Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '13

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
119
 

Artık ben gençlere güveniyorum

Artık ben gençlere güveniyorum
 

Bugün sabah kalvaltıdan sonra köye indim. Ben hep böyle derim. Herhalde çocukluktan gelen bir alışkanlık. 25 yıldır yazları bir adada oturmanın ve adanın köy statüsünde olmasından kaynaklanan bir söyleyiş tarzı. Adadaki evimiz köyün merkezine 1.5 km uzaklıkta olduğundan, alışveriş için merkeze gidişlere hep köye indik derdik. Şimdi oturduğum  Bodrum'un bir ilçesi henüz köy değil ama yeni değişecek yasa ile köy statüsüne inecek. Kısacası burada da alışveriş için merkeze gelmelere artık köye indik diyebileceğiz gönül rahatlığı ile.

Sabah merkezdeki banka, belediye işlerimi hallettikten sonra belediye kahvesinde kahvemi içip gazetemi okudum. Sonra da alışverişimi yaptım. Bu arada saate baktığımda ögle yemek saatinin çoktan geçtiğini gördüm.Gönlümü yiyecekler seçenekleri  arasında gezdirdim ve her zamanki gibi bilinen bir fest foodcu galip geldi bu gezdirmeden. Bu yaşıma ragmen fest food yemeyi seviyorum. Sanıyorum bu da bana uzun yıllar yurt dışında gençlerle birlikte olmamdan kalan bir alışkanlık. Fest foodcu, kışın aksine çok kalabalıktı. Hamburgerlerimizin hazırlanmasını beklerken yanımdaki küçük kızla nasıl ve hangi sözden başladığını hatırlayamadığım bir sohbet gelişti aramızda.

Hazırlanan hamburger tepsilerimizi alıp bir masada sohbetimizi devam ettiğim küçük kız 18 yaşında olduğunu, liseyi yeni bitirdiğini, yaz kış bu tatil yöresinde oturduklarını, ailenin tek çocuğu olduğunu söyledi. Bir yıl öncesine kadar büyük şehirlerden birinde yaşayan küçük kız o şehrin üniversitesine bağlı konservatuarda çello öğrenimine başladığını, bu beldeye yerleşince bu eğitimi zorunlu olarak bıraktığını, ama en büyük amacının müzik eğitimi, özellikle şan eğitimi yapmak olduğunu sözlerine  ilave etti.

Bir yandan hamburgerlerimizi, patetes kızartmalarımızı yerken sohbetimiz de ilerledi. İlerleyen sohbet esnasında küçük kızın ailesinin müzik eğitiminine, özellikle yurt dışı eğitimine sıcak bakmadıklarını da öğrendim. Bir an düşündüm. 23 yıldır , kızım Burcu Göker'in gerek ülkesinde, gerek yurt dışında müzik öğretimi sebebiyle çektiği sıkıntıları, yaptığı fedakarlıkları, onunla birlikte benim ve tüm ailemizin yaşadıklarını bir kaç saniye içinde bir film şeridi gibi gözümün önünden geçirdim. Bütün bu yoğun duygulara, takriben 10 aydır kızımı görmediğim. daha da ne zaman göreceğimi bilemediğim de eklendi.

Küçük kızla sohbetimize hayal ettiği müzik eğitimin ne kadar zor ve uzun bir yol olduğunu, ailesinin buna karşı çıkmakla ne kadar haklı olduğunu, ülkemizde gelişen toplumsal koşullarda sanatçı olmanın getirdiği ve getireceği zorlukları anlatmakla devam ettim. Gerçekten zor hatta imkansız bir işe soyunmaktı müizk eğitimine devam etmek. Bu arada  ben bu zorlukları sıralarken küçük kızın gözlerinde bir parıltı gördüm. Bu parıltı ile sorduğu bir soru dikkatimi çekti. Kızınız mutlu mu şimdi dedi. O zaman düşündüm.Evet 23 sene çok büyük zorluklar çekmiştik. Özlem yaşamımızda bir zorunluk olmuştu. Kalbimin içinde ailemin her ferdi birer parça oluşturuyorsa kalbim hiç bir zaman bütün parçaları bir araya gelmeyen bir puzzell durumuna gelmişti. Bütün bunlara ragmen Burcu acaba şu anda mutlu mu diye düşündüm. Sanırım Burcu mutlu idi. Yaptığı işi, kemanını çok seviyordu ve başka bir yaşam tarzı düşünemezdi. Ben bunları düşünürken küçük kız insanların  niye hep mutluğu bir örnek kalıplara soktuğunu, toplumda evlenmek, ev  araba almak, çocuk sahibi olmanın neden mutluluk için gerekli olduğunu  soruyordu. Evet haklı idi. O da mutluluğunu kendi bulmak, bu bu mutluluğu arayp bulurken, düşmek, kalkmak, yaralanmak istiyordu. Birey olarak bu onun en tabii hakkı idi.

Son günlerde bir şeyi çok iyi anladım. Ne istediğini, ne arayacağını bilen ve istediğini elde edebilmek için mücadele edebilen, kendi mutluluğu ve geleceğini kendi belirleyecek güce sahip olan bir gençlik yetişiyor. Çok mutluyum. Ben onları  bu kadar güçlü tahmin etmiyordum.Ne yalan söyleyeyim sadece kendi kızım bu kadar güçlü ve kararlı sanıyordum. Çok bencilce bir düşünce diyeceksiniz belki ama. Oysaki şu anda çok iyi anladım ki gençlerin büyük çoğunluğu çok bilinçli ve güçlü.Onları hafif tertip küçümsediğim için hepsinden özür diliyorum.

İnanıyorum ki o gençler ne istediklerini biliyorlar. Yürüyecekleri yollardaki engebeleri onlara anlatalım. tavsiyelerde bulunalım ama yürümelerine engel olmayalım. Varsın düşsünler, kendileri kalksınlari yaralanan dizlerini kendileri sarsınlar.

Ben onlara güveniyorum. Hatta şu anda o kadar çok güveniyorum  ki biz düştüğümüzde bile bizi de kaldırabilirler yerden.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili yazarım, canınıza sağlık güzel bir paylaşım.Gençler bizim her şeyimiz, onurumuz, gururumuz geleceğimiz. Sağlıklı mutlu yaşasınlar, Allah muratlarını versin.selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 10.06.2013 23:22
Cevap :
Sevgili Nahide Hanım , yorumunuzu görünce çok sevindim. Son günlerde sizden haber alamıyordum. Umarım sizin oralarda herşey yolundadır. Evet gençler bizim herşeyimiz. Bunu da bir kez daha ispatladılar. Onları çok seviyoruz. Sevgiler, selamlar  11.06.2013 10:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1007
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster