Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
467
 

Amman! Onlara hizmette kusur etmeyin!!!

Amman! Onlara hizmette kusur etmeyin!!!
 

Bahar ayları ile sıklaşan dilenci trafiği son hızla devam ediyor. Eline çocuğu alan dilenmeye çıkıyor. En fazla yirmi, yirmi beş yaş arası olan ve gayet sağlıklı görünen bu kadınlar bir haylide artistler.

Geçen gün bir abonemle muhabbet ediyorduk. Yarım saat içinde iki tanesi geldi kucağında çocukla.

Birine dedim ki; gayet sağlıklı ve genç görünüyorsun, niye çalışmıyorsun?

Bin bir hışımla bana dönerek “sen çalışmaya devam et dedi.”

Yani sizin gibi enayiler oldukça bizim çalışmamıza ne gerek var demek istiyordu. Doğrusunu söylemek gerekirse haklılar aslında. Biz ve bizim gibi enayiler oldukça daha kaç kişiyi doyururuz bu ve buna benzer kim bilir? Hem de tepeden tırnağa. Bizim çocuklardan birine dedim ki geçen gün, “çok güzel sakat numarası yapıyor da:))” sende çıksana dedim; yüzünü gözünü biraz kirletir, biraz paçavra giyinir, birkaçta kısa dua ezberlersen buradakinden çok daha fazla kazanırsın.

—Abla ne diyorsun sen dedi; deli misin? Şişlerler adamı. Önce derneğe üye olacaksın, aidatını yatıracaksın. Sonra bölgen belirlenecek o bölgede çalışacaksın. Gündüz işini bitirdikten sonra da Mercedes gelip seni alacak. Bunlar birçok kurumdan daha organize çalışırlar ve yabancının kokusunu yüz kilometreden alırlar. Yok, kalsın! Ben maaş almadan da çalışmaya razıyım. Yeter ki karnım doysun. Hiç olmazsa yaşarım dedi.

Ama düşünüyorum da bir taraftan, onlarda haklı. Altı ay sezon şunun şurasında. Yazın biriktirip kışın yiyecekler. Kolay da sayılmaz hani işleri. Kapı kapı dolaş, zaten işlerinin kesatlığı nedeniyle sinirleri tepesinde olan esnafın çoğundan fırça ye? Kolay mı? Başka şeylerde teklif edenler oluyormuş. Bak sen şu densizlere. “Güya merdiven yıkayıp cam silerlerse, istedikleri paranın kat be kat fazlasını vereceklermiş.” Siz adamlara küfür mü ediyorsunuz Allah aşkına. Bugüne bugün onlar altlarında mersedesleriyle gezen dilenciler. Onlara temizlik teklif edilir mi? Onlara öyle temizlik memizlik teklif edip de adamların prestijini niye sarsarsınız? Deli bunlar ya. Onlar pis giyinirler ama temiz iş yaparlar. Vergi yok, algı yok, hesap soran yok? Ama siz… Siz kalkıp adamların prestijini sarsan işler teklif ediyorsunuz. Çok ayıp valla. Duymayayım bi daha. Yoksa sizleri dilencilik gibi asil bir mesleği küçük düşürmekten içeri attırırız. Biliyorsunuz gazetelerde yayınlanan yazılar veya haberler savcılığa suç duyuru olarak kullanılabilirler.

Onun için oturun oturduğunuz yerde ve dilenciler geldiğinde saygıda kusur etmeyin. Çayını kahvesini söyleyin. Dilencileri de yolculamadan, “yani adamların işini görmeden göndermeyin.” Ya siz ne yapıyorsunuz? Hadi başka kapıya; hadi başka kapıya. Yok abi olmaz öyle. Hepiniz aynı şeyi söylüyorsunuz. İş yok, iş yok. Hepiciniz yalan sülersiniz işte. Onlar nasıl geçinecek! Onlar da Allahın kulu değil mi? Onlarda bu ülkenin bir vatandaşı değil mi? Arada onları da idare edeceksiniz. Dilenciler açken siz tok yatmayacaksınız.

Ayrıca çok duygusal insanlardır onlar. Onun için lütfen dilencilerimizin kalbini kırmayınız. Dediğim gibi çayını kahvesini eksik etmeyiniz. Hizmette kusur etmeyiniz. Yoksa bi ilenirler feleğiniz şaşar valla. Aman haaaa!!!

Kısacası onlar her yerdeler. Aklınıza hayalinize gelmeyecek en uç noktalarda bile karşılaşıyorum onlarla.

Ya işin diğer boyutu? Şimdi bir de esnaf cephesinden bakalım olaya. Düşünsenize dükkânı açmışsınız. Gün yarı olmuş hala siftah yapmamışsınız. Fakat yarım günde gelen dilenci sayısı ortalama beş. Bunun daha pazarlamacısı var, tanıtımcısı var, reklamcısı var, ”benim gibi:))” tahsilâtçısı var. Maliyeden geliyoruz korkutmacası ile maliye gazetesi satanı var. Dolandırıcısı var. “Sahte para vs vs.si var. Ya esnaf! Esnafın neyi var? Dükkânı. Yalnızca bir dükkânı olması yeterlidir bunca taciz edilmek için.

Tabii ya. Var mı öyle vatan toprakları üstünde sermayeyi tek başına yemek. O dükkânlarda herkesin hakkı var. Onlar açsın yeter ki. Yiyici çoook!

Afiyet olsun!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

iyi bir eğitimci veya yönetici olabilirim; ancak hayatı her yönüyle takip etmek, yorumlamak ve yazıya dökmek sizin işiniz. Önemli bir konuyu dile getirmişsiniz. Dilencilik ve yan hizmetleri (?!) mafyanın elinde ayrı bir sektör. Türkiye'yi il il semt semt parselleyecek kadar profesyonel çalıştıklarına inanıyorum. Selamlar..

murat ertaş 
 30.08.2007 15:59
Cevap :
Ben de inanıyor ve gözlemliyorum Murat bey. Sanırım isminiz, Murat. Bu yazı da gözlemlerimin sonucu. Bu tabloya bakarak ve diğer yiyicileri hesaba katarak çalışanlar % 20 yiyenler % 80 diyebilir miyiz acaba? Saygılarımla.  30.08.2007 17:00
 

çok güzel ifade etmişsiniz..ama burdada bu tür insanlar yüzünde gerçekten ihtiyacı olanlar aç geziyor.bende bir gün limiti belli adamın biri para istedi.karşılığındada çorap getiririm dedi.para gitti çorap yok.denemek için tamam demiştim.ne yapacaksam çorabı.bence tek söz.insanlarda vicdan,haysiyet,onur kalmamış.

hayat caglar 
 29.08.2007 17:29
Cevap :
Onlar hangi tarihte vardı hatırlayabiliyor musunuz? :)) Bir daha çorabı da komşundan al. Çorap satan bir komşundan:))) Elinize sağlık. Okuyup, bir de yorumla taçlandırdığınız için konuyu. Saygılar.  29.08.2007 22:46
 

Vallahi hanımefendi dilenciler yazınızı okusa size çiçek gönderir! onların bu vahim durumlarını bu kadar güzel ifade ettiğiniz için. Esnafa gelince vah vah vah... Genellikle gelenlerin hızır olma olasılığı üzerinde takıntıları olanlar, çoktan sadakayı hazırlamış oluyorlar. Bana gelince bazen bende tufaya geliyorum ama çok seçiciyim bu konuda; dilenci dediğin rolünün, pardon işinin hakkını vermeli. Yok öyle basma kalıp sözlere "mıy mıy " verecek param! Esnaf cephesini çok güzel ifade etmişsiniz, elinize sağlık. Hiçbiri yabancı gelmedi:)) Saygılar efendim.

M.Talip Girgin 
 28.08.2007 18:06
Cevap :
Durum bu olunca başka türlü ifade edemezdim zaten. Dilencilere gelince çiçek mi verir artık böcek mi bilmiyorum. Ama alışmış onlar böylesi laflara. Vız gelir, tırıs gider bu laflar onlar için. Bir de milleti tam enayi yerine koymuyorlar mı? Ona tilt oluyorum. Elinde bilmem nereden aldığım rapor var diyor. Getir onu bakayım diyorsun. Üstünde ne idiğü belirsiz silik doktor imzaları. Tamam diyorsun, çıkar bakayım kimliğini, kimliğin tutuyor mu? Kağıdı elinden kaptığı gibi vınlıyorlar. Demek ki kimse bakmıyor. Kağıdı uzattı mı herkes veriyor bir kaç kuruş, onlar da bunu kullanıyor. Daha başka ne üçkağıtlar. Biliyorsunuz şimdi yüzde yüzsüzlük moda ki; onlar da bunu en iyi beceren tayfalardan. Saygılarımla. Bu arada; “esnafsınız galiba”:))  28.08.2007 22:21
 

hehe biz gavur ellerinde bosuna dolasir dururuz iyimi..abla ya varmi sizin dukkanin orda bi köse,sesim solugum cikmaz valla billa elim acarim o kadar:))

griadam 
 28.08.2007 17:18
Cevap :
Olmaz mı? Her yer köşe Ali. Gel, gel, sen de gel:))  28.08.2007 22:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1441
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster