Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
635
 

Allahaşkına bana cevap verin !

Allahaşkına bana cevap verin !
 

Bir an düşünün. Diyelim ki geçen pazar günü seçilip de meclise gitmeye onay alan milletvekillerinden biri de sizsiniz. Mazbatayı alıp, yeni takım elbisenizi ya da etek-ceket döpiyesinizi çektiniz üzerinize ve bir heyecanla başkentin yolunu tuttunuz.


Önce Ulus’a gidip, tarihi ilk Meclis binasını gezdiniz. Bizzat Gazi Paşa tarafından açılışı yapılan ve kendisinin, mütevazı kürsüsünde sayısız konuşmalar yaptığı, mebuslarına ve aziz milletine seslendiği, ilke ve devrimlerini anlatmaya çalıştığı o kutlu mekanın atmosferini soludunuz dakikalarca.


Artık meclisin açılış saati gelmişti. O milli mücadele günlerinin, o emperyalizme karşı direniş yılları Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin, Mustafa Kemal’in, Ali Fuat, Refet, İsmet Paşa’ların, Galip Hoca Celal Bey’in, Halide Edip Hanım’ın, Doktor Adnan Bey’in ve daha nice vatan kahramanı atalarınızın kudretli hatıraları ve omuzlarınıza yükledikleri tarihi sorumluluk altında, gözleriniz Ankara ufuklarını tararken, Bakanlıklar semtindeki yeni meclis binasına ulaştınız.


Azametli havası ile herkesi etkileyen Türkiye Büyük Millet Meclisi genel kurul salonundaki parlamenter koltuklarından birine oturdunuz, biraz çekingen, biraz ürkek, çokça da heyecanlıydınız.


Şöyle bir sağınıza baktınız. Birkaç gün öncesine kadar; tüm dünya ülkelerinin terör örgütleri listelerinin başında bulunan, sabıkası dünyaca sabit, bölücü ve ayrılıkçı çetenin üyesi olduğu iddiasıyla tutuklu olarak yargılanan, seçime girdiğinde ve kazandığında cezaevinde bulunan, dokunulmazlık kazanıp, oradan tahliye olduktan sonra şimdi yanı başınızda oturan bayanı gördünüz.

Şöyle bir solunuza baktınız. İlgili kurumlar tarafından zorunlu olarak el çektirilene kadar, uzunca bir süre, İmralı Adası’nda müebbet hapis hükmü ile tutuklu bulunan, örgüt elebaşısının, resmi avukatlığını yapan diğer hanımefendiyi farkettiniz.

Bir tarafınızda PKK Terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla yargılanmakta olup henüz beraat etmemiş (beraat etmek gibi bir amacı da var mı onu bilmiyorum), diğer yanınızda da PKK elebaşısının resmen avukatlığını yapmış iki bayan.

Bir saat kadar önce tarihi ilk meclis binasında hissettikleriniz, ilkokuldan başlayıp üniversite yıllarına kadar okuduklarınız, bildikleriniz, şehit cenazeleri, şehit yakınları, öksüz-yetim kalan bebeler, yirmili yaşlarında dul kalan körpecik kadınlar, yüreği kor gözü yaş dolu analar-babalar, elini-kolunu-bacağını-ruh sağlığını teröre kurban vermiş gaziler ve daha birçok çarpıcı kare gözlerinizin önünden geçiverdi o anda.

Şimdi söyleyin lütfen bana, siz olsaydınız ne hissederdiniz? Hadi yazabiliyorsanız yazın yorumlarınızı, içiniz acımadan.

Not: Yazı fotoğrafı www.derinsular.com adlı siteden alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Toplum yaşamında amaç insanları kazanmaktır. Kaybetmek değil. Siz elbette inandıklarınızı ve değerlerini savunacak, onların ön planda olmasını isteyeceksiniz. Diğer tüm vatandaşlarımız gibi. Yasal zeminde ve şartlarda her vatandaş bir diğerinin haklarına sahip olarak onları kullanabilir, kullanabilmelidir. Siz onları engeller, sistem dışına ve yasal olmayan yollara iterseniz, sonuçta ülkemiz zarar görebilir.. Ülkemizin bir tek şeye tahammülü yoktur. Birlik ve beraberliğinin bozulmasına. Özetle; Bizler, diğer bazı vatandaşların değerlerini ve beklentilerini uygun görmeyebilir, desteklemeyebiliriz. Gerçekte de bir kısım vatandaşlarımız bazı yanlışların içinde olabilirler. Kanaatime göre; onları ikna ederek ve kazanarak saflarımıza katabilirsek, ülke olarak bulunduğumuz coğrafyada daha da güçlü olabiliriz. Biraz sabır, biraz hoşgörü ve ikna ile yapılabilecek bazı işlerin olduğunu düşünüyorum. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 26.07.2007 13:45
Cevap :
Bekleyelim görelim efendim. Umarım önümüzdeki günler bahsettiğiniz üzere olumlu ve yapıcı, birleştirici ve uzlaşmacı günlere gebedir. Çok teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  27.07.2007 23:42
 

Çok düşündürücü bir yazı yazmışsınız.Ben sadece şunu diyebilirim.Benim içim acıyor ve yanıyor.Bundan başka diyecek söz bulamıyorum.Ellerinize,kaleminize sağlık Saygılarımla

Işın Çavdar 
 26.07.2007 9:38
Cevap :
Çok teşekkür ederim Işın Hanım. Değerli paylaşımınzın devamı dileğiyle, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  27.07.2007 23:40
 

Eğer bu kişilerin milletvekilliği yapmalarına engel oluşturacak bir durum varsa hukuk gereğini yapmalıydı, ki yapardı da diye düşünüyorum. Bahsettiğiniz kişilerin ailelerini ve kendi görüşlerini dinlediğimizde ilk fikirler genellikle olumlu. Şehit anaları veya dul kalan kadınların acısını hiçbir şey dindiremez ama hukukun suçlu bulmadığı, buna karşılık doğu illerinden binlerce oy destek almış insanlarla diyalog yolları zorlanmalı. İtidalli olunması gereken ve bu bakımdan (MHP-DTP yan yana) kutuplaşmaya müsaitliğiyle riskler taşıyan bir dönemde şehit analarını gibi maalesef milliyetçi ajitasyona müsait bir konuyu şimdiden oradaki milletvekilleriyle ilişkilendirirsek hata yapmış oluruz.

Burak Çapraz 
 26.07.2007 3:37
Cevap :
Peki biz hata yapmayalım Sayın Çapraz. Teşekkür ederim.  21.09.2007 0:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 920
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3648
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster