Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '21

 
Kategori
Anneler Günü
Okunma Sayısı
327
 

ANNEME

Çocukluğumun soğuk kış sabahlarında,yanmaya hazırlanan kömür sobasının,kül çekmecesinin tıkırtısı ile  güne uyanmak bana sonsuz bir mutluluk verirdi...

O tıkırtıki;içimi ılık bir yaşama sevinci ile dolduran,biz uyanmadan evi ısıtıp,çayı demleyerek kahvaltıyı hazırlamanın o tatlı  telaşı ile koşturan annemin, varlığını,enerjisini,gücünü,bizi kanatlarının altında sarıp sarmalama,kollayıp koruma arzusunu hatırlatan tılısımlı bir sestir benim için.

O soğuk kış sabahlarında,o kül çekmecesinin, boşaltılmak üzere yerinden ayrılması sırasında çıkardığı ve beni uykudan uyandıran o ses bana annemden kalan,sıcacık bir huzurun,sonsuz bir güven duygusunun kutsal sembolüdür adeta...

Annem ,senden bana kalan sesler "bebekliğimde dinlediğim ninni,masal,okula giderken ardımdan okuduğun dua,sevdiklerinin ölümlerinden sonra,ıssız köşelerde ,sessiz gözyaşları ile mırıldandığın ağıtlar,ilkokulda bir bayram töreninde okuğun ama 80 yıl boyunca hiç unutmadan,aynı coşku ile ezbere tekrarladığın Atatürk şiirinin dizeleri" değildir sadece."Sırtına bir yelek giy üşürsün kızım,sana karalahana sarması ayırdım dolapta ısıtıp da ye"cümleleri hala sıcacık kulağımda.

Annem senden bana sadece sesler kalmadı elbette,ölünceye kadar parmağından çıkarmadığın,şimdi benim parmağımda olan kırmızı taşlı ,gümüş yüzüğün,düğününde gözyaşlarını silerken,usulca dudağına değdirdiğin,iğne oyalı,ipek kumaştan ,gelinlik mendilinin üzerinde hala duran, bordo ruj lekeside bana kaldı.16 yaşında iken adına "yedi dağın çiçeği" dediğin çeyizin için yedi ayrı renkle umutlarını,hayallerini,sevinçlerini,hüzünlerini işlediğin kanaviçe nakışın,ellerinle diktiğin süsülü bez bebeğin,son ana kadar yattığın yerden huzurla seyrettiğin kırmızı,beyaz,pembe sardunyaların,cam göbeği,küpe,begonya çiçeklerin de bana kaldı...

Annem,senden bana ;"çocukluğumda kuzine sobamızın fırınında pişirdiğin palamut buğulamasının ,bayramlarda, bayram sevinci ile yaptığın anne kurabiyesinin, tadı hala damağımda su böreklerinin kokusu kaldı.Başucundan hiç ayırmadığın limon kolonyasının,ellerine sürdüğün kremin,saatlerce kaynatarak kar beyazı yaptığın çarşafların sabun kokusu ile birlikte içinde sevgi,emek,mücadele barındıran alın terinin ANNE KOKUSU kaldı...

Annem senden bana,seslerin,kokuların,renklerin,hüzünlerin,hayallerin çok nadir yakaladığım anlık tebessümlerin ve yaşadığın onca acıya rağmen hiç yitirmediğin yaşama azmin,yaşama sevincin,hayatın zorlukları karşısındaki onurlu direnişin kaldı...

Annem "BEN SENİ DÜNYA KURULDUĞU GÜNDEN BERİ VARSIN VE DÜNYA DURDUKÇA  HEP VAR OLACAKSIN" sanırdım...

Bu sensiz geçirdiğim üçüncü "anneler günü".Sen, her anneler gününde "bana sadece, rengarenk açan saksı çiçekleri getirin" derdin.

İçimde sonsuz özlemin ve o kocaman sevginle ,ben şimdi senin için sadece "o cennet bahçesinde,o çok sevdiğin rengarenk çiçeklerle ,huzur için de uyu anneciğim"diyebiliyor ve sadece bunu dileyebiliyorum.  

                                             Canan Beşir Bekem

                                                 09/Mayıs/2021

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 250
Kayıt tarihi
: 13.02.14
 
 

Hayatı şiirden öğrenmemişse eğer, yarımdır insan...   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster