Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Temmuz '18

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
89
 

Anne, Kuşlar Geri Döner mi?

Anne, Kuşlar Geri Döner mi?
 

Yeni taşındığımız evin balkonunda bir kuş yuvası vardı. Çocuklar yuvayı görünce havalara uçtular. Bir ayağımız balkonda, gözlerimiz kumru yuvasının üzerinde oldu o günden sonra.

Anne kuş günlerce kuluçkada bekledi yavrularını. ‘’Kumrular gibi’’ deyiminin nereden geldiğini de anladım bu arada. Kuluçka süresi boyunca, baba yuvayı ziyaret etti ve anne ile nöbetleşerek yumurtalarını beklediler. Müthiş bir dayanışma örneği… Doğanın dengesine bir kez daha hayran oldum.

Büyük oğlum, her türlü hayvana karşı sevgiyle dolu bir çocuk. Tırtıllar, böcekler, sinekler de dahil bu gruba… Onun için bu süreç, hepimiz için olduğundan daha heyecanlıydı.

Yuva, balkonda kombinin üstündeydi. Yüksekte olduğu için her gün merdivene çıkıp yuvayı kontrol etti Deniz. Anne kumru, ya acıkırsa ya üşürse ya yumurtaları düşerse... Gibi,  bir sürü endişe ile bekledi oğlum.

Sonra bir gün, heyecanla bağırdı. ‘’Yavrular çıktı anne, hem de iki tane! Tüysüz, küçük iki kumru yavrusu, annelerinin kanatları altından ürkekçe kendilerini gösterdiler.

Bu defa da onların büyümesi, beslenmesi sürecine şahit olduk hep birlikte. Anne kumru bir süre gidiyor ve yavrularının sevinç çığlıkları arasında dönüp onları besliyordu.

Anne kumrunun dışarıda kalma süresi zamanla uzamaya başladı. Yavrular, saatlerce annelerinin yolunu gözlüyor, biz de aç kaldıklarını düşünerek endişeleniyor ve onları besleyip, beslememe arasında kararsız kalıyorduk. Müdahale edersek, anne kumru bir daha hiç gelmeyecek diye düşünüyorduk. Bütün endişelerimize rağmen, tabiat kanunlarına inandık ve onları sadece izledik. Anne kumru, her seferinde geldi ve yavrularını besledi.

Nasıl da hızlı gelişiyordu her şey. ‘’İnsan hayatının kısa bir versiyonu gibi’’ diye düşünmeden edemedim bütün bu olanları. Kendi ailemi düşündüm. Annemi, babamı, kardeşlerimi… Aramızdaki bağları… Anne, babamın koruyuculuğunu, kardeşlerimle koyun koyuna oluşumuzu… Sonra büyüdük, kuşlar gibi. Ve bir gün bizim için de yuvadan uçma vakti geldi. Her birimiz başka başka dünyalar kurduk. Başka aileler... Başka amaçlar için bilendik. Başka kaygılara, başka acılara gönüllü olduk. Kuşlar gibi özgür olamadık ama. Onlarla aramızdaki en büyük fark buydu bence.

Bağlarımızdan kurtulmak değildi özgürlük elbette. Çocukluğumuzu, anılarımızı terke etmek değildi. Özgürlük; uçabildiğimizin farkında olabilmekti belki de. Kanatlarımız olduğunu unutmamaktı. Bir gün o kanatları mavilerle buluşturma umudunu taşımaktı her ne pahasına olursa olsun.

Bir gün anne ve baba kumru geldiler balkona. Biri, pencere kenarında nöbet tutar gibi bekledi. Diğeri yavruların yanına uçtu ve kanatlarını çırpmaya başladı. ‘’Artık vakti, uçun hadi’’ der gibiydi.

Ve yavrular kanatlarının farkına vardılar. Korkuyla, ürkekçe özgürlüğü keşfettiler.

Deniz üzgündü.  Cevabı ‘’asla’’ olan o soruyu sorarken uzun uzun boş yuvaya baktı. ‘’Anne, kuşlar geri döner mi?’’

 

Sibel Yılmaz, Özkan Sarı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben kuşların nereye uçtuğunu merak ederdim... Sana kötü bir haber vereyim: Oğlun duyarlı bir çocuk olacak, adam olacak, insan olacak ama... Hepsinin bedelini ödeyerek... Uykular kuşların uçtuğu yerlere kaçacak... Dostlukla...

yeşilsoğan 
 06.08.2018 13:48
Cevap :
Deniz, çok duyarlı ve hassas bir çocuk.Anne, babası gibi...Maalesef, bu onun çok kırılacağının işareti,biliyoruz.Dilerim kuşlar gittikleri yerde çok mutludur.Oğlumun uykuları da oraya kaçacaksa, cennet olsun o yerler.Dostlukla...  07.08.2018 14:33
 

Merhaba paylaştığınız için teşekkürler. Bana balkondaki ayakkabılığımızın üzerine yuva yapan minik kuşlarımı hatırlattınız. Bir arkadaşım “Yepyeni ayakkabıları nasıl feda ediyorsun diye kızmıştı. Taşıyın yuvayı yumurtadan yavrular çıkmadan, bari alt raftakiler kurtulsun” diye öneride bulunmuştu. Hata bendeydi kutu bulup buluşturup kutulasaymışım ya da poşetleseymişim yer yok diye kısa süreliğine koymuştum. Bir çift ayakkabı için yuvayı nasıl yıkabilirdim? Yavruları nasıl görmezden gelirdim. Annesi yesin diye kızlarım ne hevesli taşımışlardı bulguru, ekmek kırıntılarını. Uyanınca minikler çıktı mı acaba diye herkes önce balkonun penceresine koşuyordu ilk kim görecek yarışı vardı. Çok ama çok tatlılardı kısa sürede olsa yaren olmuşlardı bize. Bazen anarız o güzelliğe ortak olmanın tadı bir başka.Ne yazık ki dönmüyorlar keşke uçup gelseler ben alt raftaki ayakkabıları da feda ederdim:( Neyse öyle işte bir anımı bende paylaşıverdim. Sağlıcakla kalın...Tekrar teşekkürler...

Sibel Yılmaz 
 02.08.2018 20:58
Cevap :
Sizin de çok güzel bir anınız olmuş kuşlarla.Ayakkabılarınızın ziyan olmasını göze alarak onları gözetmişsiniz. Çok güzel... Paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum. Çok mutlu oldum:) Sevgiler.  02.08.2018 22:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 165
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 236
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

Adana'da doğdum. Havasının ve insanının sıcaklığı ile ünlü bu kentte çocukluğumu büyüttüm. Üniver..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster