Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kamu Yönetimi Bilim Uzmanı ABDULLAH BEDELOĞLU

http://blog.milliyet.com.tr/abdullahbedeloglu

20 Şubat '18

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
44
 

Atatürk Milliyetçiliği

Milliyetçilik: Kültür milliyetçiliği, ekonomik milliyetçilik, ırk milliyetçiliği, dil milliyetçiliği, tarih milliyetçiliği olarak çeşitlere ayrılır.

Atatürk Milliyetçiliği: Bağımsız ve cumhuriyet yönetimine dayanan bir devlet şeklini öngörmüş ve geliştirmiştir.

Atatürk’ün kültür milliyetçiliği; Dini İslam, Evrensel İnsan Hakları Bildirgelerine uyumlu hukuk ve sosyal davranış kültürünü benimsemiştir. Türkçe ve İngilizce dillerini eksen alan bir eğitimi esas almıştır.  Bu açıdan Amerika ve Avrupa ile kültür birliği oluşturmuştur.

Türkçeyi, Arapça ve Farsça kelimeleri ortadan kaldırmak için kullanmak istemiş. Ancak Dünya’da Türkçe konuşan devletler olmadığı için Arapça, Farsça ve uyduruk dilden oluşan bir politik karma lisan içinde kalmıştır. Türkiye,Türklerin Ruslarla oluşturduğu milletler topluluğuna girmeyi reddeden devlettir. Yine Kazak, Özbek, Azerbaycan vs. biz Türk değiliz Türk olan sizsiniz demişlerdir. Avrupa, Osmanlıya Türk derken Kazak, Özbek, Türkmen vesaire devletlere Türk dememiştir. Türk kelimesi kölemen, köle insanlar anlamında kullanılmıştır. Kazak, Özbek, Kırgız vs kendi ırklarından olmayan insanlardan yönetim, askeri ve ulema sınıfı oluşturmamıştır. Osmanlı Devleti, Yıldırım Bayezit’ten sonra (1402) devleti Türk olmayan unsurdan oluşturmuştur.

Dil olarak Türkiye, Avrupa, Arapça, Farsça ve Hind dil kültürüne ait olmadığını iddia etmiştir. Hunca dil kökenine de yönelmemiştir. Yeni kelimeler türeterek Türkçe denilen yeni bir dil oluşturmaya çalışmaktadır.

Tarih milliyetçiliği: Avrupa, Arap ve Fars tarih birliğinden ayrı bir tarih birliği anlayışına yönelmiştir. Genetik olarak yönetim ve askeri kabiliyeti olan bir ırk olan Hunlu olarak, Asya, Avrupa, Afrika, Arap ve Farsları işgal edebilen beş kıtayı yönetimi altına alan ve alacak olan bir tarih savına sahiptir. Önce Türk Devletlerini egemenliği altına alacak, sonra diğer kıtaları egemenliği altına alacaktır.

Netice olarak Türkiye’nin hiçbir millet ve başka hiçbir ülkeyle tarih birliği anlayışı yoktur.

Ekonomik milliyetçilik: Osmanlı Devleti üretim ve ticaret devleti değildir. Kapitülasyonlar ekonomik milliyetçilik olmadığı için aleyhe, iktisadi çöküşe sebep olacak şekilde gelişmiştir. Cumhuriyet Dönemi kapalı ekonomi dönemi olduğu için ekonomik milliyetçilik laftadır. Hayali milliyetçiliktir. Uygulama içinde yer alan ülke için  yani rekabete açık toplumun ekonomik milliyetçiliği var mı, yok mu tartışabiliriz.

Fransız Renault, İtalyan Fiat, Alman marka veya Çin, Japon marka üretimlere taşeronluk eden ülkenin ekonomik milliyetçiliğinden söz etmek hayali olur. Türkiye’nin Batı Ekonomik milliyetçiliği içinde yer aldığını veya Rus, Çin vs milliyetçisi olduğunu söyleyemeyiz. Hatta İslam Ekonomik Teşkilatı içinde yer aldı diye İslam Ülkeleri ekonomik milliyetçiliği yapıyor diyemeyiz, nasıl Avrupa Ekonomik Teşkilatı üyesi olduğumuz halde Batı Ekonomik milliyetçisi olmadığımız gibi. Türkiye hiçbir ülke ile dil, tarih, ekonomik birliği, hatta ırk birliği oluşturamayan bir devlet görünümündedir.

Atatürk milliyetçiliği oluşturulamamış bir milliyetçiliktir. Ancak yaşamak isteyen devlet ve birlikte yaşamak isteyen halkın çözüm arayışını yansıtan, içi boş kavram olmaktan modernleşme ülküsü, çağdaş uygarlık takipçisi ve uygulayıcısı olarak kurtulan halk devleti ülküsüdür Atatürk Milliyetçiliği.

Abdullah Bedeloğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 150
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1560
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster