Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
496
 

Bir hata, yaşlandıkça güzelleşir!

Bir hata, yaşlandıkça güzelleşir!
 

 

Garip bir şekilde ne kadar da mükemmeli sever herkes… Sadece doğrular olsun hayatında, hiç hata yapmasın, hep bir örnek gösterilsin ister. Hatalarını hep saklar… Savunma mekanizmasının düğmesini açar ve öyle gezer… Başkalarının yanlışlarının ahkâmını fütursuzca keserken bir gün kendisinin de hata yapma lüksünü elinden aldığını hiç bilmez. Yerdiklerini, yücelttiği hayatının ortasına meskenleyebileceğini tahmin bile etmez. Sadece yargılar… 

Biz ki hatalarımızdan hep nefret ederiz; biz ki sadece güzeli sever, kötüden ise söyleyecek kötü sözlerimizi asla esirgemeyiz… Biz ki yaş tahtanın, biz o yollardan geçene kadar kuruyacağından medetleniriz… Ama bazen evdeki hesap çarşıya çıkarken yalnızlaşır… Ve yanılırız… 

Ama neden? Neden bugünkü yanlışlarımızın bize, yarının dersi olduğunu hesap edemez ve sevmeyiz yanlış yolu? 

Bak… 

Şimdi çantanda bir sürü tecrüben ve zihninde hatalardan yaptığın çıkarımların var. Sevsene onları da güzel günlerini sever gibi. Onlar senin yol arkadaşların oldular oysaki hep. Hangimiz yaptığımız iyi şeylerle öğrendik ki bu hayatı? Hep hatalarımız armağan etmedi mi doğru yolları. “Zamanında” yaptıkların yüzünden büyüdün sen ey salak, yoksa hala annenin bıraktığı yerdeydin… 

Hata yapmaktan korkan insanlarız hep birlikte. Birimizin diğerinden farksızlaşamadığı ama bizden şaşana anında kapıları kilitlediğimiz ve başarının ve güzelin kötü yolları da deneme cesareti olanlarla kurulduğunu unuttuğumuz ne de güzel, ne de sıradan, ne de sorunsuz (!) hayatlarımız var… Birbirinin aynısı… Tek farkımız, adreslerimiz… 

Düşünsene… 

Çıkarsan çantandan o hataları ve sadece iyiyle ve doğruyla devam etsen yoluna, bir gün hatırlamak zorunda kalınca o kötü günlerini, ilerlemiş bir tarihte daha acı bir tecrübe öncesinde, onları bulamadığın zaman atacağın çığlığın desibeli aynı olur mu bugünküyle? Yani anlatmak istediğim: Hiç kötü anı biriktirmeden ne de güzel ilerlerken yolunda sen, o hatadan çıkardığın derse ihtiyaç duyduğunda ne yapacaksın? Ne yapacaksın biliyor musun: Hiçbir şey… Tekrar yaşayacaksın mecburen çünkü bilmiyorsun canın yanacak mı yanmayacak mı? Ama bu sefer unutmaya zorladığın ve hafızana almadığın acıdan daha büyüğünü yaşayacaksın. Neden mi? Yaş geçtikçe hatalar daha çok şey götürür senden. Çünkü sen daha çok şey biriktirmişsindir hayatında, ilerde kaybetmek üzere… 

Dene… 

Hata yapmayı da dene… En güzel anılar hatalardan oluşur çünkü ve en büyük kazançlar da hep yanlış-lıkla kazanılır… 

Hatalarımı başarılarımdan daha çok sevdim hep bencilce… Onları hep kayırdım… Çünkü ancak onları hatırlamak kolay oldu kötü günlerimde. Yaşım geldi bilmem kaça ama hala, hata yapmaktan aldığım zevki ve sonrasındaki kazanımı alamadım doğru yolların yapma çiçeklerinden… 

Benim, hatalarımı örnek göstersinler istiyorum. Hangi hata, bana ne kazandırdı ve nasıl oldum ben böyle? Beni anlatırken, yanlışlarımı da anlatsınlar; beni severken, hatalarımı daha çok sevsinler, çünkü ben, “iyi” bir insan olabileyim diye ne kadar çok hata yapmaya zorladım kendimi, bilemezsiniz… 

(Hatalar hep uçurum kenarıdır ve unutma ki her yeri en net görebildiğin yer de yine orasıdır…) 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı okuyunca yaptıgım hatalar ve sevmek geldi aklıma. İkisini bir arada düşünmedim şimdiye kadar. Her hatada ben bu hatayı nasıl yaptım diye hayıflanmaktan başka bir şey aklıma gelmiyor. Ha bir de keşkeler yıgını var arkamda dag gibi uzayan. Yüregine sağlık ve teşşekkürler düşündürdüğün için.

umutheart 
 24.04.2011 23:30
Cevap :
Hiçbir zaman keşke demedim. Çünkü o "keşke"ler, demediğim için çok hayat kurtardı!!!  25.04.2011 9:26
 

Peki,bu yapılan hatanın ne olduğu ve bunun sonucunda hangi bedellerin ödendiği önemli değil mi?yani içkiyi fazla kaçırmak ta hatadır,kötü insanlarla arkadaş olmak ta...Birinde aspirin alsan geçer,ötekinde ne yaparsan yap ruhunu kurtaramazsın.Berrak bir suya mürekkep damlatıldığını düşünün.ve o suyun canlı olduğunu,kirlenmeyi hissettiğini ve birşey yapamadığını...ve bir daha o tertemiz haline dönemeyeceğini bildiğini...böyle bir hata sevilip,kabul edilebilir mi?Bir ara başbakanımız''söz ola ,baş kese''demişti hatırlarsanız.Belki yalnış örnek ama adam hatanın sonu giyotine gitmiş.Şimdi oturup bu hatanın nesini sevecek.Bir de insanın ruhsal ölümü ile sonuçlanan hatalar var.Ruhun ölür,bedenin yaşamaya devam eder.Her ne kadar başka bir boyuttan da baksam,yazıdaki iyimserliği ve yaşam sevincini takdir ettiğimi bilmenizi isterim.(yazının senin takdirine ihtiyacı yok! demezsiniz inşalah)saygılar,sevgiler

die stimme des mondes 
 22.04.2011 22:36
Cevap :
estafurullah öyle bir şey tabii ki demem. o sizin bakış açınız. baş kestiren hataları yapanlar, zamanında küçük hatalardan ders çıkaramayanlardır belki de. yani çantasını boşaltıp gezenlerdir. ben, küçük-büyük ayırmadan yaptığım her hatayı sevdim ve o şekilde "ben" oldum. sadece bunu anlatmak istemiştim aslında...  23.04.2011 18:19
 

Hatalar olmasaydı belki de bizler kendimizi düzeltemeyip, inadına hata dolu çizgileri takip ederdik... Hani derler ya 'hatasız kol olmaz diye' öyle işte... Sevgide, mutlulukta, her an da hatalar mutlaka olmuştur... Tabiki burada sadece hatalar geçmemekte ama ben hatalarla bir yorum yapmak istedim... Kaleminiz tükenmesin...

Turan Koca 
 22.04.2011 22:00
Cevap :
Çok teşekkür ederim, yorumunuz ve iyi dilekleriniz için...  23.04.2011 9:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 93
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 867
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

1985 doğumluyum ve geçmişte yaptığım işlerle ilgili her bilgiyi önceki adımlarda sizlerle paylaşt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster