Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1387
 

Bir maske ya da kapak ardına gizlenen...

Bir maske ya da kapak ardına gizlenen...
 

Bir filmde porno yayınlar satan bir dükkandaki kasiyer çocuk yüzüne çok yakın tuttuğu bir kitabı okuyordu. Kitap o dükkandaki ucuz yayınlardan biriydi. Bir müşterisi geldi ve kitabın kapağını tek bir hareketle aşağıya indirdi. Kitabın içinden Truman Capote romanı çıktı. Çocuk nedense çok utandı. Müşteri ise ona sevgiyle gülümsedi. O çocuğa büyük bir saygı duydum. Tüm bu içinde olduğu ortama giysileriyle, davranışlarıyla uyum sağlamaya çalışırken kendi içinde, özünde çok daha farklı birşey saklıyordu. Daha yüce daha erdemli ama içinde bulunduğu çevrenin hiç de onaylamayacağı birşey. Saklanıyor ama içindeki özden asla vazgeçmiyordu. Ta ki meraklı ve insan sarrafı müşterisi onun gerçeğini ortaya çıkarana dek çocuk hakkında çok da olumlu olmayan şeyler düşünen bizlerin gözünde o çocuk birden bire başka birine dönüşüveriyordu. Çalışmak zorunda olan, ekmek parası için kendi ruhuna aykırı olan işleri bile yapan, dışarıdan sanki oraya aitmiş gibi görünen ama kendi özünde özgür olan biri. Kötü kapağın altında duran bir cevher...

Bir başka filmde bir adam vardı. Küçük bir köyde tüm köylülerin birbirine örnek diye gösterdiği tek adam. Erdem kelimesinin tam karşılığı. Köylünün her sözünü hiç de üzerinde düşünüp tartmadan kabul ettiği sözü altın değerinde olan bir adam. Alçakgönüllülüğü ile gönülleri fetheden bu yüzden daha da yücelen bir adam. Kusursuz bir insan. Elbisesi altına sakladığı tüm pislikler ortaya çıkana kadar köylünün gözbebeğiydi. O parlak yüz altında, o yüce gönüllülük maskesi ardında dünyanın çamurunun özünü taşıyordu oysa. Şaşkın bakışlar altında tüm köylülerin kalplerindeki iyiye olan inancı bir darbede yıkıp geçiyordu bu adam. Ve parlak maskesi altında çamuru besliyordu.

"Dünyada göründüğü gibi olan çok az şey var" diye geçiyor aklımdan bu iki filmi düşününce. İyi görünenin gerçekten iyi olduğundan kötü görünenin de gerçekten kötü olduğundan emin olmak o kadar kolay değil. Gerçeği aramak onu bulmak için çabalamak tüm bu çaba içinde de şüphecilikten yorulmamak kolay iş değil. Dengeyi bulmak gerekiyor. Belki de tek unutulmaması gereken şudur: "Herşey göründüğü gibi değildir." Ve belki de bir kapak ya da bir maske ardına saklanmıştır. Kimbilir...

RESİM: Leonard Porter

Işıl bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

crash diye bir film vardı. Seyrettiniz mi? Buradan seyretmeyen herkese salık veririm. İyi ile kötüyü algılamamızın ne kadar yanıltıcı olabildiğini anlatıyor. Bir de seyrederseniz. Bir sahnesi var küçük çocuğun babasını kurtardığı. O sahnede beni hatırlayın...

karga 
 10.08.2007 13:33
Cevap :
Bu filmi mutlaka izleyeceğim. Çok teşekkür ederim.Sevgilerimle...  10.08.2007 22:59
 

Her kötülüğün içinde bir parça iyilik, her iyiliğin içinde bir parça kötülük vardır felsefesi, sanırım en iyi açıklama. Yoksa dünya Yeşilçam filmlerindeki gibi değil ;)) Bu arada bahsettiğin ilk filmin adı neydi? Tanıdık geldi o sahne. Ellerine sağlık canım. Sevgiler.

Nazan Adıgüzel Köseoğlu 
 09.08.2007 16:01
Cevap :
Sevgili Nazan, Elbette...Saf iyiye saf kötüye hiç inanmadım. Bana hiç doğal, hiç insana dair gelmedi. Sanırım o film 8 mm. Nicholas Cage. Emin değilim. Hafızam cidden berbat :) Sevgiler Nazan'cığım...  09.08.2007 17:52
 

Biraz şüphecilik diyebilirmiyiz bilemiyorum ama, insan önce kendini şeffaflaştırmalı. Bir an karşımızdakileri yargılamadan önce kendimizi yerine koymalı yada çok mükemmelmiş gibi görmemeli. Çünkü gerçek her zaman gerçek olmuyor. Sevgiyle kal...

Işıl 
 07.08.2007 10:00
Cevap :
Sevgili Işıl, Çok haklısın. Başkasını yargılamadan önce sanırım biraz kendimizi arındırmamız gerekiyor. Bunu başardığımız vakit sanırım gerçeğe bir adım daha yaklaşmış oluruz. Sevgilerimle...  07.08.2007 10:05
 

Bulunduğu ortama veya kılığına kıyafetine bakarak ön yargı ile kimini benimseyip kimini reddetmek ne kadar yanlış değil mi sevgili Fulya ama hep bu yanılgıya düşüyoruz gibi geliyor bana.İyilerle ve doğrularla karşılaşmak dileğiyle.

Meral Yağcıoğlu 
 07.08.2007 9:46
Cevap :
Sevgili Meral Hanım, Aslında önyargılar hayatımızı en zorlaştıran ve engelleyenler değil mi? Gerçeği kaybetmemize neden oluyor. Çoğu zaman geçmiş yaşantılar ya da genelleme kurbanı olup yanılsama içinde kalıyoruz. Dileğinize katılıyor ve sevgilerimi yolluyorum...  07.08.2007 10:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1050
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster