Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
508
 

Ateş Böceği

Ateş Böceği
 

KÜÇÜK DOKUNUŞLARLA BİZİ HAYATA YENİDEN DÖNDÜREN GÜZEL İNSANLARA..

Hani olur ya bazen, en güçlü insanların bile çok zayıf anları.

Dışardan yıkılmaz bir kayaya benzeyen liderlerin, komutanların veya belli bir amaca adanmış bazı insanların kendini güçsüz hissettiği zamanlar.

Çok uğraşırsınız mesela, herhangi bir konuda ama başaramazsınız veya size göre başarılı olur ama takdir bulmazsınız ve en kötüsü her şey tam istediğiniz gibi gelişir ama etrafınızda bu başarıyı paylaşacak tek dost bulamazsınız.

Bu tablo kötüdür ama daha kötüsü, başladığınız bir işi bitirmek konusunda yeterli gücü bulamazsınız. Bazen hayalinizi gerçekleştirmeye hiç başlayamaz bunun ezikliği ile yaşarsınız.

Böyle zamanlarda kendinizi çaresiz, kimsesiz ve değersiz hissedersiniz.

Başkalarını bilmiyorum ama ben kendi adıma bu duyguların hepsini az çok yaşadım. Buraya kadarmış dediğim zamanlar da oldu, adeta hedefe giden yollarımın aşılmaz kayalarla kapandığı zamanlarda.

Buna sebep bazen bir sınav, bir proje, bir türlü rayına oturmayan bir deneysel sonuç veya planladığım bir işin tıkanması oldu.

O umutsuzluk anlarında, gözünüze aldığınız o kadar yol, geçtiğiniz onca engel ya da kazandığınız hiçbir başarı görünmez ve siz sadece tıkandığınız noktaya saplanır kalırsınız.

O nokta bir düğüm noktasıdır ve genellikle yalnız aşmakta zorlanır vazgeçmeye ramak kalan bocalamalar yaşarsınız.

Bu vazgeçiş konusu; bazen işiniz, hedefiniz, idealiniz, hayaliniz, herhangi bir insan ve en kötüsü hayatınız olabilir.

Halbuki bu kırılma noktasında, tam bu yaşamla ölüm veya başarısızlıkla başarı arasındaki yamaç da sırtınıza bir dost el dokunsa,’ korkma ben buradayım’’ dese, hatta hiç konuşmasa, oturup sadece sizinle ağlasa bile, bu yakınlık size başarmak ya da yeniden yaşama sevinci bulmak için güç verecektir.

Hiç unutmuyorum, başarısız olup kaldığım bir sınavda şu an kendisi de Profesör olan bir arkadaşım odama geldi. Hiçbir şey söylemedi, sadece sandalyenin birini çekip yanıma oturdu. O ana kadar gülümseyen ve sanki o sıkıntıyı yaşayan, çaresizlik içinde olan başkası immişçesine gülümseyen ben, ağlamaya başladım.

Biz birlikte ne kadar ağladık bilmiyorum ama o gidince elimi yüzümü yıkadım aynada kendime baktım.

O sınavı geçeceğimden artık hiç kuşku duymuyordum.

Bugün bu yazımı bana bu güzel insanlardan, bize umut veren, zor zamanlarımızda çok uzaktan bile size yazdığı birkaç satırla doğru yolda olduğunuzu hissettiren birinden aldığım bir mail için yazdım.

Lisanstan öğrencim, şimdilerde gerçek bir eğitim neferi ‘’öğretmen’’ olarak çalışan öğrencimin yazdığı şeyler beni çok duygulandırdı çünkü zorlandığımı düşündüğüm zamanlardan birini yaşıyordum.

‘’’ Sevgi Bozkurt

Sevgili Nazan Hocam...

İnternetim olmadığı için msj yazamadım.... Ancak geçte olsa kutlamak istedim.

Sizin gibi örnek bir kadının, bilime hizmet eden bu özel kadının öğrencisi olmaktan gurur duyduğum, bu güzel, çiçek kokan kadının, Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun...’’’

Kendisine en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

İnsanlara buradan bende bir mesaj vermek istiyorum. Her zaman umut vermek, her zaman pozitif bakmak, gerekiyorsa birlikte ağlamak ama asla kötü sözlerle karşımızdakileri bezdirmemek, yıldırmamak gerekiyor.

Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek ve bizim yapamadıklarımızı yapanları takdir edip, yaptıklarımızı yapamayanlara ise destek olmak gerekiyor.

Çünkü HAYAT; paylaşma, hoşgörü ve adalet esaslı bir döngüdür.

Yine unutmamak gerekir ki; siz hayata ne yansıtırsanız hayat da size onu yansıtacaktır.

Kâinatın matematiği basittir. Bir koyar bir alırsınız.

Yazıma burada son veriyor, sadece düşüncelerimi paylaştığımı, yazdıklarımın kesinlikle bilimsel bir tavsiye niteliği taşımadığını belirtmek istiyorum ve ilaveten diyorum ki çevrenizde bir yerlerde mutlaka bu ateş böceği benzeri güzel insanlardan vardır.

Asla umutsuz olmayın ve en karanlık gecelerde bile ışık saçan bu insanları arayın.

Saygılarımla…

 

Prof. Dr. Nazan Apaydın Demir

Muğla

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle bir ateş böceği benim karşıma çıkmadı maalesef...

Kerim Korkut 
 01.05.2015 15:28
Cevap :
Çıkar belki efendim. Hayat devam ediyor sonuç da.  13.05.2015 9:58
 

Merhaba. Bu güzel yazınızı henüz gördüm. Ateş böceği bulabilmek için, ateş böceği olmalı. Hayatımda benim için çok önemli bir sınavda, umutsuzken, bir üstümün söylediği "Bu sınavı kazanacak bir kişi varsa o da sensin" sözü beni kendime getirmiş ve zoru başarmış, kazanmıştım. Ateş böceği olup, ateş böceği bulmaya ve hep umutla...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 24.03.2015 22:47
Cevap :
Haklısınız. Sağ olun yorumunuz için.  29.03.2015 13:18
 

Şimdilerde etrafımda bir ateş böceği görme ihtiyacım öyle büyük ki...Gerçekten en zor zamanlarda bir dost eli ne kadar değerli.Çok güzel ifade etmişsiniz.

Gülcan Baran Turan 
 10.03.2015 16:58
Cevap :
Çok iyi anlıyorum. Sağ olun yorumunuz için.  12.03.2015 1:07
 

:))...Erdal Hocam'a benzer düşünüyorum ben de...1 e 1 olmayabiliyor...1 e can veriliyor bazen...ve yediverenleri de unutmadan...saygılar Hocam...eyvallah...

nedim üstün 
 10.03.2015 9:24
Cevap :
Ben bilimsel baktım efendim.Kütlenin korunumu yasası ve denge açısından. Ama böyle düşünüyorsanız saygı duyarım. Teşekkürler.  11.03.2015 7:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 56
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1156
Kayıt tarihi
: 08.04.14
 
 

Muğla Üniversitesinde Prof. Dr. olarak çalışmaktayım. Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster