Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1609
 

Bir Erkan Yolaç vardı; Evet/Hayır yarışması yapardı...

Bir Erkan Yolaç vardı; Evet/Hayır yarışması yapardı...
 

internetten alınmıştır...


Evet, bir zamanlar bir Erkan Yolaç vardı, televizyonda Evet/Hayır yarışması yapardı... Bu yarışma o zamanlar en çok ilgi gören programlardan biriydi.

Erkan Yolaç'ın enerjik davranışları, yarışmacı hata yapınca "hobaa" diyerek havalar fırlaması çok hoşumuza giderdi... Tabii, bir de "emme basma tulumba gibi baş sallamak yok" diye bir deyişi vardı...A yrıca, yarışmacıları İzmir marşı'yla, getirir Mehter marşı'yla gönderirdi...

Canlı programlarda seçilen yarışmacılar, televizyon ekranlarına çıkmanın heyecanını da yanlarına alarak sahneye çıkarlar ve Erkan Yolaç'ın Evet veya Hayır demeye zorlayan sorularına muhatap olurlardı.

Eğer yarışmacı, belli bir sürede bu iki kelimeden birini kullanmazsa-ki çoğu kullanırdı, ülkenin çeşitli yörelerinden gönderilen, üzüm gibi, incir gibi, zeytin gibi ürünler hediye olarak verilirdi.

Tabii ki, bu yarışmada başarılı olmanın yolu, Erkan Yolaçın kurnaz sorularına karşı uyanık olup Evet veya Hayır demeden cevap vermekti... Öyle emme basma tulumba gibi kafa sallamakta yoktu.

Örneğin; yarışmacıya şöyle sorular sorardı Erkan Yolaç:

-Hoşgeldiniz, duydunuz zilin sesini ve yarışma başladı... Adınız?

-Ahmet!

-Ahmet mi?

-.....Ahmet!

-İşiniz?

-Mobilyacıyım

-Mobilyacısınız!

-Ee...Mobilyacıyım

-Hafif bir Evet çıktı mı?

-Hayır....

-Hobaaa... Hayır dediniz, kaybettiniz!

Şimdi bu örneği güncelleyelim: Erkan Yolaç yarışmacıya şu soruyu da sorsaydı:

-Referandumda oy verecek misiniz?

-Ee..Vereceğim!

-Evet mi diyeceksiniz?

-Hayır...

-Hobbaa... Hayır dediniz kaybettiniz...

Bunun şu şekli de söz konusu:

-Referandumda o verecek misiniz?

-Ee...Vereceğim!

-Hayır mı diyeceksiniz?

-Hayır!...

-Hobbaa... kaybettiniz!

Şu günlerde Evet veya Hayır yanlısı televizyonlar Erkan Yolaç'ı göreve çağırıp millete Evet veya Hayır dedirerek propaganda yaptırılabilir...

Hiç değilse ,Evet veya Hayır diyecekleri çeşitli ithamlarla suçlayanlara ve de Evet çıkarsa ülke bölünür ya da çıkmazsa iç savaş çıkar diyen şom ağızlılara inat Erkan Yolaç bizi eğlendirir...

Anayasa değişikliği gibi önemli bir konunun halka sorulması aslında başlı başına bir "demokrasi şenliği" olması gerekirken bazı "huzursuz ruhların" milleti ajite etmesine de fırsat verilmemiş olurdu...

Nerdesin Erkan Yolaç

Çık televizyona  yarışma yap

Referandumu kavgaya çeviren

Şu akılsızlara  inat

Neşeye, kahkaya yol aç

Hobaaaa....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Referandumla çok güzel bağlantı kurmuşsunuz, anlamlı olmuş...

Kerim Korkut 
 22.02.2017 18:05
 

O Erkan Yolaç ki yarışmacısına "evet" veya "hayır" dedirttiğinde havalara zıplardı ve izleyiciler başta bir neş'e bir coşku oluşurdu. Şimdi ülkem halkı genelde mutsuz zira başta geçim sıkıntısı olmak üzere yaşamsal sorunlarıyla boğuşuyor. Biz aile olarak oy sandıklarına küskünüz Ali bey, selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 19.02.2017 14:14
Cevap :
Merhaba Yurdagül hanım...Türkiyede her şey yolunda değil belki...Ama bizim gençlik yıllarımıza göre kıyaslanamayacak kadar refah ve huzur var...Fark şurada ki, o zaman medya yaygın olmadığı için, huzursuzluk kaynağı konular bugünki kadar yaygınlaşmıyordu...Kahveler taranıyor, ülkede mahalleler birbirinden ayrılıyordu ama yine de bugünki medya ve sosyal medya fitnesi bu kadar çalışmıyordu...Ben, o günleri yaşamış insanlar olarak, günümüzdeki problemleri umutsuzluk haline getirmemekten yanayım...Birileri bizi huzursuz ve mutsuz etmek için çaba harcıyorsa, biz buna uymak zorunda değiliz...Yakın bir gelecekte, sistem rayına oturunca siyaset de bugünki kadar gündemde kalmayacak...Bence hiç bir şeye küsmeyin...Selamlarımla  20.02.2017 18:23
 

Siz de bilirsiniz o günleri, annem babam seçim günü sabah kahvaltısından sonra oy atmaya giderlerdi. Babam takım elbisesini giyer, kravatını takardı; annem de döpiyes ve rugan ayakkabılarını giyerdi. Memlekette şölen havası eserdi. Liderler asla birbirlerine karşı ağır sözler sarf etmezdi. Benim oy kullanacağım ilk seçimde de yeni takım elbise diktirildi ve ailece oy atmaya gittik! Bir de bugüne bakın Ali Bey:( Dedelerimizden devraldığımız ülkeyi aynı güzellikte devredemedik çocuklarımıza:( Ben oğlumun yüzüne bakamıyorum, o ise çocuk sahibi olmayı düşünmüyor:( O güzel günleri bize kim geri getirecekse boynuna sarılmaya, alnından öpmeye hazırım. Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 18.02.2017 19:20
Cevap :
Merhaba Ata bey...Geçmişteki siyasi ortamlar, ülke huzuru bugüne kıyasla gerçekten daha mı iyiydi, yoksa bizim çocukluk/gençlik çağlarımız olduğu için mi bize öyle geliyordu...Lise ve üniversite yıllarımızın ideolojik kamplaşmalar nedeniyle huzurlu geçmediği kesin...Ama belki, bütün yokluğu, kıtlığa ve anarşiye rağmen bir birliktelik ruhu, bir sosyal sıcaklık vardı-ya da bize öyle geliyor-Bugünki durum asayiş açısından o günden kötü değil, hatta kıyaslanmayacak kadar iyi bence...Ancak, zamanımızda gerek görsel, gerek sosyal medyanın bu kadar yaygın ve etkin oluşu, her türlü fitneyi yaymaya ve sonuçta toplumsal morali bozmaya neden oluyor...Yani, her türlü kötülük-örneğin bir kedinin bir aptal genç tarafından katledilmesi- anında evlerimize giriyor...Ayrıca, Türkiye'nin geldiği aşamayı istemeyenlerin global terör ağını işlettiklerini de biliyoruz. Ben, tüm bunlara rağmen daha iyi günlere doğru gittiğimize inanıyorum..Eğer, öyle olmasaydı, bizimle bu kadar uğraşmazlardı..Selamlarımla  18.02.2017 21:34
 

Erkan Yolaç'ın sunduğu o yarışmayı aslında ilk başlatan rahmetli Orhan Boran'dı Ali bey. Ama kendisi daha sonra bu yarışmayı Erkan Yolaç'a devretmiş, Yolaç da oldukça popüler olmuştu. Aslında günümüzde böyle bir yarışma eğlenceli olurdu. Yalnız yarışmalar yazınızda yazdığınızın tersine mehter marşıyla gelip, İzmir marşıyla giderlerdi. Malum İzmir'de Yunan'ı denize dökmüştük ya. O yüzden. Aşağıda yarışmalarından birinin linkini de ekliyorum. Selamlar...
https://www.youtube.com/watch?v=2bsb5Wmom3I

Erol Özışık 
 17.02.2017 15:20
Cevap :
Eyvallah Erol bey.. Zaman bazı şeyleri unutturuyor... Teşekkür ederim.. Selamlarımla   18.02.2017 0:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1536
Toplam yorum
: 4071
Toplam mesaj
: 222
Ort. okunma sayısı
: 739
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster