Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
7074
 

Aşkları büyüktü ama boşanmaya mecburlardı

Aşkları büyüktü ama boşanmaya mecburlardı

Yaşanmış bu öyküyü, hayatlarında hiçbir önemli sorunları olmadığı halde mutsuz olanların ve sevdiklerini mutsuz edenlerin dikkatine sunuyorum.

Birbirlerini çok sevmişlerdi. Tüm engellere rağmen evlendiler.

Ellerindeki birkaç dönüm çorak tarlayı satıp, İstanbul'a geldiler.

Hemşerileri bir gecekondu yapmalarına yardımcı oldu. Suyu elektriği yoktu. Ama bunlar onları yıldırmadı. Ayşe her gün kilometrelerce yoldan su taşıyordu. İlk yıl bir de bebeleri oldu.

Mehmet inşaatlarda amelelik yapıyordu. Ama bir gün iş var, ertesi gün yoktu. Bebelerine süt bile alırken hesap yapmak zorundaydılar.

Sonunda olan olmuştu. Mehmet, kazandığı parayla ne Ayşe’sine ne de Ali’sine bakamıyordu. İş olsa sabahlara kadar taş da taşır, ekmek parasını kazanırdı. Ama olmadı.

Umut yerini düş kırıklığına, sevgi yerini hüzne bırakmıştı.

Ne çok sevmişti Ayşe'sini, az mı beklemişti, subaşlarında bir kez görebilmek için.

Gece yarısı uyandı,“Benim” diye düşündü Mehmet, "Benim hakkım yok onlara bu acıları çektirmeye!" İçi kan ağlayarak, kararını vermişti.

Davanın adı boşanma...

"Siz" dedi mübaşir genç adama, "Siz bu tarafa geçeceksiniz!" Siz de böyle dedi Ayşe'ye…

Duruşma salonunda göz göze geldiler, iki damla yaş süzüldü Ayşe'nin gözlerinden, iki yaşındaki minik Ali kucağında...

Hâkim sordu “Sen kızım, eşin sana boşanma davası açmış ne diyorsun?”

Birden gözünde canlandı, biricik Mehmet’ine olan aşkı, var mıydı törelerinde boşanmak?

Hâkim tekrar sordu “Eşin senden boşanmak istiyor, gerçekten aranızda geçimsizlik var mı?”

Ne diyebilirdi? “Aslında bizi ayıran yoksulluk mu deseydi”... Ama demedi. “Evet” dedi. Hâkim, tekrar sordu; “Eşinden bir talebin var mı?” O bilmez miydi Mehmet' ini, olsaydı vermez miydi elindeki avucundakini…

“Köyüme yol, Ali’me süt parası…” diyebildi. Düşündü hesapladı... “95 lira yeter herhâl hâkim bey...”

Mehmet cebindekileri çıkarttı demir paralar say say dur, ne yapsa 95 lirayı tamamlayamadı. Gelen hemşerileri de ceplerindekini verdiler, hepsi de bozuk paraydı.

Ayşe gözleri yaşlı ve kucağında minik Ali’siyle adliyeden çıktı, geride boynu bükük Mehmet’ini bırakarak... Yoksulluk bir kez daha aşkı yenmişti.

(Bu öykü “Evliliğin Şifreleri” adlı kitabımdan alınmıştır.)

Değerli okurlarım, yazdıklarıma daha da anlam kazandıran yorumlarınızı bekliyorum.

Cengiz Hortoğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hikaye çok duygusal,ama çok mantıksız.Koca baoşanmakla,karısına da çocuğuna dahem yanlış,hem de haksızlık yapmış.Koca ,karısını babasının evine göndererek,çocuğuna olan sorumluluğundan aklınca kurtuluyor mu?Kadın baba evine,çocuğuyla gittiğinde,orada rahat edebilecek mi?Boşanmış kadın için özellikle anadolu da yaşama şansı çok az.Onu çok yaşlı biriyle veya dengi olmayan biriyle baş-göz edecekler,çocuk ta onun bunun yanında çalıştırılacak,geleceğin eğer şansı yoksa serserisi olacak.Adam gibi adam,mücadeleci olur.Karısını-çocuğunu başka ellere teslim etmez.Kadının her fedakarlığı yapacağına eminim,yeter ki karşısındaki kişi buna istekli ve kişilik sahibi olsun

yasemin kaya 
 25.02.2011 15:58
 

Boyle bir durumda bosanarak nasil bir cozum bulunmus anlamadim, adam bosaninca karisi refaha mi kavusuyor, hem dul hem de cocuklu haliyle turkiye gibi bir ulkede bir de...is arayana is cok, yeterki adam gibi istesin calismayi, karisi da temizlige falan gider gecinirlerdi...Is yok diyen insanlarin bir cogu, isi begenmiyor, girdikleri iste devam etmiyor. Bir de mantiksiz harcamalar yapiliyor, ayrani yok icmeye cebinde son model cep telefonu, sigarasi eksik olmuyor, ustune bir de 5-10 cocuk yapiyorlar. Egitim, egitim, egitim....

ali ulusoy 
 22.02.2011 11:05
 

Kimi zamanda kadın dayanamaz ve terk eder kocayı, vaad ettiklerini karşılamadığı için. Ama yurdum Anadolu kadını işte sayın yazarım, kaderine razı verilen karar ne olursa olsun... Saygılarımla...

Dilek Yaka 
 21.02.2011 23:28
 

Böyle durumları yaşayanlar çok, ama istemekten çekinirler. Aileler yardımcı olsa, bu yuva yıkılmazdı. Devlet böylelerini kollamalı... Avukatlar da böyle davaları ilgili mercilere duyurmalı. Dile getirdiğiniz için sağolun, kaleminiz daim olsun.

Ayten Dirier 
 21.02.2011 1:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 919
Toplam yorum
: 551
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 4140
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

CENGİZ HORTOĞLU Cengiz Hortoğlu Gaziantep'te doğdu. İstanbul Hukuk Fakültesini bitirdi. Serbest a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster