Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '11

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1547
 

Bağımlılıktan kurtulmak

Bağımlılıktan kurtulmak
 

Yıllarca sigara içtim. Hep aklımın bir köşesinde sigarayı bırakmam gerektiği ile ilgili bir düşünce bulunurdu. Bir gün sigarayı bırakacağım düşüncesi beni rahatlatıyordu ama bunu hemen yapamamak çaresizliği de kendime olan saygımı sarsıyordu. Özellikle alkol aldığım ve bu nedenle sigarayı da fazla tükettiğim akşamların sabahında, uyanır uyanmaz ciğerlerimden yükselen hırıltılar, derin nefes alamamanın verdiği sıkıntı ve bunu takip eden öksürük nöbetleri kendime olan saygımın azalması durumunun ötesine geçip kendime nefrete dönüşüyordu. Ta ki, kahvaltımı yapıp boğazımı yumuşattıktan sonra ilk sigarayı tüttürme zamanı gelene kadar. Sigaraya uzanırken inceden duyulan vicdan sızlaması, çakmağı çakıp ilk duman çekilene kadar geçen sürede rahatsız edebildiği kadar eder ancak nikotinin kanla teması ile başlayan haz her şeyi unuttururdu. Yeniden “sigarayı bırakmalıyım ama bugün değil” avuntusu ile yeniden, yeniden, yeniden uzanırdım sigara paketine doğru.

Sigara içerken: “zararlarını biliyorum ama konsantrasyonumu arttırıyor, sıkıntımı azaltıyor, heyecanımı bastırıyor, bana keyif veriyor” gibi gerekçeleri herkes gibi bolca kullanırdım. Ancak beni en çok teselli eden değer verdiğim, saygı duyduğum bilim insanı, yazar, sanatçı kimliklerine sahip insanları sigara içerken görmek oluyordu. İçimde çektiğim vicdan azabının eziyeti o zaman azalır, “Böyle bir insan sigara içiyorsa ben de içebilirim” gibi bir dayanak oluşturup, kendimi özdeşleştirerek sigara içmemin ne kadar haklı olduğunu kendime yeniden ispat ederdim. 

Sigarayı bırakalı dört yıldan fazla oldu. Fakat nihai olarak bırakana kadar çok uğraştım. Kaç kez bırakma teşebbüsünde bulunduğumu hatırlayamıyorum. Her yeniden başladığımda hatırladığım, yeni bir eziklik duygusuydu bana eşlik eden.  Böyle gitgellerle kendime kızdım, nefret ettim, acıdım, sövdüm saydım. Artık sigara içmekten de, sigarayı bırakma düşüncesinden de sıkıldım. Ve kaçınılmaz sona bu süreçleri yaşayarak yaklaştım:  Sigarayı bıraktım. Yaşadığım en son bırakma sürecinde sevgili eşimin desteğini vurgulamadan geçmemeliyim. Her zaman bırakmam gerektiğini söyledi durdu ama asla üzerimde baskı kurmadı, duygu sömürüsü yapmadı. Hatta bir keresinde bana bir sigara tabakası bile hediye etmişti ama içinde çok güzel temennilerin yazılı olduğu bir not ile birlikte. Sevginin ortaya konulmasının en güzel yöntemlerinden biriyle; özgürlük içinde kendi irademi sergileme olanağı tanıyarak bana yol gösteren hayat arkadaşımın aldığı o tabakayı ve içine koyduğu notu saklamaya devam ediyorum. Bu vesile ile bir kez daha müteşekkirliğimi ve sevgimi vurgulamak istiyorum.

Bağımlılığın özünde ve devamlılığında o olmazsa hayatın tadının ve anlamının olmayacağı çıkarımı vardır. Böyle bir dayanaktan sonra egonun bağımlılıktan kurtulması demekle kendini imha etmesi aynı anlama gelecektir. İşte bu nedenle insanlar bağımlılıklarından kurtulamazlar. Bağımlılıkları ile aralarında kurdukları duygusal bağ varoluş dayanakları haline gelir.

Bağımlılıklarınızdan kurtulmak için mücadeleden asla vazgeçmeyin. Ona karşı yapacağınız her hareket, sonu başarısızlık da olsa sizin için bir ilerleme olacaktır. Ve her küçük adım bağımlılığınızdan biraz daha uzaklaşmanız anlamına gelir. Bir de yanınızda sizi sevgiyle destekleyen yoldaşlarınız varsa işiniz daha da kolaylaşır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İçtenliğiniz için teşekkürler. Saygılar.

ikbal Özlen Dinçerler 
 19.12.2011 11:51
Cevap :
İlginize Teşekkür ederim.  19.12.2011 14:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 525
Kayıt tarihi
: 14.09.11
 
 

"Uzun ince bir yoldayım" diye tarif etmiş hayatını Ozan Aşık Veysel. Yazdığı bu sözlerinde beni e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster