Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '15

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
345
 

Aman doktor, derdime bir çare

Aman doktor, derdime bir çare
 

İnternetten alınmıştır.


Dün bir devlet hastanesinin dahiliye bölümünde randevum vardı.

Hastane ana-baba günü. Sıramı bekliyorum. Doktorun odasına giren, yaklaşık iki dakika sonra çıkıyor. Gözüm kapının üstündeki ekranda. İsimler hızla yukarı doğru çıkıyor ve sıra bende. Hemen dalıyorum içeriye ve şikayetlerimi hızlı hızlı sıralıyorum zira çok az vaktim var. Doktor, genç bir bayan. Oturduğu yerden kalkmıyor, suratı bir karış. Ne bir tansiyon ne bir stetoskop aleti ne de eski doktorların yaptığı gibi elle muayene… Modern tıpta teşhisi doğru koyabilmek doktorun değil, test cihazlarının marifeti artık diye düşünmekten alamıyorum kendimi. Çünkü az sonra doktorun benden çeşitli testler isteyeceğini sanıyorum. Genç doktor ‘’şikayetleriniz benimle ilgili değil’’ deyiveriyor, ben böyle kendimle konuşarak en kıymetli iki dakikamı harcarken. Nasıl yani! Oysa oraya gidiş nedenim, özel bir hastanede aynı şikayetlerle muayene olduğum dahiliye doktorunun benden tomografi istemesiydi. Özel hastanede tomografi ücreti ödememek için devlet hastanesine gidiyorum ve bir tarafta tamamen aynı şikayetlerle beni tomografiye yönlendiren, üstelik tansiyonumu ölçen, ciğerlerimi dinleyen ve benimle konuşan özel hastanenin yaşlı doktoru varken diğer tarafta oturduğu yerden kalkmayan, soru sormayan, konuşmayan, yönlendirmeyen, bitkin, bezmiş üstelik genç bir devlet hastanesi doktoru var.

Gün içinde bu kadar hastaya bakmak zorunda olmak ne demek anlıyorum ama bu zaten hasta muayenesi olmuyor ki. Kendimizi kandırıyoruz sadece.

Durumu anlatıyorum bu genç doktora. Tomografi isteyemeyeceğini ama ultrason isteyebileceğini söylüyor. Eğer ben istersem… Yani seçim benim! Peki diyorum. Ultrason olsun. Odadan çıkıyorum ve bin bir kargaşanın içinden ve labirente benzeyen koridorlardan geçerek ultrason randevusu almaya gidiyorum. O gün 10 Haziran 2015. Memurun bana verdiği barkotta yazan tarih 24.11.2015. Yani 5,5 ay sonrası! Tepkimi ölçmeye çalışan memurun meraklı bakışı üzerimde. Durumun vahameti belli ki çok sık dile getirilmiş. Memur tetikte. ’’Dalga mı geçiyorsunuz ‘’diye başlıyorum. Kan tepeme sıçramış artık. Sistem böyle!  Diyor memur, bütün sayıp döktüklerimden sonra. O hışımla doğru doktorun kapısına gidiyorum ve açıldığı anda dalıyorum odaya. O kadar sinirliyim ki, doktor afallıyor. Başlıyorum yine. ’’Bana niye kızıyorsunuz ki ‘’diyor, ‘’tarihle ilgili bir şey yapamam’’.

‘‘Peki o zaman söyler misiniz, madem şikayetlerim sizinle ilgili değil, hangi bölüme gitmeliyim’ ’diye sorunca ‘‘siz bilirsiniz’’ demiyor mu?  Allah’ım bu gerçek mi? Bunu sinirli tavrıma tepki olarak söylediğini düşünüyorum. Ama her ne durumda olursa olsun bir doktorun hastasına bu şekilde cevap vermesi anlaşılır değil.

‘’Neden tomografi isteyemiyorsunuz?’’ diye soruyorum bu defa. ‘’Çünkü ben yorumlayamam’’ diyor! ‘’Özelde kendi doktorunuza gösterecekseniz isteyeyim.’’ Sinirle karışık şaşkınlık anlarımın süresi giderek azalıyor. Tomografi için önümüzdeki seneye randevu verileceğinden artık emin olsam da ‘’peki, isteyin’’ diyorum. Bana soruyor; alt batın, üst batın, başka? ‘’Ciğerlerime de bakılsa iyi olur’’ diyorum. Toraks da istiyor.

Elimde verdiği kağıt, tomografi randevusu alacağım yeri buluyorum. Görevli memur kağıdı inceliyor ve’’ bekleyin, çağıracaklar ‘’diyor. Nasıl yani? Hemen, bugün tomografiye alınacak mıyım? ‘’Evet’’ diyor kadın. Şaşkınım. Hem de nasıl... Doktorun odasında çıkardığım çıngardan mı hemen alınıyorum yoksa? İnşallah sebebi bu değildir diye düşünüyorum. Çünkü adalet herkese, her koşulda eşit mesafede durmalı, herkes için güven unsuru olmalı. Adalet kaba kuvvete, zorbalığa ya da zorlamaya meydan vermeyecek kadar güçlü ve sağlam olmalı. Ve de doktorların gerçek anlamda hasta bakabilecekleri düzenlemeler bir an önce yapılmalı. Sağlıktan değerli ne var ki?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öncelikle geçmiş olsun, bu yazıyı nefes nefese okudum ya, sanki hasta benmişim gibi afakanlar bastı. Bir de diyorlar ki, sağlıkta fevkalade düzenlemeler ve reformlar yapıldı, nasıl inanalım? Selam ve sevgi ile...

Yurdagül Alkan 
 26.06.2015 0:56
Cevap :
Vallahi soluk soluğa bir gündü benim için de o gün.Eşim bu konuyu BİMER'e yazmış.Durumun vahametinden bahsetmiş.Detaylı bir rapor göndermişler.Efendim, bölgenin kalabalık olması...Şu kadar sürede,şu kadar doktor,şu kadar hastaya baktı,şu kadar USG çekildi...Sonuç? Selam ve sevgiler benden de...  26.06.2015 14:28
 

Sistem :)) tarifle reçete yazılıyor, her doktor farklı teşhis koyuyor , iyi doktor arar olduk aaa bile dedirtmiyorlar:) geçmiş olsun, sevgilerimle :)

Tülay EKER 
 13.06.2015 9:57
Cevap :
Aynen yaşadıklarımı yazdım.Dediklerin çok doğru.Gönül rahatlığıyla,teşhisten emin çıkamıyoruz doktorun odasından.İyi doktor arıyoruz.Geçmiş olsun dileklerin için teşekkürler.Kocaman sevgiler benden.   14.06.2015 15:42
 

Devlet hastanelerinin durumu gerçekten içler acısı, köprüler yaptık, yollar yaptık diye övünüyorlar, en acil olan hastanelerin durumu içler acısı! Saygılar, hürmetler.

ErkanArkut 
 12.06.2015 23:39
Cevap :
Her şeyin başı sağlık.Önceliğimiz olmalı sağlık.Şu an ki durumda gerçekten doğru düzgün muayene yapılmıyor,teşhis konulamıyor.İyi doktor bulunamıyor.Nedenlerinden biri genç doktorların deneyim kazanmasını engelleyen düzenlemeler.Saygılar,hürmetler benden de Size.   14.06.2015 15:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 90
Toplam yorum
: 165
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 350
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

Adana'da doğdum. Havasının ve insanının sıcaklığı ile ünlü bu kentte çocukluğumu büyüttüm. Üniver..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster