Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
6795
 

Antik dönem Kapadokya tarihi (I.Bölüm)

Antik dönem Kapadokya tarihi (I.Bölüm)
 

Sınırları ve Genişliği

Eski çağlarda Anadolu kıtasının en büyük eyaletlerinden olan Kapadokya, muhtelif zamanlarda muhtelif sınır ve genişliğe sahip olmuştur.

“Kai i Kappadokia esti polymeris te kai sihnas dedegmeni metavalos” (Strabon), yani Kapadokya bölgesinin büyük kısmı başka ülkelerin egemenliğinde kalmış memleketlerdendir. O zamanlarda siyasi durumun her yerde sık sık değişik sıkıntılar altında kalması, diğer yandan ise tarihçilerde bu hususda rastlanan delillerin açık olmaması ve çok defa biri diğerine karşıt bulunmasından, Kapadokya'nın tam olarak sınırını tayin etmek olanaklı değildir. Bunun ile beraber tarihte bahsedilen eski şehir ve diğer yerlerden günümüzde (1913’ler-f.d.) hakkında tartışma olan , diğerlerinin tam olarak kayıp ve eski isimleri halen korumuş olan bugünkü şehirlerden de çoğunluğunun eski harabelerinden bir kısmını yada tamamını uzak mahallerde bulunmasıda bu güçlüğü daha fazla belirsizleştiren noktalardandır.

Herhalde aynı lisan veya biri diğerine yakın lisanlar ile konuşan kavimler tarafından iskan edilen Kapadokya, Strabon’un ifadesine göre, batıda Kızıl (Alys) Irmaktan başlayan ve doğuda Fırat (Eufratis) Irmağına kadar ve enlem olarak kuzeyde Karadenizden güneyde Akdenizde İskenderun Körfezine (İssikos Kolpos) kadar uzanırdı.

Kapadokya'nın bu en büyük sınır genişliği zamanında hem sınır olan mücavir topraklar, doğu tarafında Armenya ve kuzey doğuda Thermodon (Termet) Irmağı civarında Kolhis, batıda Kızıl Irmağın öte cihetinde Paflagonya, Frigya, Galatya Likonya ve güney batıda Kilikyanın Traheia (dağlık) tabir olunan kısmı idi. Yüzölçümü ise doğudan batıya 65 georg. mil. ve kuzeyden güneye 45 mil ki takriben 3000 mil kare ve Strabon’un ifadesine göre boyu 3000 stadion ve eni 1800 stadion ki her iki hesap üzerine Kapadokya bütün Anadolunun üçte bir kıtasını işgal ederdi.

Kapadokya bu genişliğini, daha doğrusu bahsedilen coğrafi sınırını Acem egemenliğinin son zamanlarından itibaren bütün Yunan – Roma devrinde (M.Ö.350 – M.S.350) muhafaza etmiştir.

İranilerin egemenliği altında bulunduğu süre zarfında Kapadokya , satrapeia tabir olunan iki büyük valiliğe bölünmüş olup, bunlardan birine asıl Kapadokya, Toroslar tarafındaki Kapadokya veyahut Büyük Kapadokya , diğerine Pontos tarafındaki Kapadokya ismi verilirdi.

Makedonyalıların zamanında Kapadokya kendi yerli hükümdarları tarafından hemen bağımsız yönetilerek on kumandanlığa (stratigia) bölünmüş idiki, bunlardan beşi Toros tarafındaki Kapadokya olup, Melitini[1], Kataonya[2], Kilikya[3], Tianitis[4] ve Garsavritis[5] diğer beşide Laouinisiani[6], Sargaravsini, Saraunini, Hamanini[7] ve Morimini[8] olarak adlandırılırdı. Romalıların zamanında birde onbirinci olarak Kivistra (şimdiki Ereğli) civarındaki yerler ve bilahare Silifke tarafında Eleousa adası hizasındaki kısmı ilhak olunmuştur.

Bu Büyük Kapadokya İle Pontos tarafındaki Kapadokya arasındaki sınır hattı Toros dağına paralel olarak Hamanini’in batı sınırından başlayıp Laouinisianının doğu tarafına kadar uzanan dağ silsilesi (silsile-i cibal) teşkil eder idi. Bu kısım aşağıdaki memleketlerden ibaret idi. Gazilonitis[9], Amisini[10], Fazimonitis[11], Amaseonhora[12], Fanarsya[13], Zilitis[14] ve Komana Pontika[15].

Makedonyalılar, devrinin sonlarına doğru Pontos tarafındaki Kapadokya, diğer Kapadokya’dan ayrılarak Pontos hükümeti adı ile bağımsız bir devlet teşkil etmiştir ki, adı geçen devlet bilhassa büyük Mithridatis’in yönetimi zamanında son derece kuvvet kazanarak uzun süre Romalılara mukavemet etmiştir. Bizanslılar zamanında Kapadokya’nın büyük kısmı Armeniyakon Thema tabir olunan bölgeye dahil olmuştur.

KAPADOKİSLERİN KÖKENLERİ, İSMİ ve LİSANI

Hakeza Kapadokya isminin nereden ileri geldiği hakkında dahi tarihçiler ve arkeologlar arasında ihtilaf görünür. Bazıları , Hindistan ahalisi isimlerini İndos ırmagından aldıkları gibi , Kapadokya dahi ismini Galatya sınırında ve adı geçen eyaleti Kapadokya’dan ayıran Kappadoks adında Kızılırmak’ın bir kolundan aldığına dayandırırlar. Lakin bu fikir o kadar şayan-ı kabul değildir. Bazıları dahi eski Asurya padişahı Ninias’ın oğlu Kappodoks’tan adını aldığı fikrini kabul ederler. Bununla beraber Kappodoks ve Kapadokai kelimelerine Yunan tarihçilerinden evvel tarihte rastlanmaz. İrodotos ve Diodoros’a göre yukarıda adı geçen Ninias, Asurya padişahı Ninos ve ünlü Semiramis’in oğlu idi. O zamanlarda şimdiki Trabzon taraflarında Thermodon ırmağı havalisinde iskan eden ve silahşorluklari ile tarihde ünlü Amazones (Amazon-f.d.) adlı kadınlar güneye doğru yürüyerek Assuryanın hükümet merkezi Ninevi şehrini istila eylediklerinde , Kappadokisler prensleri Kappadoks’un idaresi altında Eufratis (Fırat-f.d.) ırmağını tecavüz ile bu taraftaki memleketlere döküldüler ve ihtimaldir ki o vakit Asurios ismini terk ile Kappadokai ismini aldılar.

Netice itibariyle Kapadokya’nın en eski sakinleri hakkındaki eski çağlardan bize intikal eden bilgi pek karanlık ve belirsizdir. Bununda sebebi ise , zira İraniler ve bunlardan iktibas iden Yunan tarihçileri, Kappadokes , yani her vechi bala kable’l milat (p.) 8 nci asırda Asuryadan göçeden , bila tefrik Asurya , Sirios , Siros ve Leikosiros adı verilen kavmin ismini bütün yukarıda vasf ettiğimiz memleketlerin eski sakinlerine itlak ederlerdi. Binaenaleyh daha birkaç yıla gelinceye kadar eski Kapadokya ahalisi Sirios adı verilerek , binaberin Sam ( Simitiki ) ırkına mensub Aramaya ( arami ) ailesinden madud telakki olunurdu. Lakin vasf itmiş olduğumuz gibi adı geçen ırka mensub asıl Kapadokai’ler kıtayı istila eden göçmenlerin azınlığından ibaret olup kendi adlarını yerli ahaliye bilahare teşmil etmişlerdi.

Ancak bu yerli en eski sakinler kimlerdi ve asılları nedir , bu taraf tamamen bilinmemektedir, zira Makedonyalılar devrinden önceki zamanlara ait durumu aydınlatacak ne bir sikke , ne bir kitabe ( epigraf) ve saire hiçbir eski esere rastlanmamıştır. Yalnız büyük bir ihtimal olarak bu kavmin Anadolu’nun batı tarafından içeriye doğru vakti ile sürülmüş büyük Hind-Avrupa ırk ailesine mensub Pelasgos kabilelerinden ve Frigesler ile akraba bir millet olduğuna karar verilebilir. Azınlığı teşkil eden ve hariçten istila ile adlarını memlekete veren kavime gelince, bunlar hakkında her nedense ve istilaları her hangi asırda vuku buldu ise dahi, bunlar her milletten fazla Asuryalılara yakın oldukları ve medeniyetin ilk tohumlarını onlardan aldıkları kesindir.

Asuryalıların İmparatoriçesi ünlü ve büyük Semiramis’in adı elan bu güne kadar buralarda anılmaktadır. (1913’ler-f.d.) Bir çok yollar, Homata Semiramidos (Semiramis’in toprakları-f.d.) tabir olunan tepeler ve medeni eserler onun ismini taşıdığı gibi , ez cümle Zile (Amasya ) ve Malatya gibi eski şehirler dahi o meşhur sultanın kurduğu şehir olduğu bahsedilir.

Eski Kapadokya lisanı hakkındaki bilgi artmadıkça, Kapadokyalıların asıl kökleri ( katagogi ) hakkındaki deliller yarım kalacaktır. Adı geçen lisan hakkında ma-et-teesuf pek az bilgi edinilmiştir. Elegeçen ve alel ekser şehir ve saire isimlerinden ibaret pek az lugatlardan tespit edilenlere göre Arya lisanlarının ailesine mensuptur. Binaenaleyh orta çağda bir çok milletlerde vaki olduğu gibi , Kapadokya’nın eski yerli ahaliside dışardan gelen istilacıların ( kataktitai ) adını istiare ederek kendisi de onlara lisanını vermiş olması muhtemeldir.

Makedonyalıların zamanında Yunan lisanı resmi lisan olarak kaim olmuş ve aynı zamanda Yunanlıların bu taraflara mütemadiyen vuku bulan bir çok tavattunları ( apoikismai ) yerli ahalinin tedricen Yunanileşmesine etki ederek kısa süre içerisinde eski Kapadokya lisanını sükut ettirmiştir. Mamafih Makedonyalılar devrine tevali eden ve Aleksandrini (Büyük İskender Dönemi) tabir olunan devrin müddeti zarfında ve Roma egemenliğinin ilk zamanlarında Kapadokya lisanı henüz Yunan lisanı ile mean istimal olunurdu ve bundan dolayı ahaliye iki lisanlı ( diglossoi ) adı verilirdi. Bu noktayı Apost. Paulos’un şehadetide teyid eder.

Paulus, Konya’da Evangelion’u (İncil-f.d.) Yunan lisanında vaaz edip , ahalinin anladıklarını, lakin beyinlerinde Likaonya lisanı ile konuşduklarını zikr idiyor.

Fehmi DİNÇER
Ankara 2004

Kapadokya Tarihi hakkındaki bu yazı İmerologion 1914 adlı eserden tarafımdan çevrilmiştir. Bu yazının 2.Bölümü http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=57694 Milliyet Blog bağlantısında 3.ve son bölümü ise http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=60488 Milliyet Blog bağlantısında yayınlanmaktadır.

1] Atik Armeniyanın Sofini eparhiyası ile hemcivar bugünkü Malatia şehrinin bulunduğu yerler.

[2] Meilitini’nin güneyinde Toros ve Antitoros dağları arasında Kilikya ile sınır Piiramos (Ceyhun Irmağı-Cihan-f.d) ve Saros (Seyhun ) ırmakları buradan akar, payitahtı günümüz Elbostan (Elbistan-f.d.) mevkisinde eski Komana şehri idi.

[3] Kayseri civarı

[4] Niğde ve Deneghi (Yeşilburç-f.d.) civarı

[5] Aksaray ve Hasan Dağı civarı.

[6] Armenya hududunda

[7] Ankaranın karşısında Kızılırmağın doğu tarafında Haymana civarı

[8] Bugünkü Şereflikoçhisar ve Tuz gölü civarı

[9] Bafra civarında yerler.

[10] Samsun etrafı

[11] Merzifon havalisi.

[12] Amasya civarı.

[13] Bugünkü Taşova, Niksar tarafları.

[14] Amasya Zilesi, Tokat civarı.

[15] Yeşilırmak (İris) üzerinde bugün Yomanak adını muhafaza eden harabe.

Fotoğraflar:www.nevsehir.gov.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 109
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 5406
Kayıt tarihi
: 23.03.07
 
 

1959 yılında Fertek - Niğde'de doğdum. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster