Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '14

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
4025
 

Alageyik Türküsü'nün hikayesi ve çalarken bana hissettirdikleri

Alageyik Türküsü'nün hikayesi ve çalarken bana hissettirdikleri
 

Ufak bir yazı dizisine başlıyorum. Trompet, santur ya da başka bir enstrumanla çaldığım eserlerle ilgili bir yazı dizisi… Ne hissettiriyorlar. Hikayeleri ne?

Alageyik türküsünü bilmeyen yoktur. En azından türkü dinleyicisi için vazgeçilmez bir ezgidir.  Benim de repertuarımda önemli bir yere sahip... Çalarken bana hissettirdikleri türkünün acıklı hikâyesini anlattıracak cümleler kurduruyor.

Geleneksel melodisinin yanı sıra doğaçlamanın yer aldığı bölüm içinde coşku ve hüzün barındırıyor. Bir ağıt dinletmek oluyor benim maksadım.

Çünkü hikâyesinde bir acı var. Halil'in geyik avı tutkusunun işlendiği bir öykü... Ancak annesi ve nişanlısının bu av işinden rahatsız oluşu, geyik vurmanın uğursuzluk getireceğine inanması öykünün can alıcı kısmı... Annesinin yalvarmalarına kulak asmaz hiç. Nişanlısını da umursamaz. Bir gün bir güzeller güzeli bir alageyik yavrusu vurur. Anasının gözleri önünde yere serilir yavru. Anne alageyik ortadan kaybolur. Halil'se yüklenir yavruyu köye varır. Halil'in anası bir yavruyu anasından ayıran Halil'e çok kızar. Ancak olan olmuştur. Pandora'nın kutusu açılmıştır. Halil gittiği avlarda Alageyik tarafından çokça kandırılır. Gözden kaybolur Alageyik. Sonunda Halil avı bırakılır. Ta ki düğün gecesine kadar... Gerdek gecesi sırasında bir ses duyar Halil... Geyik sesidir. Nişanlısı Zeynep'i bırakıp tüfeğini kapıp dışarı fırlar. Geyiğin peşine düşer. Alageyik oyun oynamaktadır. Bir o kayada görülür bir bu kayada... Sonunda son bir hamle yapar Halil. Bir kayaya atlarken kendini uçurumu boylarken bulur.

Derler ki Halil'in geyik avlamaya tövbe edişidir bu türkü...

Bir ağıttır. Hem yavru geyiğin hem Halil'in anasının ortak türküsü...

Her çalışta pek çok öyküye uyarlanabilir bu türkü... Bir ağıttır. Ortak bir ağıt...

https://soundcloud.com/dgnozcn/alageyik

Yukarıdaki linkte trompetle çaldığım Alageyik yorumumu dinleyebilirsiniz.

Ben de gittim bir geyiğin avına,
Geyik çekti beni kendi dağına,
Tövbeler tövbesi geyik avına.

Gidin arkadaşlar kaldım kayada,
Siz gidin yoldaşlar kaldım burada

Ben giderken kaya başı kar idi,
Yel vurdu da ılgıt ılgıt eridi,
Ak bilekler taş üstünde çürüdü,
Gidin arkadaşlar kaldım kayada,
Siz gidin yoldaşlar kaldım burada.

Esvabım bohçada basılı kaldı,
Tüfeğim duvarda asılı kaldı,
Nişanlım da benden küsülü kaldı,

Gidin arkadaşlar kaldım kayada, Siz gidin yoldaşlar kaldım burada.

Papatya Tarlası bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence "iki keklik" türküsünü de işlemelisiniz. Türküler bizim kültürümüzün önemli mihenk taşlarından ve ben hikâyelerini çok severim. Saygılar..

Papatya Tarlası 
 06.09.2014 20:34
Cevap :
sıradaki türküdür zaten... teşekkürler...  07.09.2014 12:55
 

Hani şu "Keklik Dağlarda Ş(Ç)ağılar"...Ama İki Keklik de bir o kadar merak konusu olabilir. Teşekkürler... Selamlar...

Retor 
 06.09.2014 19:40
Cevap :
bahsettiğiniz türküyü en kısa zamanda repertuarıma alacağım.teşekkürler...  09.09.2014 14:14
 

Elinize, gönlünüze sağlık. Çok severim. Geyik Türk kültüründe önemlidir.Geyik, ceylan vurmak üstüne yazılı efsaneler, masallar, bilimsel alanda da makaleler vardır. Bir gün belki "keklik"i de yazarsınız. Selamlar, saygılar...

Retor 
 06.09.2014 13:52
Cevap :
teşekkür ederim. Keklik dediğiniz "iki keklik" türküsü mü acaba? sıradaki yazı konum oydu :)  06.09.2014 15:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1098
Kayıt tarihi
: 28.11.12
 
 

Uludağ Üniversitesi İktisat bölümü mezunuyum. Ancak dört yıldır müzikle uğraşmaktayım. Trompet ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster