Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
358
 

Atatürkçüler "milli bayramları" kutlama konusunda neden bu kadar tatminsiz!

Atatürkçüler "milli bayramları" kutlama konusunda neden bu kadar tatminsiz!
 

internetten alınmıştır


Bu ülkede özellikle sağ iktidarlar olduğu dönemlerde, CHP kökenli Atatürkçü/Kemalist "solcu"lar, içinde Mustafa Kemal'in olduğu tüm özel günleri kutlama konusunda iktidarların yetersiz kaldığını iddia ettiler.

Bu serzeniş AK Parti Hükumetleri döneminde daha da arttı...Merhum Özal'la başlayan tören sadeleştirmesi, Tayyip Erdoğan döneminde de sürmüştü...Ama laik kesimler daima Atatürk'ün ve onunla anılan "milli bayramlar"ın ikinci plana itildiğini iddia ettiler.

Bu durum bir iddia olmaktan da öte, bir takıntı olmuştu aslında...Cumhuriyet nesilleri bu konularda öylesine abartılı ifadelerle, öylesine gerçek üstü hikaylerle yetiştirilmişti ki, Ata'ları için ne yapsanız onlar için kafi gelmiyordu.

Türkiye'yi "tören devleti" yapan da aslında bu tatminsizlikti...Askerler ayrı, siviller ayrı, öğrenciler ayrı törenler yapıyordu ama bunlarda yetmiyordu...Daha ilk mektebin ilk kitabının ilk sayfasından itibaren Atatürk kültü anlatılıyordu ama yine "Atamızı anlatamamış" oluyorduk.

Sağ iktidarların bu tören "çılgınlığını" biraz sadeleştirip işi normalleştirmek istemeleri her adımda "Atatürk'ü unutturma" çabasıymış gibi algılanıyordu...Çünkü, ne yapsanız ne etseniz, Ata'yı onların tatmin olacağı tarzda anamıyordunuz!

Zaten Türkiyede iş çoktan, bir devlet büyüğünü anma mantığının ötesine geçmiş, bir kara sevda, bir melankoli, bir saplantı haline getirilmişti...Söz konusu olan, bir insanı veya onun yaptığı işleri anmaktan çok öte "uluhi" özellikler taşıyordu.

Türkiye'yi Atatürkçü-laik-çağdaş vesaire yapmak için dayatılan bu ritüeller bütünü sonuçta bir "din" ortaya çıkardı, kim ne derse desin...Üstelik bu din, devletin "resmi dini" olduğu için, öteki dinlerden çok daha fazla imtiyaz ve itibar gördü.

Böyle bir dine inandırılmış nesillerin, dinleri aleyhine olabileceğini düşündükleri her hareket ya da tören sadeleştirmesi (onlar için ibadet kısıtlaması) doğal olarak bu nesillerin tepkisini çekti ve hala çekiyor.

Bu yüzden, herhangi bir şehirde, herhangi bir esere isim verilecekse bunun mutlaka "Atatürk" olması gerekiyor...Eğer, bir kere de başka birinin adını verelim, derseniz bu sizi "Atatürk düşmanı" yapmaya yetiyor.

23 Nisan'la ilgili Hükumet tasarrufları, 19 Mayıs'la ilgili alınan yeni kararlar ve/veya yeni yapılan bazı eserlere Atatürk adının verilmeyişi bu Hukumeti, Atatürkçü "dindarlar" nezdinde çoktan "zındık" yaptı.

Artık bu Hükumet ağzıyla kuş tutsa bunlara yaranamaz...Bununla, bu Hükumetin de aslında "Atatürkçü" olduğunu iddia etmiyorum...Ama zaten isteseler de bu "müminler" kadar olamazlar!

Her türlü normalleşme arayışı, Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki aşırılıklarla karşılaştırılacağı için daima, rejim düşmanlığı, Atatürk karşıtlığı olarak algılanıyor. Sürekli bir şeyler elden gidiyor, korkusu yaşanıyor.

Buna psikologlar ne diyor bilemeyeceğim ama ben "normalleşme korkusu" diyorum...Atatürk'ü ve Cumhuriyeti, çoğu bayan(anne) olan ilkokul öğretmenlerinin ,sarı saçlı, mavi gözlü ölümsüz "ilah" duyarlılığından öğrenen bu nesillere, Atatürk'ün de bir insan olduğunu, öldüğünü ve fakat toplumun yaşamaya devam ettiğini bu yüzden de bazı şeylerin değişmesi gerektiğini anlatamazsınız!

Bir gün her işimizin normalleşmesi dileğiyle 19 Mayıs bayramı kutlu olsun, diyorum!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Ali Bey, Bilirsiniz, "Kimse görmek istemeyen birisi kadar kör, duymayan istemeyen birisi kadar sağır değildir!" Belki, 100 kez yazdık bu da gerçeği arayanlar için yazınızı vesile kılarak 101. olsun. M.Kemal Paşa, “Her şeyi ben yaptım. Ben olmasaydım Türk milleti kurtulamazdı… Bu şekilde iddiada bulunan adamları akıl doktorlarına göndermek lâzım… Eğer bu memleketi bir Karabekir’le bir Mustafa Kemal kurtardıysa çok yazık… Oturup ağlamak lâzım!" demiştir.(Kaynak:"Atatürk'ün Uşağı'nın gizli defteri") M.Kemal Paşa, Vahdettin tarafından Anadoluya gönderilir. Bunu kendisi açıklar. (Kaynak:14 Eylül 1919 tarihli "İrade-i Milliye gazetesinde yayınlanan telgraf: çekildiği yer Havza. Tarih 14 Haziran 1919: Mustafa Kemal Paşa, son görüşmelerini hatırlatıyor padişaha ve şöyle diyor: ülkenin sizin öncülüğünüzde millî mukaddes bir kudretle kurtulacağına dair verdiğiniz ilhamları şu an gibi hatırlıyorum.." Bu gazete M.Kemal Paşa tarafından yayınlanır. Devamı "Facebook yorum"da...

Canmehmet 
 21.05.2016 9:02
Cevap :
Mehmet bey, sizin anlattığınız ve tarihi bir gerçeklik olan Mustafa Kemal'le bu uluhiyetçi zihniyettin anladığı Mustafa Kemal aynı kişi değil...Nitekim, Mustafa Kemal'in de bir insan olduğunu ve bazı zaafları bulunduğunu işleyen ve kendisi de Atatürkçü olan Can Dündar'ın Mustafa isimli filmine kıyamet kopardılar..Dolasıyla sizin benim anlattıklarımızı daha okumadan reddetmeleri normal...Yani bu anormallik içinde normal...Elinize sağlık..Hayırlı kandiller..Selamlarımla  21.05.2016 15:27
 

milli bayramların varlığı ve kutlanması karşısında laik türkiye karşıtları neden hazımsızsa ondan dır belki ali bey ? bunca yıl bunları sinir olarak izlemek ne kadar zor olmuştur ..bunları severek kutlayanların halini 90 sene boyunca bunlara tahammül etmek zorunda kalanlardan daha iyi anlayacak yoktur herhalde..

Meltem Şahin 
 21.05.2016 1:42
Cevap :
Belki de biraz öyledir Meltem hanım..Demek ki, kimseye hiç bir şeyi zorlamamak, dayatmamak gerek..Ya da abartmamak gerek..Hayırlı kandiller...  21.05.2016 15:31
 

Ali Bey niye ilk cümle'ye takıldınız.Bence 2.cümle daha can alıcı.

mehmet binlik 
 20.05.2016 22:03
Cevap :
Bence son yazımı okuyunca bunun cevabını bulacaksınız Mehmet bey...  21.05.2016 0:58
 

Mustafa Kemal Atatürk isminden ve de Onun Doktrinlerinden bazıları niye rahatsız olmaktadırlar?Acaba Sevr'de yapamadıklarını görmek istedikleri Türkiyeyi o kalıba sokulmasını önleyecek tek Milli doktrin olmasından mı?

mehmet binlik 
 20.05.2016 13:57
Cevap :
Mustafa Kemal doktrini de ne oluyor??   20.05.2016 16:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1617
Toplam yorum
: 4204
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 783
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster