Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '14

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
245
 

Bir sergi üzerine serbest okumalar. ‘Hey ben buradayım’

Bir sergi üzerine serbest okumalar. ‘Hey ben buradayım’
 

‘Hey ben buradayım’ sergisi Haliç Tersanesi’nde


Öğle üzeri Alev Cınbarcı aradı, dedi ki Haliç Tersanesinde Yeditepe Üniversitesi sergisi var, gel. Tersane binasını da merak etmekteyim, akşam yedi civarı Şişhaneye indim. Ben Haliç tersanesi deyince Haliç Köprüsünden gördüğümü hatırlıyorum, aşağı doğru yürüdüm, aşağı inen basamaklardan alt yola geçeyim dedim. o ne? Pis, sidik kokusu, neyse kuru yerlere basarak Halç köprüsünün başlangıcına indim, telefon ettim. 'Olum dedi yukarı gel' Alev, Kasımpaşa girişinde göreceksin tersane girişin. Haydaa, onca yolu çıkacaksın gene dedim içimden, sidikli merdivenleri tehlikeli bir yöntemle yoldan geçerek bay pas ettim. Kalan uzun bir yolu kaldırım kenarından yürüyerek Şişhane'den Kasımpaşa giderken solda Haliç tersanesi girişini gördüm.

Bunca yorgunluk, nefes nefeselik içinde gittiğimde, içeceğim soğu bira, rakı aklımdan çıkmıyor, sergi açılışı ya. Neyse girişte karşılama masasında Alev ve Seher oturuyordu, diğer iki kadınla da tanıştırdı, Seher'in adı çok geçtiği için uzun zamandan bu yana gıyabında tanıyordum, güzel bakışlı, temiz yüzlü güzelce bir kadın. Kadınların hepsi yorgunluktan pes etmiş, koca haliç Tersanesi salonu önümde, sen bi dolaş ben de gelirim bi ara dedi. İşime de geldi bu, ne var ne yok bi göz atarım, bi de bara uğrarım diye geçti içimden. 

Eserler, daha çok yerleştirme/enstelasyon tekniği ile çalışılmış, salonun ortasına doğru ilerledikçe herkesin elinde kola falan görmekten işkillendim, bar gibi ayrılan yere geldiğimde de durum açıklığa kavuştu, cola, fanta, lipton gibi içecekler, kurupasta vb kız enstitülerinin günleri gibi yapmış ortamı. Yandık dedim içimden, colaya uzandım çok soğuk değil, mecburen bi tane aldım, uzun çubuk krakerden de bir tane alıp sergiyi gezinmeye başladım. 

Pek çok farklı disiplinde, video artlardan oluşan sergi de en dikkat çekici şeyi yanıma gelen Alev söyledi. İşçilerden bazıları bazı eserleri müstehcen bulup koydurmamaya kalkmış. Bu durum yeni dönem milis anlayışının, sistemli şekilde yaygınlaşmasının ürünü. Neyse bu istenmeyen eserlerden birine 1x1 metre boyutlarında siyah bir örtü örtmüşler, yukarıdan bantlamışlar falan ortasında 10x10 cm açıklıktan eserin çok miink bir kısmı görünüyor. Doğal olarak gittim örtüyü kaldırdım, yaklaşık 25 tane çarmıha gerilmiş İsa görseli cama basılarak enstelasyon tekniği ile sergilenmiş. İlginçtir o kara örtü o eseri öne çıkaran araç olmuş. Eser bu örtüyle kendini yeniden üretmiş, sanatçıdan istense bu yaratıcılığı ve dikkat çekiciliği sergileyemezdi bu şekilde. 

Sanat, yasaklarla karşılaştığında tam da bu örnekte olduğu gibi ifade gücünü ve dikkat çekiciliğini artırır, daha vurucu hale gelir. Bu duyguyla ben TUSAK vb devletin sanatın üstünü örtmeye çabaladığı kanun vb şeylerin sanatın gelecek 25 yılda zıplatacağını, öne çıkaracağını ve İstanbul'u dünyanın sanat merkezine dönüştüreceğine inanıyorum. Sonuçta bu şehirde bu potansiyel var. Üzücü olan, sergi yapılan mekanda son serginin yapılıyor oluşu, bu güzel ve harika mekan çok güzel sergi ve performanssalonu olarak önemli bir merkez olabilirdi. Çıkışta Alev ve Seher'e biz iktidara geldiğimizde bu salonları tekrar sanatın kullanımına vereceğiz dedim, biz kim dedi Alev, gülüştük.

Sergiyle ilgili bilgileri de vereyim, giden olursa o muhteşem mekanı/salonu da görsün bence. 

Üniversite öğrencilerinin sanat eserlerinden oluşan, ‘Hey ben buradayım’ sergisi Haliç Tersanesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Sergi Koordinatörü Ilgın Deniz Akseloğlu sergi ile ilgili olarak: İsimlerinin, ‘Hey ben buradayım’ olarak belirlemelerinde bile bir isyan ve minik bir tebessüm olduğunu ifade eden Akseloğlu, “Aslında bu başlık da bile bir görünürlük kazanma, üretimi gösterme çabası ve isteği var. Bu kadar farklı disiplinden ve yaştan insanın bir araya gelmesi de bu yüzden. Herhangi bir galeri tarafından düzenli olarak temsil edilmeyen, fakat sanat üretmek isteyen insanlar için bir görünürlük kazanması açısından 15 gün sürecek bir etkinlik. Haliç Tersanesi’nde olması çok hoşumuza gidiyor. Burayı çok seviyoruz. Ne yazık ki bu sergiden sonra burada böyle bir şey olmayacak. Bunun hem nostaljisi hem de romantizmi içerisindeyiz. Heyecanlıyız çünkü bir çoğumuz çok genç. Yeditepe ve Marmara üniversitelerinden arkadaşlarımız var. Sergi güncel sanat takipçilerine hitap ediyor.' demiş.

Bugün açılan sergi 20 Haziran’a kadar sanatseverlerin (bu kelimeye gıcığım, sanatsever diye bi zümre yoktur bence) ilgisini bekliyor.

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anladım, bi kere...Ben de görmek isterdim...

Abdülkadir Güler 
 07.06.2014 8:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 202
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 965
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Sosyal medya danışmanı, grafik tasarımcı.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster