Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
2215
 

An'da Kalmak

An'da Kalmak
 

An'da Kal


Eskilerin söylediği gibi Vukuf-i zamani.. Yaşadığımız anın farkında olmak.

Şimdilerde “an” da kalmak diyoruz.

Bu yazımda sizlere an’da kalarak yaşadığımız hayatın farkında olmanın ve hayatımızı kontrol edebilmenin öneminden bahsetmek istiyorum.

Çoğumuz zaman zaman hayatımızı programlamadan, hedefler koymadan rastgele yaşıyoruz. Bir gün, bir hafta, bir ay sonrasında ne yapacağımızı, nerde olacağımızı bilmeden, rastgele yaşamı sürdürüyoruz.

Oysa her an’ımızın farkında olup, hayatımıza belli hedefler koyarak, yaşam yolumuzu çizmek, yaşamı sürdürmek ve hayatımızı programlamak en doğal halimiz olmalı.

Biz istesek de, istemesek de anlar içinde farkındalığımızı dünyaya yayıyoruz ve o da bize geri yansıyor.

Eğer farkındalığımız mutsuzluk, olumsuzluk ve üzüntü içerirse bu niteliklerle karşılaşıyoruz.

Diğer taraftan eğer farkındalığımız koşulsuz sevgi, mutluluk ve neşe içeriyorsa, dünya bunu size aynen aksettiriyor.

Anlar içinde karşımıza çıkan her sinyale anlam yüklediğimiz anlamını çıkartabiliriz bu tanımdan.

Eğer güneşin doğuşunu seyrediyor ve o an, kendimizi kederli ve üzgün olarak hissediyorsak, ruh halimiz güneşin doğuşuna da sızacak, onu üzgün ve yalnız gösterecek.

Ya da o an neşeliyseniz, aynı gün doğumu neşenizi size geri yansıtacak.

Burada an da kalmayı sihirli kılan “ben” ve “oradakinin” bütünleşmesidir.

Biz sadece bakarak, dinleyerek, dokunarak, koklayarak hissederek ve o an’da kalarak dünyayı “kendi dünyamız” a çevirebiliriz oradaki ile bütünleşebiliriz.

Bütün bunları ancak şu “an” ın farkında olarak deneyimleyebiliriz.

Peki an’da kalmayı nasıl başarabiliriz?

Nefes tekniği bunlardan en önemlisi.

Derin nefesler almak, nefesimizin ciğere girişini ve çıkışını takip etmek, an’da kalmanın en güvenilir ve praik yollarından biri. Derin nefes alıp verirken, geçmişi veya geleceği düşünmeye çalışın. Yapamadınız değil mi? Derin nefes almaya konsantre olursanız yaşadığınız an’ın dışına çıkamaz, hiçbir yere gidemezsiniz. Sadece içinde bulunduğunuz gerçekliği fark edebilirsiniz.

Potansiyel değerlerinizi açığa çıkarmanın en etkin yollarından biri budur.

An’da kalmayı kolaylaştıran, bizi geçmişten - gelecekten kopartan en önemli tekniklerden biri nefes tekniğidir.

Diğer etkin bir yöntem meditasyon yapmak.

Duyularımızı dışarıya kapatarak, nefes alış verişlerimize kilitlenerek o an’a odaklanmak. Pratik yaparak geliştirebileceğimiz etkin bir method.

An’da kalmanın diğer eğlenceli yollarından bazıları, sevdiğimiz bir hayvanla veya çocuklarla oynayarak vakit geçirmek, bir kitap okumak ya da yemek yapmak. Ya da kendimizi düşüncelerden arındırarak müzik dinlemek.

İşte bütün bu teknikler an’da kalmanın yollarından bazıları. Örnekleri çoğaltmak mümkün.

Sizlere Jorge Luis Borges’in beni çok etkileyen ve her okuduğumda an’da kalmanın önemini bana yeniden hatırlatan bir şiiriyle veda etmek istiyorum.

ANLAR

Eğer yeniden başlayabilseydim yaşamaya

İkincisinde daha çok hata yapardım.

Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım

Neşeli olurdum ilkinde olmadığım kadar.

Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.

Temizlik sorun bile olmazdı asla.

Daha çok riske girerdim.

Seyahat ederdim daha fazla.

Daha çok güneş doğuşu izler,

daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.

Görmediğim birçok yere giderdim.

Dondurma yerdim doyasıya, daha az bezelye.

Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.

Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardan olurdum.

Farkında mısınız bilmem yaşam budur zaten.

Anlar, sadece anlar.

Siz de "an"ı yaşayın.

Hiçbir yere, yanına:

termometre, su, şemsiye ve paraşüt

almadan gitmeyen insanlardandım ben.

Yeniden başlayabilseydim,

ilkbaharda pabucumu fırlatır, atardım.

Ve sonbahar bitene dek yürürdüm çıplak ayakla.

Bilinmeyen yollar keşfeder,

güneşin tadına varır, çocuklarla oynardım,

bir şansım daha olsaydı eğer......

Ama işte, 85 imdeyim ve biliyorum....

Ölüyorum....

Jorge Luis Borges

An’da kalarak, her anınızı coşkuyla yaşayabilmeniz dileğimle…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tavsiyeniz üzere bir solukta okudum yazıyı.An'da olduğumu hisettim.Belki inanmayacaksınız ama benim için ne nefes,ne meditasyon ne de müzik.Sizi okumak,anlamak,hissetmek...İşte benim için an'ı hissetmek,an'da kalmanın formülü bu.Sihirli bir el deymiş gibi...Yılların tortusu,zehiri çıkıyor sanki ruhumdan.Bana inandığınızı hissediyorum.İhtiyacım olan bu.Bana inanılması.İçinizden ''ben senin kendine inanmanı istiyorum.''dediğinizi duyar gibiyim.Kendimi üstünde çok emek harcanması gereken,zor bir öğrenci gibi hissediyorum.Merak etmeyin siz.Bu emeği ben harcayacam kendime.Bu işe -kendimi emek harcanmaya değer-biri görmekle başlayacam.Ruhumun hastalanmasına ben sebep oldum,sağıltımını da ben yapacam. Zehir,tortu diye bahsettiğim şeyin,müsebbibi olarak kötü insanları görmekten vazgeçmeliyim.Ama işin aslı ne biliyor musunuz? Her ne kadar ben fırsat vermiş olsam da-ki kendini koruyacak bilinç yoktu- bu zehir,o iğrenç insanların eseri.Suya karışan mürekkebi çıkarıp,saf halime dönecem.An'dayım

die stimme des mondes 
 02.12.2010 22:38
Cevap :
Şimdi de olabilmek harika bir duygu değil mi ? Yaklaşık bir kaç senedir bu tekniği uyguluyorum (nefesime odaklanarak yapıyorum) ve inanın kendimi şimdide iken daha dingin mutlu ve huzurlu hissediyorum. Eminim ki bir süre sonra siz de aynı duyguları tam anlamıyla yaşayacaksınız ve ne demek istediğimi anlayacaksınız. Evet, size inanıyorum. Neden bilmiyorum ama inanıyorum işte. Sizin içten içe kendi gücünüzün farkında olduğunuza dair bir bilgi var içimde. Hissediş de diyebiliriz buna.. Sizden aldığım ikinci harika haber ise, kendinizi emek harcanmaya değer olarak görmeye başlamanız.. İnanın çok mutluyum bu güzel haberden sonra, harikasınız. Kısa zamanda bu kadar hızlı gelişimizin, gücünüzün de kanıtı değil mi ?? Biz ruhumuzu hasta ettiysek, iyi de edebiliriz kuşkusuz.Hiç bir şey kaderimiz değil, kaderi kesinlikle biz yaratıp, sonra da insanların ve çevremizde gelişen olayların üzerine atıyoruz. Sorumluluğu üzerimize alıp yaşamalıyız. Bunu bir kaç kez yapınca gerçek gücünüzü göreceksiniz,   03.12.2010 8:45
 

Anı yaşamak... Carpe Diem... Bitmiş olan geçmiş zaman ve henüz yaşanmamış gelecek zaman arasındaki an... Şimdi... Bugünün insanı, bizler, bir bakıma şanslıyız. Çünkü bilgiyi teknoloji sayesinde paylaşabiliyoruz. Borges'in şiirini ve içindeki hüzünlü uyarıyı. Daha az hata yapacağız belki de. Selamlar. İyi bayramlar dleklerimle.

Güz Özlemi 
 08.09.2010 9:15
Cevap :
Hayatınızdaki bütün şimdileri dolu dolu ve an'da yaşamanız dileğimle, ben de sizin ve ailenizin bayramını kutluyor, an'lar içinde mutluluklar ve güzellikler diliyorum size..  08.09.2010 10:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 559
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8167
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster