Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
7104
 

At ve Siyaset

At ve Siyaset
 

Her zaman siyasîler kazanamıyor; bazen de At'lar kazanır ;)


Siyaset” ve “Seyis” kelimeleri ortak kökten türemiş Arapça kelimelerdir. Sözcüklerin soyağacını inceleyen bilim insanlarınca  (ki bu bilimin adı etimolojidir)  “Siyaset” fiilinin nihai anlamı “Azgın / vahşi bir atı teskin etmek, yumuşatmak, terbiye etmek” olarak tarif edilir ve “Siyaset”  yapan yani at terbiyesi ve bakımı ile ilgilenen kişiye de “Seyis” denir.  Kelimenin günümüz Türkçesindeki kullanımı“Bir toplumda çatışma hâlinde olan çıkarların uzlaştırılması faaliyetidir”ki bu durum, azgın atları terbiye etmekten daha kolay değildir ve ancak yönetim erkinin elde bulunması ile gerçekleştirilebilir. Bu nedenle olsa gerek, kökeni antik Grekçeye dayanan ve “Devlet yönetme sanatı” anlamına gelen “Politika” kelimesinin (ki Polis kelimesi de Şehir/Devlet anlamına gelir)  karşılığı olarak da sıkça kullanılır.

İnsanlık tarihi bize göstermiştir ki güçlü olan bireylerin sırf kendi çıkarları doğrultusunda davranışta bulunmaları, öteki bireylerin ve dolayısıyla toplumun zararına bir durumdur. Bireysel yarar ile toplumsal yarar arasında denge sağlayarak toplumsal düzenin oluşturulması ve yürütülmesi işinin ilk elden sorumlusu, idarî gücünü hukuktan alması gereken “Siyaset” erbabıdır. Bir toplumda sadece düzenin korunması yetmez, toplumsal gelişim de lazımdır ve bunun için; “Siyaset” erbabının “Bilim, Felsefe ve Sanat” üçlüsünü toplum yararına iyi kullanması gerekir

ABD'li psikolog A. Maslow1943yılında neşrettiği bir çalışmasında “insan ihtiyaçlarının bir hiyerarşik düzen oluşturduğunu; alt kategorideki ihtiyaçlar tam olarak giderilmediğinde, kişinin bir üst düzeydeki ihtiyaç kategorisine geçemeyeceğini ve dolayısıyla da gelişme düzeyini tamamlayamayacağını” belirtmiştir.  Bu konuyu örnekleyecek olursak: Fizyolojik ihtiyaçlarını (beslenme, uyuma, ısınma, cinsellik vb.) ve güvenlik ihtiyaçlarını (ev, iş, sağlık güvencesi vb.) tam olarak karşılayamamış bir insandan, dünya görüşünü geliştirmesi için kitap okumasını ya da tiyatroya gitmesini bekleyemezsiniz; çünkü önceliklerinde böyle bir gereksinimi yoktur. En üstte yer alan “kendini gerçekleştirme gereksinimi” (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü vb.) ancak alt kategorilerdeki ihtiyaçların giderilmesiyle oluşabilir.

Bilim insanları, filozoflar ve sanatçılar, yaşadıkları toplumun daha ilerisinde olan ve Maslow kıstaslarına göre kendini gerçekleştirme aşamasına ulaşmış bireylerdir. Toplumsal gelişim için, “Siyaset” erbabının bu insanların bilgi ve becerilerinden faydalanabilme kapasiteleri,  aynı zamanda siyasetçinin de gelişmişlik düzeyi ile doğrudan ilgilidir.  “Politika” kelimesinin anavatanı olan Egedeki antik (Hıristiyanlık öncesi) medeniyetlere ait harabelerde; kütüphanelerin, geniş caddelerin, tiyatroların, estetik heykellerin ve güzel mimari yapıların izini bugün de görebiliyoruz olmamız manidardır. Bu medeniyetlerin yazdığı edebî ve felsefî eserler, bugün de önemli ve değerli olma özelliklerini hâlâ sürdürebilmektedirler. Binlerce yıl önce yarattıkları şehircilik anlayışı ile de çağımız İstanbul’unun kat ve kat ötesindedirler.

Dilimize Fransızcadan geçen “Politika” ile Arapça olan “Siyaset” kelimelerinin farklı köklerden türemiş olmasına rağmen, güncel Türkçede aynı anlamlarda kullanılıyor olması önemlidir; çünkü dildeki değişimler ya da bazı kalıplar, toplumsal olgu ve olayların analizinde tahminlerin çok ötesinde delil ve ispatlar içerirler. Belki de ülkemizdeki temel sorunlardan biri: “Politika” ile “Siyaset” arasındaki ayrımı fark edebilecek seviyeye henüz ulaşamamış olan toplum yapımızdır. Çöl kanunları ya da köylü gelenekler ile şehirleri yönetemezsiniz! Eğer yönetmeye kalkışırsanız, orası gerçekte bir şehir değil “Doğan görünümlü Şahin”dir artık; çünkü şehir demek, medeniyet (civilization) demektir tüm dillerde.   Ve unutmayınız ki okuduklarınız bana, anladıklarınız ise size aittir!

Murat Kartal 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Seviye yükselten bir yazı ama anlıyacak birey az. Seyisler tombullaşmış sürü uyuzlaşmış.! Bize Don kişotu oynamak kalıyor.! Orijinalinde olduğu gibi mahalle meclisleri olmalı. Mahalleden mahelle meclisi, şehirden şehir meclisi ve şehirlerden memleket meclisi sorumlu olmalı. Güç dengesi bugünkünün tersine mahelleden devlete doğru olmalı. Saygılar

Süleyman Akyürek 
 13.05.2012 20:48
Cevap :
Süleyman Bey, Yazımı okuma zahmeti ve yorum yazma nezaketi göstermenizden dolayı en içten duygularımla size teşekkürlerimi sunmak isterim :) Dileklerinize gelince, katılmamak ne mümkün! Umarım çok daha güzel yarınlar ve güneşli günler görürüz...  15.05.2012 10:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2149
Kayıt tarihi
: 07.06.11
 
 

Ben bir arayıcıyım; hakikati ararım. Bu yüzdendir şüpheci oluşum... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster