Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '08

 
Kategori
Doğal Hayat
Okunma Sayısı
1390
 

Bıldırcının ölümü !

Bıldırcının ölümü !
 

Bıldırcının ölümü !


Avcı elinde tüfeği yavaşça yaklaştı ''Hadi kızım'' demesiyle köpek iki adım atmıştı ki otların arasındanbir bıldırcın fırladı. Avcı bıldırcının biraz uzaklaşmasını bekledikten sonra tetiğe bastı.

Bıldırcın yükseldiği gibi, düz bir hat üzerinde yere düştü, hareketsiz kaldı. Avcı bıldırcının düştüğü yere geldi, Gözleri hala canlı gibi pırıl pırıl açık, toprakta öylece yatan dişi bıldırcını aldı, av ceketinin arkasındaki cebe koydu, tüfeğine dolu fişek yerleştirip geri döndü.

O zaman köpeğinin hemen hemen aynı yerde durmakta olduğunu gördü, bu durum garibine gitmişti bıldırcınlar genel olarakbir kaçı bir arada olurdu ama biri kalktıktan sonra diğerlerinin uçmaması pek görülem bir davranış değildi.

Yine de dikkatle yaklaştı tekrar komut verdi köpek otlara doğru hamla yaptı ama kuş uçmadı, köpeğinin yavru bir bıldırcını yakaladığını o zaman fark etti kuşu almak için atıldı ama çok geç kalmıştı, yavru bıldırcın ya korkusundan ya da köpeği yakalarken sıktığı için hemen ölmüştü.

Avcı kuşu köpeğinden aldı ve acı gerçekle o zamak yüz yüze geldi.

O yıl havalar çok kurak gittiğinden bıldırcınlar ilk kuluçkasını kaybetmiş, ikinci kez kuluçkaya yatmışlardı anne bıldırcın yavrularını bırakamadığı için kaçmamış sonunda avcının saçması ile yaşamını yitirmişti.

Avcı bıldırcınların 8-14 yumurta yaptıklarını biliyordu kalan yavruların annelerini kaybettikten sonra ayaşama şanslarının çok azaldığını da.

Avcı çok üzülmüştü, av yapmaktan büyük bir rahatsızlık duyuyordu, bir süre elinde yavru bıldırcının cansız bedeni öylece durdu, sonra onu dikkatle annesinin yanına, av cebine koydu.

Soran gözlerle bakan çok sevdiği köpeğinin başını okşadı, her zaman yaptığı gibi ona sevdiği bisküvilerden bir tane verdi, köpeğinin bu yanlışta bir suçu olmadığını biliyordu.

Birden kendini çok yorgun hissetti, tüfeği taşınamayacak kadar ağırlaşmış gibiydi arabasına döndü, tüfeği kılıfına yerleştirdi.

Dönüp avlandığı dere boyuna, uçsuz bucaksız anızlara, dikenliklere, bıldırcınların çok sevdiği otluklara son bir kez daha baktı.

Avcı bir daha hiç ava çıkmadı.

NOT : Bu yazı geçenlerde ulusal basınımız da yer aldığı gibi, giymiş olduğu elbisenin ve ayakkabının tüylerini soranlara, birlikte yaşadığı adamın adını vererek, onun avladığı bıldırcınların tüyleri olduğunu söyleyenlere, İTHAF edilmiştir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Abi çok acıklı bir durum yaa!Benim de yıllar önce aldığım 8 otomatik av tüfeğim var ama Allaha şükür hiç bir cana kıyamadım,yetmişlikleri hedefe koyup ateş ettik hep.teşekkürler güzel anlatımın için.Saygılar selamlar..

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 11.04.2008 19:46
Cevap :
Avcılık bir spordur, sporunda belli kaideleri vardır bizim karşısında durmamız gereken spor adına yapılan gereksiz katlaimlardır iki bıldırcını yesen ne olur yemesen kaldıki çiftliklerde yetişenleri teşekkürler Arif kardeşim sevgiyle kal.  13.04.2008 18:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1348
Kayıt tarihi
: 21.08.07
 
 

1961 Samsun - Çarşamba doğumluyum. Memur emeklisiyim. Evli ve üç çocuk babasıyım. Halen Kdz. Ereğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster