Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
637
 

Bir blog öyküsü....

Bir blog öyküsü....
 

cressmedia.fr


Blog sitesinin ilk kurulduğu günlerdi.  Karısı Ferhunde hanımın da desteğiyle, Abidin bey blog dünyasına adımını attı. Kısa zaman dilimi içerisinde  kendisine bir çevre edindi. Özellikle mizah kategorisinde yazıyor, yazılarına yorumlar alıyor, kendisi de motive edici yorumlarda bulunuyordu.  Aradan zaman geçtikçe Abidin bey monotonluktan sıkılmaya başlamıştı. Ortalığı biraz hareketlendirmek gerekiyordu. Ne yapmalıydı? Düşündü, düşündü ve en sonunda kararını verdi. 

İki erkek, iki de kadın profili oluşturacaktı. Peki bu ne işine yarayacaktı? Onu biraz sonra anlatacağım.

Önce Sümbül hanım diye bir profil oluşturdu. Sümbül hanım bir devlet kurumundan emekli, kendi halinde bir kadıncağızdı. Her önüne gelene yorum yapan, ve herkesten de yorum bekleyen biriydi. Yorum aldıkça mutlu oluyor imajını veriyordu.

Demir bey de aynı şekilde ılımlı bir kişi olarak tanıtılmıştı. Sümbül hanım gibi herkesle dostça ilişkiler içerisindeydi.  Demir bey de emekli bir öğretmendi. Kendisini dine vermiş, hacca da gitmiş, iktidarın da bir numaralı hayranıydı.  Ilımlı olmasına rağmen, başka partilerle ilgili bir konu olduğunda dalgasını da geçiyordu.

Menekşe hanım ise ilk iki profildekilere hiç benzemiyordu. Agresif bir kadındı. Siteye çok sonradan girmesine rağmen, herkese blog nasıl yazılır diye öğretmeye çalışıyordu. Her şeyi bilen ukala bir tip olarak sitede yerini almıştı. Onu yakından tanımayanlar, “Ne kadar iyi bir kadın” derlerdi. Ama iç yüzünü bilenler, onun ne kadar içten pazarlıklı olduğunu iyi bilirlerdi.

Çelik bey de Menekşe hanımdan farklı değildi. Sitenin en agresif kişilerinden biriydi. Her yorumu insanı döver gibiydi. Kendi yazılarına yorum yapanlara da, sert cevaplar verirdi.

Abidin bey bu dört profili oluşturduktan sonra, iyi tanınan insanlarla, sıcak dostluklar kuruyor,  mesajlarla onlara agresif insanları kötülüyordu. Diğer taraftan ise, agresif insanlar aracılığıyla, sitede kavgalar çıkarıyor ve insanları birbirlerine düşürüyordu. Agresif insanlardan dert yanan site sakinlerini ise Abidin bey teselli ediyor, Ilımlı insanlarla da destek veriyordu.  

Sonuç olarak Abidin bey, herkese farklı görünerek, sitede en çok bilgi sahibi olan kişi oluyordu.

Peki. Kimdi bu Abidin bey?

Kimbilir?

Belki de sizsiniz…

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Erol bey, yazınız ortalığı epeyce karıştırmış.:) Yıllar önce başka bir sitede iki ayrı isimle yazan bir yazarı uslubundan tanımış ve kendisine bunu iletmiştim.Çok mahçup oldu ve ben de kendisini deşifre etmedim. Ayrıca çok iyi bir yazardı. Bazen insanlar nedense böyle oyunlar oynama gereği duyuyorlar galiba. Sizin öyküdeki durum ise çok daha vahim.:)Eğlendirmek veya ilgi çekmek amacıyla olursa neyse de, bunu yaparken insanları kırıyor, yaralıyor ve üzüyorsa olmaz tabii ki. Selam ve sevgilerimle.

Zühal Voigt  
 28.02.2016 15:52
Cevap :
Bizim sitemizde de özellikle Mehdi konularını işleyen değişik profiller tek bir kişi. Değişik profillerle aynı konuları işlemelerinin bu konulara ilgilenen kişilerin daha fazla olduğunu hissettirmek mi istiyorlar acaba diye düşünüyorum. Sizin de belirttiğiniz gibi gerek üsluplarından gerekse yazım tekniklerinden kişiler hemen kendisini belli ediyor. Ama insanları kırmak için değişik profiller kullanmak kendi öz güven eksikliğini gösterir diye düşünüyorum. Teşekkürler. Saygılar, selamlar....  28.02.2016 16:18
 

Erol bey, blog yazınızı blog öykü dalında tek geçiyorum, bu aralar blog alanına zaman ayıramadığım içinde simgeleştirdiğin kişileri tanımlayamıyorum. Çok hoştu, eline, diline dimağına sağlık, selamlar.

Nizamettin BİBER 
 27.02.2016 10:08
Cevap :
Aslında son zamanlarda blog kategorisinde çok fazla yazmıyorum Nizamettin bey. Bu kategori genelde sataşmaların olduğu bir kategori olduğu için, ben de bir kurgu halinde bunu öyküleştirdim. Tabii üzerine alınanlar da oldu, alınmayanlar da...İlginize teşekkürler. Saygılar, selamlar...  27.02.2016 18:54
 

Allah bin bereket versin Erol Bey, sayfanız coştu:) Eh, bu da sizin emeğinizin karşılığı. Benden yana helali hoş olsun! Hak eden kazansın. Bu kadarcığını bile yazmaktan imtina edenler var. Yazdıklarınız onlara ders olsun! Bilirsiniz, yiğidi boğazlarım ama hakkını veririm ben. Doğruya doğru şimdi. Newyorker meselesine gelince. Sizinle özel olarak "paylaştıklarının" hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Sadece sizi ve onu bağlar. ŞEFFAF olmamız gerekiyor. Blog kategorisi bunun için var, lololo yapmak için değil! İşte hendek, işte deve , diyorum ben. Sayfanızı yeterince meşgul ettim. Özürlerimin kabulünü rica ediyorum tabii. Selam ve saygılarımı da ihmal etmeden elbette.

Ümit Culduz  
 27.02.2016 1:17
Cevap :
Herhalde bir çok kişi benim yerimde olmak isterdi Ümit bey. Sitede yorum açlığı çekenlerin olduğunu düşünürsek (Bakın bu fikir sizindi. Hakkınızı vereyim) bu yazımla kârlı çıktım. Neyse ben de size bir iade-i ziyaret yapayım bu arada. Teşekkürler. Selamlar...  27.02.2016 7:57
 

2010 yılından beridir yazıyorum,okuyorum ve gözlemliyorum. MB'de yazıyor olmaktan da çok memnunum.Bunu da müteaddit defalar yazılarımda gururla belirttim.Gerek site gerekse yazanların yazdıkları yazıların kalitesi tartışılmaz düşüncesindeyim. Eh az buz zaman olmamış, yaklaşık 5.5 yıla yakın zamandır buradayım. Haddimi aşmamaya da da azami özen gösterdim ve bire bir tanımadığım kişilerle de iletişime girmemeye dikkat ediyorum. Blog toplantılarına katılmış olmamın da epey faydası oldu insanları tanımamda. Köprülerin altından epey sular aktı geçti bu zaman zarfında.Yeni gelen arkadaşlarımızın bu yazılanlar hakkında tabii ki şaşkınlık duymaları çok normal. Zamanla okudukça, arşivleri inceledikçe, neyin ne olduğunu daha iyi algılayabilecekleri kanısındayım. Henüz cübbe giyip de kep atmak gibi bir düşüncede değilim ama eskisi gibi heyecan taşımadığım, yazmak için saatleri kovalamadığım da bir gerçek. Kurgu muhteşemdi, dost selamlarımla...

Ay Şen 
 26.02.2016 22:19
Cevap :
Burada herkes kendisine göre emek sarf ederek bir şeyler yazıyor Ayşen hanım. Burada zaman zaman yaşanan tartışmalar insanları da soğutmuş olabilir. Siz de Facebook'da daha çok zaman harcıyorsunuz. Ben de aynı şekilde son bir kaç haftada özellikle okul arkadaşlarımızla yaptığımız programlar nedeniyle MB'yi ihmal etmiştim. Zaten bir süre uzaklaştıktan sonra insanın tekrar yazma hevesi gelmesi zor oluyor. Burada zaman içerisinde yakın bulduğumuz kişilerle iletişim kuruyor, gerçek yaşamda da görüşüyoruz. Ama tanımadığımız kişilere de mesafeli davranmamız çok doğaldır. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  27.02.2016 0:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 974
Toplam yorum
: 7878
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3088
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster