Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '13

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
573
 

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Beyaz Zambaklar Ülkesinde
 

Ülkemizde de açacak zambaklar... İllâ ki...


Minicik bir kitap... Verdiği mesajlar  ise, tüm dünyayı ilgilendirecek boyutta, büyük ve anlamlı. Atatürk ,bu kitabın bütün askeri okullarda ders kitabı olarak okutulmasını istemiş . 

Finlandiya anlatılıyor , yazarı Grigory Spiridonovich Petrov. Yazar,1886-1925 yılları arasında yaşamış , tahminen 1900'lü yılların başında kaleme almış bu eseri.Sanki bizim veya  bizim gibi kalkınmasını tamamlayamamış, var olan güçlerini kulanamamış,kullandırılmamış ülkelerin bugünkü  durumunu anlatıyor. O kadar benzeşen  "Sanki bugünü,bizleri anlatıyor" dedirten  olgular,olaylar  var ki,"Tarih tekerrürden ibarettir" sözünü kanıtlıyor adeta...

Snelman...  O;  her ülkede olan  ama ancak bir  önder sayesinde ortaya çıkabilen, küller arasındaki ateşi canlandıran bir aydın,filazof,yurtsever,insan gibi insan...   Kendisi gibi düşünen , vatanını,insanını iyi tanıyan aydınları topluyor ; bir İsveç'in, bir Rusya'nın egemenliğine giren ülkesini  düştüğü yerden kaldırıyor...

Avrupa yakası yayınları adıyla yazılan önsözde,kitabın çok uzun yıllar öncesinden bu yana defalarca basıldığı belirtilerek,bir kez daha basılmasına karar vermelerindeki etken şöyle izah ediliyor:  "Aslında uzun yıllar önce yaşanan bu mucizevi dönüşümün,Türkiye gibi pek  çok açıdan eşsiz ancak ne yazık ki,hala hak ettiği kıymete erişememiş bir ülkenin sancılarını yorumlamada iyi bir ışık,makul bir başlama noktası,faydalı bir kılavuz olacağını düşündürmesiydi"

Kitabın henüz ortalarındayım, yeni aldım; beni o kadar  sardı, ülkem adına  içimde  öyle güzel umutlar oluşmasına vesile oldu ki, heyecanla okuyanlarımla paylaşmak istedim. Umarım  üç-beş kişinin,  kitabı alıp başkalarına önermesi için etkili olabilirim...

Beğendiğim paragraflardan biri:

Aydın olmak,modaya uygun elbise ve şapka giymek,kolalı gömlek taşımak değildir.Aydın zümre,ulusun başı ve beyni sayılır.Ulus sizi iyi bir eğitim aldıktan sonra iyi bir aylık alın,akşamları kahvehanelerde iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenin diye okutmamıştır.Böyle yapanlar gerçek aydınlar değillerdir. Onlar aydınların küflenmişleridir.... 

Halka nasıl çalışmak gerektiğini öğretin.Ucuz ve sade olmakla birlikte,daha iyi evlerin nasıl inşa edilebileceğini gösterin.Kendilerinin,ve çocuklarının sağlıklarının nasıl korunacağını anlatın.MUTLU BİR AİLENİN nasıl kurulabileceğini,erkeğin kadına ve kadının erkeğe nasıl davranması gerektiğini ve çocukların nasıl eğitileceğini öğretin...

Bir diğer paragraf....

"Şimdiki aile çevresi ve atmosferi,çocukların karakterinin sağlam bir şekilde oluşmasına elverişli midir,değil midir?Çocuklara "yalan söyleme,hile yapma,böyle davranmak iyi değildir,nefret doğurur,günahtır" derler.Fakat  kendileri bu kurala uymazlar.Çocuklar büyüklerin bu söyledikleri şeyleri kendilerinin yaptıklarını görünce onlara güvenleri kalmaz.Artık onların öğütlerine kulak asmazlar.Çocukların yanında öyle davranın ki,onlar sizin erdemlerinizi bizzat görerek sizi sevmeye başlasınlar...   Çocuklar büyüdüğünde,anne ve baba gelecek ile ilgili parlak hayaller kurmaya başlar , oğullarının mühendis,memur,tüccar,doktor olmasını,kızlarının zengin bir koca bulmasını isterler.

Ne ekerseniz onu biçersiniz... Eğer gençliğin ruhunu işlenmeyen bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız orada ısırganlar ve dikenler yetişir.Anne ve babaların ihmali,ahlaksızlıktır,cinayettir.Çünkü çocukların iyi eğitilip eğitilmemesi konusu yalnız anne ve babayı ilgilendiren bir konu değildir.AYNI ZAMANDA TOPLUMU ve DEVLETİ de şiddetle ilgilendiren bir konudur...

Alın bu satırları, Üstün Dökmen'in  veya günümüzün tanınan bir sosyolog,bir toplum bilimcinin adını yazın altına... 

Sanki aradan bir asır geçmemiş... Doğru akıl , her çağda,her toplumda değişmiyor... Sahne, kostüm,dekor farklı ; iyi, kötü, çirkin ,güzel,  oyunun değişmeyenleri...

Zehra Nur Sarıoğlu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yorum 2: Bahsettiğiniz kitapta Finlandiya'da daha önceki dönemlerde yani esaret dönemlerinde geçen bir tren hikayesi var.Bir vagonda Ruslar, bir diğerinde Finler seyahat ediyorlar. İlkinde gürültüden geçilmiyor, Finlilerin bulunduğu vagonda ise " çıt " yok.Ayrıca vagon tertemiz.İşte bu iki vagondaki fark Finlandiya'yı Finlandiya yapmıştır.Bizim de bu farkı tüm ülkede yakalamamız lazım.Ama nasıl? Bir ikinci Atatürk'e ihtiyacımız var bence.Saygı ve selamlarımla.

yılmaz çetingöz 
 23.07.2013 11:35
Cevap :
Sanırım siz kitabın tümünü okumuşsunuz,benim otuz sayfam var:))ağır okuyorum.Bence, bizim Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi bir destan yazmışlar,tek yürek olup ülkenin kurtuluşu,kalkınması için bütün çıkarlarını bir yana koyarak sağlam bir gönül birliği yapmışlar.Küçük bir yumurtacı,ülkenin yumurta kralı, küçük bir kurabiyeci ülkenin tatlı kralı oluyor.Bu insanlar zengin olup köşesine çekilmiyor,var gücüyle ülkesinin her alanda kalkınması için öğrenci yetiştiriyor,halkın bilinçlenmesi için insanüstü bir gayretle çalışıyor.Tam bir"DİRİLİŞ" gerçekleşiyor.Bugün bizim zenginimiz ise; devleti nasıl kazıklarım,nasıl vergi kaçırırım düşüncesinde.Birkaç tanesi hariç belki, bilmiyorum...Saygılar...  29.07.2013 15:30
 

Benim de bu konuda yazdığım bir blog var.Esas merak ettiğim nedir, onu size belirtmek isterim.Snelman nasıl olur da bir toplumu bu denli etkiyebilmiş? Kitabı bitirince , bu etkilemenin nasıl olduğu konusunda bir yorumda bulunmanızı isterim.Zira Snelman gibi bir düşünür veya lider bizim ülkemizde başarılı olabilir miydi acaba? Mustafa Kemal Atatürk de Küllerinden bir ülke yaratmıştır. Ama beyinler değişmemiştir ne yazık ki. Ama Finlandiya bütün her şeyi ile değişmiş ve günümüzün en medeni ülkesi durumuna gelmiştir.Örneğin Eğitim konusunda dünyanın bir numaralı ülkesi olduğu söylenir.Yazınız beni çok etkiledi.Bu nedenle uzun bir yorum yazma ihtiyacını hissettim.Saygılarımla.

yılmaz çetingöz 
 22.07.2013 0:08
Cevap :
Sayın Yılmaz Bey,öncelikle yazımı beğendiğiniz için teşekkür ederim.Bizim Atatürk'ümüz de tek başına değildi yeni bir ülke oluşurken, biliyorsunuz.O, liderdi ama onun gibi düşünen etrafında onlarca insan vardı,o onlar sonra,milyonlar oldu tabiki.Liderlik vasfının en önemli özelliği,karşısındaki kitleyi etkileyebilme ve ikna yeteneğidir bildiğiniz gibi.Snelman'da sanırım bu özelliği ile önce etrafında küçük topluluklar oluşturdu,sonraları bu duygu seli tüm ülkeyi kapladı.Öğretmenleri, yaz döneminde,biraraya getirerek, seminer benzeri toplantılar yapmak istediğinde, bugünkü biz öğretmenlerin yaptığı gibi pekçoğu"Bu sıcakta ne gerek var,zaten ne alıyoruz"benzeri söylemlerde bulunmuşlar.Sonraki zamanlarda onlar da ikna olup,Snelman'ın yolunda yürümüşler. Yani, hepimiz bir Snelman olabiliriz,bunun için üstümüze sinişen NE'ME LÂZIMCILIK'tan olabildiği kadar kurtulmamız gerekiyor.Çocuğumuzu yetiştiriken , fanusta yaşamayacağını bilmeli hak ve sorumluluk bilincini kavratmalıyız.Saygılar.  22.07.2013 19:06
 

Kıymetli Öğretmenimiz Nur EŞMELİ:Bir kaç gün önce "Toplum acı çekti aydınlar seyretti" başlıklı yazımla aydınlara çok yüklendiğimi günahlarını aldığımı düşünmüştüm.Sizin okuduğunuz kitap ve yazarı Grigory Petrov beni haklı çıkardı.Aydınların toplumu aydınlatma görevlerin gayrı ülkeleri ileriye götürme görevleri de varmış.Ellerim diken misali göçen ve halen hayatta olan aydınların yakasına yapışsın.Bizi aydınlatmadılar,toplumu siyasetçilerin elleri ve vicdanlarına teslim ettiler.Geri kalmamıza sebebiyet verdiler.Kıymetli öğretmenimiz kitabı okudukça yararlı parağraflardaki bilgileri okurlarla paylaşınız.Eh güzelini siz yapıyorsunuz.Akdeniz sahillerinde böyle kitap okunur. Size ve kıymetli eşinize selam ve saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 21.07.2013 22:11
Cevap :
Sayın Mehmet Bey,önce kendimi sonra beni yetiştiren başta rahmetli öğretmen babam ve öğretmenlerim, çevremdeki eğitimciler ve tüm aydın bildiğim insanları zaman zaman sorgularım.İnsan ancak belli bir yaşa gelip bir de emeklilik dönemi gibi; hayatı zaman zaman geri sarıp düşünme fırsatı bulduğu bir süreçte"NEDEN,NİÇİN,NASIL..." sorularına cevap aramaya fırsat bulabiliyor.Ne çok hata yapmış olduğumuzu bu sorgulamalarda, egomuz izin verdiği oranda anlayabiliyoruz.İşte bu kitap bu sorgulamada ne denli haklı olduğumu anlattı bana.Bu yüzden şimdi artık çok tekrarladığım bir sözüm var:"Gençler haklıdır..." Evet haklılar bizden sağlıklı düşünüyor, doğru kararlar veriyorlar,üstelik onlara nasıl bir ülke bıraktık,konuşmaya ne kadar haklıyız...Keşke onlar büyürken Snelman'ın dediği ölçüde bilinçli olabilseydik,ülke bugünkü durumunda olur muydu?Sadece ekonomik getiriler düşünülmeseydi,onlara daha çok sevgi, ilgi ve özgüven verebilseydik,keşke bizlere bunlar yeterince verilseydi zamanında.Saygılar.  22.07.2013 18:32
 

Bu kitabı, bulup, satın almalı ve okumalıyım. Paylaşımın için teşekkürler sevgili NUR, sevgiler adadan.

Göksel47 
 21.07.2013 21:08
Cevap :
Sevgili Göksel,uzun bir aradan sonra MERHABA...Antalya'nın yakın yaylalarından Korkuteli'ndeyiz,hafta sonları bahçe sulamak için geliyoruz,orada internet bağlatmadık,hem kafa dinliyoruz,hem de okuma fırsatı buluyoruz bu sayede:)) Yazıma konu olan kitap gerçekten çok ilginç ve kendini "aydın" olarak gören herkesin özellikle okuması gerekiyor.Fiatı da ebadı gibi küçücük:3.5(üç buçuk)Lira... Akdeniz'in bu yakasından sevgiler,Ada'ya...  22.07.2013 7:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 305
Toplam yorum
: 749
Toplam mesaj
: 87
Ort. okunma sayısı
: 1350
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüs..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster