruma amaçlı imar planı" adı altında, tamamen yok etme amacıyla. Protestolar, basın bildirileri, imza kampanyaları... Sonuç: Meclis'e sunulan kanun teklifi.

Bu kadar mı? Değil tabii ki daha var. "Ankara'nın Avrupa'nın en güzel, en modern başkenti yapma" isteği ile genişletilen, güzergahları değiştirilen yolları ve alt geçit- üst geçit planları vardı sırada. Ne gariptir ki Kuğulu Park'ta alt ve üst geçit güzergahının ortasında kalmıştı. Sayıları her geçen yıl azalsa da Kuğu'ları ile ünlü, insanların asırlık Kavakların gölgesinde dinlenip, dolmuş, otobüs beklediği, yaz sıcağında serinlediği, sevenlerin isimlerinin ağaçlarda yaşadığı yere gelmişti sıra. Susmadı, uyumadı, "annem babam burada buluştu, ben burada aşık oldum, parkımı yok ettirmem" diyerek nöbet tuttu, kararı protesto etti Ankaralılar. Sonuçta, birinci derece sit alanı olan Kuğulu Park'ın kavaklarının bir kısmı kesildi. Serinlemek isteyenlere plastik hurma ağaçları gösterildi, yaprakları olmadığı için etrafı kirletmeyen, gövdesine isim kazınamayan, baktıkça çölleşmeyi hatırlatan.

Geçtiğimiz hafta Çankaya'daki Akasya ve Kavak ağaçları da kesildi, bir gece yarısı, alelacele. Belli ki, kimse görmesin, sorun çıkmasın diye özellikle tercih edilmişti. Heybetli görüntüleri ile etrafa güzellik veren, gölgesinde dolmuş beklenen, çiçekleri defter aralarında kurutulan o güzelim Akasyalar ve Kavak ağaçlarını iki harekette yok etti büyük kepçeli dozerler.Önce dalları, sonra da gövdeleri kaldırım taşlarının üzerine yığıldı. Haykırışlarını duyan, yardıma gelen olamadı. Yeniden filizlenmesin diye üzerlerine beton döktüler akasyaların, kavakların. 13 Ekim 2006, Ankara'nın Başkent Oluşunun 83. yıldönümüydü. Bu yıl kutlayamadı kesilen akasyalar, kavaklar bu coşkuyu, tepeden izleyemediler Seğmenlerin Harmandalı oyununu. Güzelim Akasyalar, Kavaklar da gitti. Sırada ne var, Ankara'da ?.. Yok edilmeyi bekleyen.

resim kaynağı: www.irc.ege.edu.tr sitesi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel yazın için tebrikler.Ağacı sevmeyen insanı sevemez.Bir avrupa ülkesinde bir ağaç kesmek için onlarca formalite ve yerine ağaç dikilmesini zorunlu kılındığı bir haber okumuştum.Ne yazıkki Ankaranın bahtı son yıllarda karartılıyor ve sizin gibi duyarlı insanların sesi daha gür çıkmaya başladığı zaman her şey daha bir güzel olacak,başarılar..

Necati TÜFEKCİ 
 27.02.2007 10:40
Cevap :
Bireysel olarak fazla etkisi olmayan tepkilerimizin, korodan çıkan seslere dönüşmesi mutlaka duyulacaktır. Yeter ki istek ve umut olsun, çaba olsun. Değerli katkınız ve paylaşımınız için çok teşekkür ederim.Saygılarımla.  01.03.2007 1:06
 

Yeniden filizlenmesin diye kestikleri akasyaların, kavakların üstüne beton döken anlayışın, "Atatürk Devrim ve İlkeleri"nin üzerini de betonla kapatmak amacını taşıdığı, yadsınamaz bir gerçek olarak ortadadır. Ama, kuşkunuz olmasın, yurdumuzun üstüne çöken bu karanlık dağıtılacak; yurdumuz, her köşeye çöreklenmiş yılanlardan temizlenecektir. Ankara aydınlık insanlarla daha bir aydınlanacak; akasyalar, kavaklar eskisinden daha çok her yanı kaplayacaktır. Sevgiler

Mehmet Ali Başkurt 
 25.11.2006 19:54
Cevap :
İnanıyorum, her zaman da aynı olacak düşüncelerim. Yeter ki, yılmadan, pes etmeden, gür çıksın seslerimiz. Kaybedilmesin UMUT. Karanlığın ardından gelen doğan güneşin vereceği aydınlıkla beslenen akasya, kavak ve yok edilen ne varsa gdaha çok kök salacak, çoğalacak. Sizin, hepimizin dileyip inandığı gibi. Duyarlı paylaşımınız için çok teşekkür ederim. Selam ve sevgilerimle.  25.11.2006 22:56
 

Evet sevgili Tuğba,belki şaşıracaksınız ama o şarkı ve o şarkının kokusunun sindiği her şarkı,hala benim öğrencilerimin dilinde ve kederi içime dolan bu yağız yüzlü köylü annelerin dilinde aynı irtmik haliyle yüreklerimize çarpa çarpa söylenip gitmekte....Buralarda çok ama çok uzak geliyor yurdumun başkenti, haritada bile zar zor gösterebiliyorum.İçimizdekini de siz tahmin ediniz neyleyim...Bir gün ansızın bütün Ankara yı bir nefes gibi,kederlerimizle yoğrulmuş bir tandır ekmeği gibi kokusunu yanıbaşımızda hissetmek umuduyla yüreğine sağlık diyorum........ http://kayaibraim559.sitemynet.com

İbrahim kaya 
 15.10.2006 16:59
Cevap :
Yorumunuza yürekten teşekkür ediyorum. Öyle içten ve yürekten yazmışsınız ki ilave yapamıyorum. Sadece, özlemin biteceğ, Başkent'i, nefes yakın hissedecek günün yakın olmasını diliyorum. Size, öğrencilerinize, ''bulutların kime ağladığını'' bilmediğiniz köyün insanlarına selam gönderiyorum. Sevgiler.  15.10.2006 21:05
 

Sevgili Tuğba, ağaçların katliamı ile ilgili tepkileri ,çok güzel anlatmışlar arkadaşlar sağolsunlar... Evet, sırada ne var Ankara ? Çok yakında Seçimler var......

Latif 
 14.10.2006 22:19
Cevap :
Seçimlerde de ağaçlardan faydalanıyorlardı, karşılıklı olanlara ipler bağlayıp, parti sembollerini asarak. Bu sadece en küçük olanı. O zaman, sürekli endişe yaşamamak, ''böyle olacağını bilseydim'' le başlayan cümleler kurmamak için doğru kararlar verip, ona göre tercih yapmak lazım. Teşekkürler.  15.10.2006 12:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2331
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster