Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '14

 
Kategori
Cinsel Sağlık
Okunma Sayısı
604
 

Beyler! Sözüm size: Geç olsun da güç olmasın!

Beyler! Sözüm size: Geç olsun da güç olmasın!
 

Anne ve yavru balina


İnsanoğlu canlılar sınıflamasında en üstte yer alıyor. Eğer evrimi dikkate alan birisi iseniz, insanın evrimde en üstlerde yer aldığını kabul edebilirsiniz. Yani insanoğlunda hemen tüm canlılardan izler yer alabilir. Bir kuşun yön bulma yeteneği ile bir balinanın yüzme becerisi, bir kaplanın çiftleşme yöntemi ile bir bakterinin kimyasal madde salgılamasını insan organizmasında bulabilirsiniz. Elbette insan yaşamına uygun şekilde değiştirilmiş tarzda. Yani bakteri diğer bakterileri öldürmek için antibiyotik salgılarken insan tükürük ve ter ile bunu gerçekleştirir. Bir yunus denizin altında çok uzun süre nefes almadan kalabilir ama insan kısa kalmasına rağmen eğitimli ise uzun mesafeler yüzebilir, Manş Denizi’ni aşabilir. Eğer kaygılanmadan ve şüpheye düşmeden içgüdülerimizi dinlersek büyük ihtimalle kuşlar gibi yönümüzü bulabiliriz. Daha birçok örnek verme imkanımız var. Yani işimize yarayan özellikler kalmış ama diğerleri gerilemiş gibi görünüyor. Benimki hipotez elbette.

Tüm bu evrimsel özellikler içinde birisi var ki hiçbir zaman değişmemiş. Bir bakteride, bir ağaçta,  bir balinada veya bir timsahta bulunan ve onlarla aynı etkinlik ve güçte bizde de mevcut olan birşey: NESLİN DEVAMI. Yani tüm insanlar için temel uyaran, neslin devamı.

Yemek, içmek, saçını taramak, diş ipi kullanmak veya namaz kılmak neslin devamı için yapılan aktiviteler. Bunları tek tek örneklemek için burası yeterli değil ama mesela namaz kılmak; iç huzuru sağlayıp bir partner bulmayı ve üremeyi sağlar. Diş ipi dişlerin bakımlı olmasını, ağzın kokmamasını ve güzel gülerek bir partner bulup üremeyi sağlar. Ayrıca sağlıklı dişler sağlıklı beslenmeyi sağlar ve sperm veya ovüm kalitesini yükseltir. Özetle; nereye bakarsanız bakın yaptığımız veya içgüdüsel olarak gerçekleştirdiğimiz her şey neslimizi sürdürmek içindir. Temel öncelik her zaman neslimizin devamı olmuştur; kitlesel ölümlere neden olan savaşlar dahi.

Balenli balinanın dişisi üremeye hazır hale gelince bir feromon salgılar ve özel bir ses çıkarır. Yani bir koku ve şarkı ile, “Ben çiftleşmeye hazırım!” mesajı yayar. Bunu algılayan birçok beyaz balina erkeği onun yanında yüzmeye başlar. Dişi suyun üstünde sırt üstü yatıp bekler. Erkekler rekabet içine girer. Yeterince yüzme ve kur yapışlardan sonra ilk erkek balina tüm spermini dişinin döl yoluna bırakır. Bunu çoğunlukla diğerleri takip eder. Genellikle en yaşlı ve en uzun süre tahammül eden erkek, en son cinsel ilişkiye girer. İlginç olan şu ki; dişinin döl yuvası ancak bir erkeğin 20 litrelik spermini taşıyacak kapasitededir. Yani gelen her diğer erkeğin spermi bir öncekini döl yolundan uzaklaştırır. Yani genellikle doğacak olan bebek en son gelen erkeğin çocuğu olur. Yani en sabırlı ve en güçlü olanın [1]. Elbette sperm yarışmasına ek olarak; dişi balinanın bu kadar cinsel ilişkiyi ön sevişme olarak alıp, son gelenle yaşadığı ilişkide orgazm olup olmadığı bilinmiyor. Ama ihtimaldir. Nereden mi çıkartıyorum? Bakınız…

Birçok çalışma kadın orgazmının spermin etkinleşmesini artırdığını, spermin rahim içine alınmasını sağladığını göstermiş. Dahası orgazm kadınlarda oksitosin salgılanmasını uyarıyor. Yani aşık olma hormonu. Ayrıca bir çalışma, genetik kalitesi yüksek erkekle birlikte olan kadınların orgazm yaşaması ihtimalinin daha fazla olduğunu belirtmiş [2]. Bir başka çalışmada orgazm sırasında normalden farklı bir sinir yolunun etkinleştiği belirlenmiş. Bu çalışmada orgazm sonucu etkilenen merkezler orta beyinde ve üst beyindeki kaygı merkezleri. Yani orgazm kadındaki korku ve kaygıyı azaltabiliyor [3]. Ya da alternatif ifadeyle kaygılı kadınlar daha az orgazm yaşayabiliyor [4].

Orgazm konusunda iki bilgiyi daha ileteyim, pastamızın süsü olarak. Kadınların orgazm süresi  7-13 dakikalık vajinal birleşme süresi  olarak belirlenmiş. Erkeklerde ise genel olarak 8-15 vajinaya giriş-çıkış hareketi erkekte orgazma ulaşmayı sağlıyor. Erkeklerin %75’i ilk on dakikada orgazma ulaşıyor. Cinsel ilişkilerde erkeklerin %95’i, kadınların ise %65 orgazma ulaştığı belirlenmiş. 2005-2006 yılındaki iki çalışmada ortalama cinsel birleşme süresi 3-13 dakika olarak gözlenmiş [5, sf. 98 ve sf. 202]. Yani eski çağlarda, ama çok çok eski çağlarda, bir yırtıcıya kurban olmadan döllenmeye yeterli olacak bir süre kadar ‘kısa’.

Öte yandan porno endüstrisinde gözlenen ve yarım ila kırk dakikaya bulabilen erkek orgazmı sahteciliği ise maalesef yanlış bir algı oluşturuyor. Yanlış, çünkü bu işi yapan kişilerin röportajlarında; dış uyaranlar ve sık verilen aralar yüzünden, bir sonraki sahne öncesi tekrar sertleşmeyi sağlamak için uzunca bir süre harcamaları gerekiyormuş. Düşünsenize tam ilişkidesiniz, yönetmen adama “Sol kolunu kaldır,” kadına “Sağ bacağını aşağı sarkıt, hem biraz inlesenize yahu!” gibi komutlar veriyor. Dahası etrafta bir sürü koşuşturan görevli insan var. Tam orgazma doğru, “Dur olmadı. Yakın çekim için ara verin!” diyorlar. Orada bırakın erken olanını, adamlar orgazm olabilirse şanslı [6]

Yani sözün özü; eğer genlerimizde maymundan bir şey aldı isek o da muhtemelen orgazmın hem kadın hem de erkek için üremeyi artırıcı ve nesli sürdürmeyi kolaylaştırıcı etkisi olduğudur.

Dahası; eğer balen balinasından da bir ders aldı isek, sabırlı ve daha güçlü olan erkek genetik olarak daha yüksek standarttadır.

Özetle kadınını orgazma ulaştıracak kadar güçlü ve sabırlı erkeğin neslini sürdürme ihtimali yüksektir.

Elbette o erkeğin psikolojisi ortalama sağlıktaysa.

---------------------

KAYNAKLAR

[1] Frasier, T. R., Hamilton, P. K., Brown, M. W., Conger, L. A., Knowlton, A. R., Marx, M. K., ... & White, B. N. (2007). Patterns of male reproductive success in a highly promiscuous whale species: the endangered North Atlantic right whale. Molecular Ecology16(24), 5277-5293.

[2] Puts, D. A., & Dawood, K. (2006). The evolution of female orgasm: Adaptation or byproduct?. Twin Research and Human Genetics9(03), 467-472.

[3] Komisaruk, B. R., & Whipple, B. (2005). Functional MRI of the brain during orgasm in women. Annual Review of Sex Research16(1), 62-86.

[4] de Lucena, B. B., & Abdo, C. H. N. (2014). Personal factors that contribute to or impair women’s ability to achieve orgasm. International journal of impotence research. Int J Impot Res. 2014;26(5):177-181.

[5] Brizendine, L. (2011). Erkek beyni. İstanbul : Say Yayınları

[6] Breslin, S. (2012). Erkek porno yıldızı olmanın en zor tarafı. Kaynak web sitesi:  http://www.forbes.com/sites/susannahbreslin/2012/04/23/the-hardest-thing-about-being-a-male-porn-star/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 672
Kayıt tarihi
: 10.12.13
 
 

İstanbul Tıp Fakültesinden 1982 yılında mezun oldum. Ayrıca Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster