Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '14

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
315
 

Anahtarcı stratejisi

Anahtarcı stratejisi
 

Doğru anahtar, doğru sonuçlar


“Her insan bir kapıdır; kapı kapalıyken, nazikçe anahtarı arayın! Unutmayın ki her kapının bir anahtarı vardır!” -  Mehmet Murat İlhan

“Altın anahtar, her kapıyı açar.” - Türk atasözü

İnsan insana muhtaçtır” derler. Evet... Doğru da derler. Zira, “Düşmez kalkmaz bir Allah’tır” sözünü unutmamak lazım. İnsan kulluğunu bilmeli, her şeyin gelip geçici olduğunu bilmeli, hayatta tek başına yürüyemeyeceğini bilmeli.

Günlük hayatta herkesin doğaldır ki birbirine işi düşer. Öyle ki; yeri gelir düşmanlar bile birbirlerine muhtaç olurlar. Bunun nadide örneklerini Dünya tarihinde yer alan politika örneklerinde bulmak mümkün.

Peki... Neden insan insana muhtaç olur?

Çünkü, kendi başına karşılayamadığı bir ihtiyacını ancak doğru kişiden alacağı bir yardım ile karşılayabilecektir. İlk insan topluluklarının uzmanlaşma ile birlikte şehir hayatına geçişleri de bu temel üstüne kuruludur.

İhtiyaçların karşılanması örneği üstünden gitmek istiyorum. Gerçek yaşamdan bazı örnekler verelim...

Bazen birisi bir işe girmek ister ve hedeflediği firmanın Genel Müdürü tanıdık birisi çıkar, gider ona özgeçmişini verir. Adamın devlet hastanesinde acil işi vardır, bilir ki işin hallolması haftalar sürer; gider tanıdığı bir kıdemli profesörden yardım ister. Satış yapmak istediği firmanın Satınalma Mühendisi’ne bir türlü ulaşamıyordur; liseden arkadaşı olan Satınalma Müdürü’ne gider.

Bu gibi örnekler çoktur ancak her zaman sonuca ulaşmak için tepeden ya da bacadan girmek işe yaramaz. Hatta çoğu zaman işe yaramaz. Bir işe girmek için özgeçmişini Genel Müdür’e gönderen kişiyi örnek alalım. Başına buyrukluğun olamayacağı kurumsal firmalara bakarsak, hali hazırda bir açık bir pozisyon olmaması durumunda özgeçmiş sahibi kişinin özgeçmişi muhtemelen İnsan Kaynakları’na bir referans ile iletilecek ya da ileride kullanılsın diye bir çekmeceye. Çünkü kurumsal firmalarda bir bütçe vardır ve her işe alım ve harcama planlar dahilinde yapılır.

Üst makamlar üstünden ilerlemek çoğu zaman yanlış stratejidir ve o yüzden deli dumrul misali özgeçmişininzi tüm tanıdıklarınıza göndermeyin derler. Önemli olan mevcut bir ihtiyaç anında, doğru zamanda, doğru kişiye, o özgeçmişi ulaştırmaktır.

Bu noktada konumuzun özüne geliyoruz. Doğru kişi kimdir? Doğru kişi o an ulaşmak istediğiniz amaca sizi götürecek mevkisi, kıdemi, yetkisi, gücü en üst düzeyde olan kişi değildir. Yeri gelir özgeçmişinizi firmanın insan kaynaklarında çalışan stajyer arkadaşınıza iletirsiniz ve o özgeçmişinizi öyle doğru bir anda, doğru ortamda, doğru kişiyle buluşturur ki, firmanın Genel Müdürü vasıtasıyla yapacağınız etkiden daha fazlasını elde edersiniz.

Anahtarcı stratejisi nedir? Wachowski kardeşlerin ünlü “Matrix” filmini hatırlrsınız. Üçlemenin 2nci filminde her kapıyı açan bir anahtar vardır ve bu anahtarları da “anahtarcı” lakaplı bir adam yapmaktadır.

Hayat da böyle işte...

Her şeyin bir çözümü vardır ve en iyi çözüm için her zaman tek yol yoktur. Her çözüm bir anahtardır. Her çözümü sizin için kolaylaştıran da birileri vardır. İşte bunlar anahtarcılardır. Kapıları onlar tutar.

Sun Tzu “Savaş Sanatları”adlı kitabının casusluk ile ilgili bölümünde önemli olanın kapıları tutan nöbetçileri tanımak, onların isimlerini bilmek, hallerini anlamak, onlarla iyi ilişkiler içinde olmak olduğunu yazar.  Kaleleri fethetmek için bu ikişilere oynanması gerektiğini söyler.

Savaş ve savaşın kazanılması üstüne olan bu kadim Çin strateji kitabında doğaldır ki yazılanlar kazanmak  için yapılacaklar ve çıkar üstünedir. Ancak modern dünyamıza buradan uyarlayabileceğimiz şey şudur... Önemli olan aklınıza koyduğunuzu yapabilmektir ve bunu tek başınıza her zaman yapamazsınız. Ve bunu da ancak kıdemli, mevkili insanlarla değil doğru insanlarla yaparsınız. Doğru insanlar bazen en üst makamdaki kişidir, bazen de firmanın çaycısı. Önemli olan kişinin mevkisi, gücü değil, yardım istenen kişinin elindeki imkanları ne denli verimli kullanabildiğidir.

Bu arada yanlış anlaşılmak istemem. Yukarıda yazdıklarım bir çıkar amacını gerçekleştirmek için önerilen bir strateji değildir. Tabii ki bunun için de kullanılabilir; ama söylemek istediğim insanın tek başına hayatta başarılı olamayacağı ve kazanmak kavramının çevrenizdeki insanlar sırtından değil, onlarla birlikte kazanıldığı zaman anlamlı, güzel, ve keyifli olacağıdır.

Sevgiler,

Kenan

 

https://twitter.com/Naacel

http://naacel.blogspot.co.uk/

http://www.felsefetasi.org/author/kenan-kolday/

https://www.facebook.com/public/Kenan-Kolday

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 237
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1033
Kayıt tarihi
: 29.10.12
 
 

Çocukluğumdan beri kendimden büyük bir şeyleri arayıp durdum. Ve 1999 yılında yaşadığım şoklar il..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster