Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '06

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
51888
 

Bir ilik nakli hikayesi

Bir ilik nakli hikayesi
 

Sağlık Bakanlığı tarafından 3-9 Kasım tarihleri organ nakli haftası olarak düzenleniyor. Tedavileri süren binlerce insanın "can" beklediği günümüzde, bu hastaların durumuna dikkat çekmek için çeşitli aktiviteler düzenleniyor. TV'lerde açıkoturumlar yapılıyor, gazeteler ilavelerle konuya özenli yaklaşımlar sunuyor, Diyanet organ nakli için olumlu görüş bildiriyor ve birçok etkinlik sıralanıyor. Bende kendi payıma KML(Kronik myoleid lösemi) hastası abime uygulanan ilik(kök hücre) nakli hikayesini aktarmak istedim.

Blog yazılarımın ilki zaten bu konu ile alakalı idi. Nakilden önceki duygu yoğunluğu içinde yazılmış bir yazıydı. Blog yazarları ve okuyucularından bu yazımdan sonra birçok mesaj aldım, dualarını, iyi dileklerini ilettiler. Hiç tanımadığım ama yüreklerindeki sıcaklığı hissettiğim bu insanların yanımda olduklarını bilmek beni müthiş heyecanlandırmıştı.

Abime hastalık teşhisi Ekim 2003'de konuldu. O tarihten itibaren devam eden ilaç tedavisinden yeterli sonuç çıkmayınca Cerrahpaşa Tıp Fak. KİT(kemik iliği transplantasyon) konseyinin kararı ile ilik nakli olması kararlaştırıldı. İlk önce doku testleri istendi. Dört kardeşiz ve dokularımızın uygun olması için nasıl dua ettiğimi tahmin edebilirsiniz. Almanya'da yaşayan ablama da gerekli bilgileri vererek orada bir klinikte aynı testi yaptırmasını sağladık. Sonuç gerçekten şaşırtıcı idi. Hasta olan abim hariç üçümüz birbirimize yüzde yüz uyumluyuz. Ancak üçümüzde hastaya yüzde 15(6 da5) uyumsuzluk vardı.

Sonuçları inceleyen KİT ekibi aradaki 6 da 1 uyumsuzluğun göze alınabilecek bir risk olduğunu, ilaçlarla ve destek tedavi ile bu riski göğüsleyebileceğimizi, aksi durumda hastalığın seyrinin nerelere gideceğinin bilinmediğini ve yaş faktörünün de önemli olduğunu söyleyerek(abim 40 yaşında), ilik naklinin tek şifa kapısı olduğunu bizlere anlattılar. Abimin yaşam şansını sorduğu anı "yaşamım kıyısında yürüyen kardeşim"yazımda anlatmıştım. Bu süreçte 5 kardeşten doku uygunluğu sadece bir ablası olduğu halde, ablasının nakilden vazgeçmesi üzerine gözgöre göre ölüme giden bayan E'nin dramını da diğer yazılarımda aktarmıştım.

Gerekli tüm tıbbi ve psikolojik testleri de yaptırdıktan sonra sıra benim de hastaneye yatmama gelmişti. 15 Haziran da abim hastaneye yatmışken ben 12 Temmuz'da ancak yatabilmiştim. Çünkü nakil öncesi verilecek ilaçlar yurtdışından ithal ediliyordu ve dövizin dalgalanmasından dolayı ilaçlar gümrükte yatıyordu. Bizim gibi nakil bekleyen bir hasta yakınının araya(!)girmesi ile ilaç işi çözümlendi ve nakil için geri sayım başladı. Aynı anda hastanın kanserli hücrelerini yoketmek için kemoterapi ve destek tedavi uygulanırken, bana da kök hücrelerin damarlara toplanması için sabah ve akşam iğne yapılıyordu.

İlk günler sakin geçiyordu, sabah rutin kan testi yapılıyor ve damarlarda toplanan kök hücrelerin sayımı yapılıyor, bu arada abimde aldığı ilaçlar nedeni ile kah uykuya dalıyor, kah sarhoş gibi espriler yapıyordu. Aradan birkaç gün geçtikten sonra kök hücrelerin damarlara toplanması nedeni ile eklemlerimde ağrılar olmaya başladı. Belimde ve dizlerimdeki ağrı yaşlıların deyimi ile bıçak gibi saplanıyor ve çıkıyordu. Diğer yandan yapılan işlemin kutsallığını göze aldığımda çekilen ağrının hiçbirşey olduğunu düşünüyordum. Bugün bile hiç tanımadığım birine nakil için bile gözümü kırpmadan hemen yatarım hastaneye.

Nihayet geriye sayım bitti ve o büyük gün geldi. 17 Temmuz 2006 abimin yaşamındaki ikinci doğum günüdür artık. Abisi artık küçük "biraderinin"kök hücrelerini, yani iliğini, yani "canını"taşıyacaktı. Sabah saat 9. 00 da başlayan kök hücre toplama(aferez)işlemi yaklaşık 4 saat sürdü. Bu sürede tam 12 litre kan aferez makinasında işlendi. Bir koldan iğne yardımı ile alınan kan makineden işlendikten sonra diğer koldan tekrar damara veriliyor. İlk başta burnumun karıncalanması nedeniyle hapşırmaktan korktuğum için hayli gergindim. Çünkü çok seri ve şiddetli hapşırıyorum. Bu esnada iki kolumla da makinaya bağlıyım. Neyse ki laborant Figen hanım bu konuda çok deneyimliydi. Benimle sürekli konuşarak gerginliğimi atmam da çok yardımcı olurken aralıklı olarak burnumu da silmeyi ihmal etmedi. Sonradan izin alarak ablam aferez odasına girdi ve Figen hanıma daha fazla iş düşürmedik.

4 saat doldu nihayet ve kazasız belasız bu işlemi hallettik. Ancak toplanan kök hücrelerin belli bir skorun üzerinde olması gerekiyor. Yani yeterli olmazsa ertesi gün skoru yakalamak için işlem tekrerlanacak demektir bu. Ama her durumda hastaya toplanan kök hücreler hemen veriliyor. Figen Hanımla KİT servisine beraber gittik. Hazırlanan kök hücre abime nakledilirken orada olmak istiyorum.

Bir torbada toplanan koyu kırmızı bir sıvı... Bir hastanın "yaşam kaynağı", "canı", "herşeyi"... Nakil ekibi deneyimli, hemen abime işlemi gerçekleştirdiler. İzin alarak odanın kapısından izledim. Ekibe göre serum takmak kadar basit, bizim için hayati önem taşıyan bir olaya tanıklık etmek inanılmaz bir deneyimdi.

Sonuçlar akşam saat 20. 00 gibi belli olacak. O saate kadar diken üstündeyim anlayacağınız. Saat 20. 00 olduğunda Figen hanımdan sevindirici haber geldi. Toplanan kök hücreler bayağı yüksek oranda imiş. Rahatladım...

Bugün herşey sıfırlanmıştı. Artık pozitif sayılara geçiyorduk. Artı 1, 2, 3 derken 14. günde kemik iliğinin sağlıklı kan üretimine başladığı haberini verdi Doktor Sevgi hanım. Dünyalar bizim oldu, bir umut belirmişti artık. Tünelin ucunda bir ışık vardı işte. Sevincimizi sizlere anlatamam.

Bu süreci yaşamımın en özel günleri olarak değerlendiriyorum. İlik nakli donör için çok kolay ancak hasta için çok zorlu bir yolculuk. Bu yolculuk bir yazı ile anlatılacak bir hikaye değil. Hastanede yatan insan için de, dışarıdaki yakınları içinde yaşadıkları her günü ayrı birer hikaye konusu olacak şekilde geçiriyorlar. Ben sadece nakil sürecinde yaşadıklarımı fazla detaylandırmadan "organ nakli haftasında"bir katkı olarak hazırladım. Ülkemizde başta böbrek, karaciğer, kalp, göz olmak üzere binlerce "can"bekleyen hasta var. Lütfen bu konuda daha fazla insan acı çekmeden yardım elini uzatalım. Organ nakli Türkiye'de yaygın olarak yapılmaktayken insanların ölümüne tanıklık etmeyelim. Dualarım nakil bekleyen hastalar ve yakınları için... Allah yardımcıları olsun...

(Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Burhan Ferhanoğlu, Prof. Dr. Teoman Soysal, Doç. Dr. Zafer Başlar, İç Hast. Uzm. Dr. Güven Çetin, Hematoloji Uzm. Dr. Şeniz Öngören, Uzm. Dr. Şebnem İzmir, Dr. Sevgi Saçlı, Dr. Mehmet Yürüyen, Dr. Emin Avşar, hematoloji hemşireleri Gül Hanım, Ayşe Hanım, Canan Hanım, Laborant Figen Hanım ve diğer görevlilere, Kan merkezi çalışanlarına sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Allah hepsinden razı olsun... )

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

abi selamlar benimde abim kml hastası glivecin 7.ayında herşey iyi giderken blastik faza dönüştü kemoterapileri+dasatinib (sprycel) tedavisi ile yeniden remisyona girdi bnim dokum uymadı.çapaya başvurduk..doktorun dediğine göre 1 tane hastasının abim gibi hastalığı dönüşüm göstermiş 7 senedir sprycel kullanıyomuş ama 1 tane olduğu için bunun yeterince güvenli olmadığını söyledi.kml de yeni ilaç çalışmalarınında olduğu için biraz tereddütteyiz.nakil sürecini biraz anlatırmısın abim 29 yaşında şimdiden teşekürler...

orkun özdamar 
 04.12.2010 23:02
Cevap :
Orkun bey,geçmiş olsun.KML hastalığı diğer kan hastalıkları gibi tedavi yöntemi olarak belli başlı yöntemler uygulanmakta.Ancak her yöntem her hastada aynı yanıtı bulmamakta.Benim hastamın tedavisürecinin üzerinden 3 yıl geçti.Bu üç yıl içinde takip ettiğim kadarı ile birçok ilaç ve yöntem gelişti.Ülkemizde birçok nakil merkezi devreye alındı.Burada hekiminiz nakili öneriyorsa hastanızın yaş grubunu da dikkate alarak önermiştir.Çünkü yaş yükseldikçe hastalık tedavisi ve nakile yanıt da düşüyor.Nakilin çocuklarda ve gençlerde başarı oranı çok daha fazladır.Nakil basit bir kan verme gibi işlemdir aslında.Donör iki koldan aferez cihazına bağlanır.2,5 saat kadar kök hücreyi cihaz ayrıştırır.Ayrıştırılan kök hücre hemen hastaya nakledilir.Hastaya bu işlemden bir hafta önce bir tedavi uygulanır.Vücudundaki kan hücreleri baskılanır ve nakile uygun hale getirililir.Bir anlamda hastanın kan yapıtaşları sıfıra yakın seviyeye çekilir ki gelen kök hücre yeni kan hücreleri üretebilsin.Devamı msj.da  06.12.2010 21:13
 

BABA 56 YASINDA KANSERI TESSI KOYULDU BUNDAN 3AY ONCE ILAC ILE TEDAVI BASLANDI DOKTORU TEDEVIYE CVP VERDIGI SOYLEDI AMA ILIK NAKLI OLMASI ONUN ICIN DAHA IYI OLUCAGINI TAVSIYEE ETTI KARDESINDE UYUMLU ILIK BULUNDU IKI HAFTAYA KADAR BASLAYACAKLAR MERAK ETTIGIN DOKTOR RISKLI OLDUGUNU SOYLEMIS RISKI NEDIR

ORHAN TURKAY 
 04.12.2010 3:49
Cevap :
Orhan bey geçmiş olsun.Risk nedir sorunuza en doğru cevabı doktorlarınız vermeli bence.Benim anladığım ne dersiniz,hastayı kaybetmeye varana kadar her tablo risktir.Ama bu tabloda babanız nerededir ben bilemem.Çünkü hastalığı,tetkikleri,ilaç tedavisine yanıtı ,hepsi doktorlarınızda.Bir de doktorlar haklı olarak en karamsar tabloyu söylerler ki söylemeleri de gerekir,hasta yakınları en karamsar duruma kendini hazırlasınlar.Size bu konuda en doğru yaklaşımı doktorlarınız vermeli.Uygun bir zaman diliminde başbaşa görüşmeli ve her türlü endişenizi,anlayamadıklarınızı tekrar tekrar sorun.İnternette gördüğünüz her bilgiye güvenmeyin.Her hasta aynı değildir,her hastanın tedavisi aynı yöntem olsa bile yanıtı aynı değildir.Bu nedenle en doğru bilgide kalmak için doktorunuzla sürekli iletişimde olun.Acil şifalar dilerim.Allah yardımcınız olsun.Yapabileceğim başka herhangi birşey varsa yine de bana çekinmeden yazabilirsiniz.Saygılarımla.  04.12.2010 15:22
 

Mrb Ahmey bey,benim sizden öğrenmek istediğim bir konu var.Muhakkak FAA hastasının anatomi yapısını bilirsiniz.İlik nakilinden sonra fiziki yönden bir değişiklik içerisinde olurmuyum acaba ? Şimdiden teşekkür ederim...

Gönül Bayrak 
 13.08.2010 22:55
Cevap :
FAA hastasının anatomik yapısını bilecek kadar uzman değilim.Ancak ilik nakli her insanda aynı sonuçları vermeyen bir süreç.Bir hastada 14 ile 28 gün arasında donörden alınan ilik çalışmaya başlıyor.En az 14 gün süre ile vüsut direnciniz ve kan dolaşımınız en alt seviyede seyrediyor.Buradaki en büyük risk donörden alınan iliğin çalışmaya başlamasından sonra oluşabilecek herhangi bir enfeksiyon riskidir.Unutmayın, nakil sürecinde hiçbir şekilde enfeksiyona maruz kalmamalısınız.Enfeksiyonu vücutta yapabilir,dışarıdan da kapabilirsiniz.Hiçbir aksilik olmazsa 30-35 gün içerisinde sağlığınızı toparlayacak ve eski günlere dönebileceksiniz.Saçlarınız belki dökülebilir aldığınız ilaçlara bağlı olarak ama dökülmeyebilir de.Zayıflayacaksınız belli ölçülerde.Çünkü nakil aşamasından sonra katı gıdalara hemen geçemezsiniz.Saçlarım dökülecek diye şimdiden kestirip kendinizi o havaya sokmayın.Gerekirse Ankara'ya gittiğinizde kestirisiniz.Uzmanlar size söyleyecektir.Bana her zaman ulaşabilirsiniz.  14.08.2010 14:30
 

Buarada ben şuan Samsun'dayım.Nakilimi Ankara Hacettepe'de olucam Allah nasip ederse.Bu ince düşünceleriniz içinde teşekkür ederim sağolun...

Gönül Bayrak 
 13.08.2010 22:35
Cevap :
Gönül hanım,nakil süreci de kolay olmayacak,biliyorsunuz.Vücudunuzun yapı taşları yeniden inşa edilecek.İnşaatın temeli de sizsiniz.Karadeniz insanının gücünü ve iradesini gösterin lütfen.Sizin haırlı ve güzel haberlerinizi bekliyorum.Yakın olsaydınız sizi ziyarete gelebilirdim ama gönüller bir olsun.Aileniz ve sizin için zor ama sonu iyi bitecek bir yolculuğunuz var.Bu yolun aydınlık sonunda sizden gelecek haberi bekleyeceğim.Allah yardımcınız olsun.Saygılar ve sevgiler.  14.08.2010 14:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 242
Toplam yorum
: 879
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1750
Kayıt tarihi
: 24.06.06
 
 

1970 doğumluyum.Karadenizin bir sahil şehrinden, hayatın güler yüzlü tarafına tutunmak için İstan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster