Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '07

 
Kategori
Kent Tarihi
Okunma Sayısı
4275
 

Bileme taşı

Bileme taşı
 

Bıçaklar körleştiğinde yan taraftaki demirle yuvarlak taşı çevirerek bilerdik. Büyüklü küçüklü bileme taşları her evin duvarına dayalı dururdu. Çocukken elime bilenecek bıçakları vermezlerdi, bana düşen o taşı çevirme görevi olurdu. Büyüklerimiz bıçağı uygun şekilde taşın üzerine tutarken ben de yandaki kolundan uygun bir hızla taşı çevirirdim. Kimi zaman taşın üzerine su dökülürdü, ama ben su dökülmediğinde taştan çıkan küçük kıvılcımları daha çok severdim.

Bileme taşında yalnızca bıçaklar bilenmezdi. Körleştiğinde keserin sapı çıkartılır ve ucu bilenirdi. Keser çocukken en iyi oyuncaklarımdan biriydi. Ön tarafıyla toprağı kazar, arka tarafıyla taşları kırar, çivileri çakardım. Keserin sık sık körleşmesinden benim sorumlu olduğumu büyükbabam mutlaka bilirdi ama birşey demezdi.

Baltalar tehlikeli ve ağır oldukları için çocuklara yasaktı. Baltayı bilemek için sapını çıkarmak gerekmezdi.

Kazmaların uçlarının keskin olması gerekmezdi ama düzeltmek için bileme taşına tutarlardı. Kürekler eskidikçe uçları bileme taşında düzeltilirken küçülürlerdi.

Ahşap rendesinin bıçağının çıkartılması için sıkıştıran tahta parçasına keserin arkasıyla vuruluşunu ve düşen bıçağın bileme taşında bilendikten sonra yeniden takılışını merakla izlerdim. Rendenin bıçağının yönünün doğru olması ve ayarlı bir şekilde takılması gerekirdi.

Tornavidaların uçları bozulduğunda düzeltmek için bileme taşına tutmak yeterli olurdu. Hep aynı çizgide tutulmazdı ki, taş bozulmasın.

Harmanda kullanılan düvenin altındaki taşlar yetersiz kaldığında bıçak uçları takılarak destek olunurdu. Önce bileme taşında bilenir ve sonra düvene takılırdı.

Orakları bilemek için bileme taşları uygun olmazdı, onun için eğe kullanılırdı. Bileme taşına uygun olmayan bir aletin yapılması beni şaşırtırdı. O zamanlar her kesici aletin bileme taşında bilenmeye uygun yapılması gerektiğini düşünürdüm.

Bileme taşının ortası delik olurdu ve buradan kalın bir demir geçerdi. Demirin bir tarafı düz, diğer tarafı çevirmeyi sağlayacak şekilde bükülmüş olurdu. Demir iki tahtadan yapılmış bir desteğe takılırdı. O destek de duvara dayanırdı. Çevirirken gıcırdamasın diye tahtaya takıldıkları yerlere gres yağı sürülürdü.

İnebolu'da köylerdeki evlerin duvarına dayalı bileme taşlarını hala görüyorum ama kullanıldığı zamana hiç denk gelmiyorum. Artık bıçaklar eskisi gibi sık sık körleşmediği ve daha kolay bileme araçları olduğu için bileme taşları hiç kullanılmıyor olabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2322
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster