Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '09

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1329
 

Benim mavi gözlü devim var

Benim mavi gözlü devim var
 

Benim mavi gözlü devim


Benim mavi gözlü bir devim var! Gözlerinden ışıl ışıl sevgi okunan, pırıl pırıl bakan bir mavi gözlü devim… Elleri kocaman. Ben küçük bir çocukken ellerimi ellerinin içine koyup “vay canına ne kadar da büyük” dediğim kafamı yukarı doğru kaldırdığımda, masmavi parlayan gözlerini gördüğüm bir devim. O benim mavi gözlü canım devim! Babam benim.

Küçükken sevmek bir başka oluyor. İnsan çıkarsız seviyor, menfaat beklemeden. Saf seviyor, çocukça seviyor, henüz yeni doğmuş bir bebek gibi masum seviyor. Küçük bir çocukken saçlarımı seven, dizine yatırıp sırtımı kaşıyan, beni gıdıklayarak gülmekten öldüren ve belki milyonlarca çocuğun isteyip sahip olamadığı çok iyi bir babaya sahibim ben. Bir babam var benim hem de mavi gözlü devim. Elleri kocaman!

Benim bir devim var sabahları sinirli olur yatağından kalkarken. Hatırlamak istiyorum acaba ben çocukken de böyle sinirli mi uyanırdı hep? Yoksa yaşlanınca mı zamana yenik düştü hassas ve ince kalbi? Hatırlayamıyorum. Hiç dikkat etmemişim çocukken. Bilmezdim ki insanlar kaybediyor günü gelince en çok sevdiklerini. Ne dev olması fayda veriyor ne de cüceliği. Zaman çalıveriyor o çok sevdiğimiz güzel günleri. Hatırası kalıyor, hatırlayınca boğazımda bir noktayı sürekli acıtan. Anımsamak istiyorum küçükken de sabahları sinirli miydi benim babam?

Ben çocukken sabah 6 oldu mu kalkardı benim babam. Arabasından kısa kısa ve boğuk sesler çıkartırdı çalıştırırken. Buuıırrrn buuırrnnn diye. Çok kere bu işlemi tekrar ettikten sonra çalıştırırdı. Arabası çalışmadığı için çıkmazdı o sesler, babam o sesi her sabah dinlemekten zevk alırdı. Mavi gözlü devim arabasını çalıştırırken bende, annemin sütün içine kattığı ekmekleri yerdim. Canım annem hergün yemeyeceğimi bile bile uğraşır hazırlardı. Şimdi bile minnettarım ona. Hemen yemeğin yiyebildiğim kadarını yiyip (ki hiçbir zaman o sütlü ekmek bitmezdi) okul servisimin gelmesini beklerdim. Babamın iş yeri Avrupa yakasında olduğu için çok erken kalkıp giderdi. O zamanlar gençti. Mavi gözlerinin altı henüz kırışmamıştı. Neden sonradır ki babamın işine yakın olması için Avrupa yakasına taşındıkta biraz rahat etti.

Benim bir devim var. Gölgesi kendinden büyük. Gözleri denizlerden mavi. O benim babam.

İnsanlar yanındakilerin değerini bilmek için neyi beklerler acaba? Azrail’in gelmesini mi? Yoksa başımıza bir felaket mi uğramalı sevdiklerimizi görebilmek için? Bunları soruyorum çünkü gerçekten cevabını bilmiyorum. Şu anda bile devini üzen bir cüceyim. Bazen sırf bu yüzden kendimi karanlık odalarda yargıladığım oldu. Hakim de yok, savcı da. Hükümleri verip cezayı kendim çektim ama insanlar dik başlı. Benim gibi. Ne zindanlar fayda akılsız başa, ne de türlü işkenceler. Şu dünyada tek güzel şey sevildiğini bilmek ve beni her zaman sevebilecek iki insan tanıyorum. Annem ve babam. Her insan mı benim gibi değerini bilmiyor sahip olduklarının yoksa ben mi lanet olası bir aptalım? Bakın yine kendimi sorguya çekiyorum. Siz verin bu sefer benim cezamı.

Benim mavi gözlü bir devim var. Bugün gözlerine baktım, demir çapağı kesmiş
gözlerine yakın bir yerini. Yaşlanmış mavi gözlerinde torbalar var. Eskisinden daha bir yıpranmış bakıyor hayata. Burnu sanki ilaveten koyulmuş gibi ama yakışıyor kızınca kızaran yüzüne. Üst dudağı bıyıklarının altında görünmüyor. Sakalları ağarmış, kır saçlı… Gözünü demir çapağı kesmiş. Sordum;

__Acıyor mu?

__ İlk battığında çıkarana kadar olan acısı yetti zaten. Diyor.

Yine boğazıma bir şey takıldı. Ne ki o acaba? Hep babamın gözlerine bakınca oluyor. Allah Allah.

Benim mavi gözlü bir devim var ona bir sarılıyorum kızıyor gibi yapıyor ama belli ki oda seviyor. Yüzünü bir sevişim var elimi yüzüne koyup dudaklarını avuçlayıveriyorum. Ancak elime dudakları sığıyor. Ben mi cüceyim yoksa o mu dev? Yok yoook o kesin bir dev. Hem geçen gün gölgesini gördüm diyorum onun iki misliydi. İnanmayın siz inanmayın. Kocaman bir kalbi var içine ailemizdeki her şey sığıyor. Mavi gözlerinde ne anlamlar gizliyor. Dudaklarını bükmesi var hele bir kıvırması… Bir şeye kızdığında şöyle sımsıkı kapaması var dudaklarını ama ne yalan söyleyeyim bu yaşıma geldim hala korkuyorum dudaklarını öyle yapınca. O benim babam!

Benim mavi gözlü bir devim var diyorum ya işte ben o devi çok seviyorum.

Babacığım inşallah ömrün yettiğince benimle olursun. Seni çok seviyorum. Mavi gözlerinde taşıdığın anlamları, sert görünüşünün altında yatan o hassas adamı, kocaman ellerinle tutup getirdiğin ekmekleri yemeyi… Bize haram yedirmediğin için, hep onurlu olduğun için, birgün olsun yüzümüzü önümüze eğmediğin için seninle gurur duyuyoruz biz. İyiki varsın mavi gözlü devim benim.

O benim babam!

Özlem Sayın'dan mavi gözlü devine...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...ne güzel bir yazıydı...selam söyleyin lutfen...selamlar...

nedim üstün 
 21.11.2009 10:37
Cevap :
Beğenmenize sevindim Nedim Bey. Yorum için teşekkürler.  21.11.2009 14:46
 

Özlem, yine içten ve samimi duygularını yazıya çok güzel dökmüşsün. Amaaaaa, benim gibi henüz çocuk yaşta babasını kaybedenler için oldukça acı. 15 yaşındaydım. Benim babam ölmüştü. Dışarda kar yağıyordu. İçim iki kat daha fazla üşüyordu. İşin en kötü yanı da, insan kaybettiği insanı zamanla unutur sanıyor. Hiç de öyle olmuyor. Zaman geçtikçe özlem artıyor. Kaybettiğimiz insanları daha çok özlüyoruz. Aradan ne kadar uzun zaman geçti. Ben hâlâ babamı hatırlarım. O güzelim ses tonunu, fötr şapkasını, bıyıkları altından gülümsemesini, balkonda onu beklerken sokak başında bana el sallamasını hatırlarım. Aman Özlem, babanın ve annenin elini bırakma. Hayatta insan her şeyi yeniden bulabilir. Ama, anne ve baba bir daha asla bulunmuyor. Allah sana ve tüm anne ve babasıyla mutlu yaşayanlara analı-babalı uzun bir ömür versin. Herkes anne ve babasının değerini onlar hayattayken bilsin. Özlem, iyi ki bu yazıyı yazdın. Bana neler hatırlattın? (Sevgi ve saygılar-Baş baş!)

ESAT SÖNMEZ 
 30.10.2009 17:36
Cevap :
Esat Bey, sizin çok duygusal bir insan olduğunuzu biliyorum ama üzülmeyin anne-babanız sizin üzüldüğünüzü görseydi eğer eminim onlarda üzülürdü. Şimdi silin gözyaşlarınızı. Hııh tamam oldu. Ben bu yazıyı okuyan kimseyi üzmek istemezdim. Çok özür diliyorum herkesten. Sadece babamı anlatmak istedim tüm okuyanlara. Yorumlarınız için teşekkürler Esat Bey, sevgiyle kalın.  31.10.2009 20:35
 

bende babama koca çınar derim.ama benim çınarım devrilmek üzere.içim titredi okurken yazınızı.uzun ömürler ikinize de hep mutlu ve sağlıklı günler görün.yüreğinize sağlık...

naz akyol 
 29.10.2009 23:51
Cevap :
Teşekkürler Naz Hanım yazımı beğenmeniz beni çok mutlu etti. Umarım iyi dileklerinizin hepsi gerçekleşir. Babamı seviyorum.  31.10.2009 20:14
 

Mavi gözlü devinizle çoook uzun çok sevgi dolu çok sağlam çookkk.... Baba ve kız ilişkisine hep gıpta ile bakmışımdır. Okurken sizi içim titredi. Yanlış anlamazsanız benim babam ve oğlum bloğumu okumanızı rica edeceğim. Belki baba ve kız ilişkisi ve içimin titremesini o zaman daha iyi ifade edebilirim. Babanıza Allah uzun ve sağlıklı bir ömür versin....

mea culpa 
 29.10.2009 19:52
Cevap :
Evet babama karşı bir zaafım var. Onu hem çok severim, hem de çok kıskanırım. Önerdiğiniz blogunuzu okuyacağım. yorum için teşekkürler. Sevgiyle kalın.  29.10.2009 22:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 136
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3733
Kayıt tarihi
: 29.07.09
 
 

Duygusal kişiliğimin ardında güçlü bir yapım var. Her zaman duygularım galibiyet vermez genellikl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster