Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ağustos '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2206
 

Bir silah ve bir doktor!

Bir silah ve bir doktor!
 

Kaynak:Milliyet.com.tr


Genç bir doktor, Berk Topuz, fotoğraftan anladığım kadarıyla da yakışıklı, yakışıklılığından bize ne demeyin, kompleksler konusunda bizim gibi toplumlarda fena etkilidirler!

İlginçtir, çok yakışıklı ve güzel olanın kompleksi ayrıdır, bizim gibi formlar üzerine kurulan toplumlarda, çok çirkin ve yakışıksız olanların bir başka!

Ortada kalanların problemsiz olduklarını da sanmayın sakın!

Onlar da ortada kalmanın sıkıntısını yaşamaktadır!

Kimi kişiliğini geliştirerek dengelemek ister, kimi estetiğini!...

Ailesel kimlik olarak Türkiye standardında hiç de hafifsenmeyecek bir düzeye sahip, yakışıklı bir doktordan söz ediyoruz, AKP eski milletvekillerinden Gülseren ve İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Erkan Topuz’un oğlu, ki kendisi de Çapa Tıp Fakültesinde çalışmaktadır.

Kendini kanıtlamak isteyenlerin tercihidir silah taşımak, ya da riskli işler içinde olanların savunma aracıdır, iyi eğitim almış, yakışıklı bir doktor sizce neden silah taşır?

TEM otoyolunda kendi silahıyla göğsünden vurulmuş Dr. Berk Topuz, elbette geçmiş olsun, hiçbir evlat sahibinin yaşamak istemeyeceği bir acıdır, ancak vurulma nedeni hız konusunda kapışmak, üstelik kendi silahıyla vurulmuş Dr. Berk!

Vuran kişi bir benzin istasyonu sahibiymiş, mesela, onda olsa silah, hırlısı, hırsızı var deyip, silah bulundurma konusunda fazla da şaşırmazdım, örneğin!

Bir doktor, ruhsatlı da olsa, neden silah bulundurma gereksimi duyar, asıl ben işin bu tarafını anlayamadım!

Asistan dahi olsa bir doktorun, yani insanın amacının yaşamak üzerine kurulu olduğunu en iyi bilen ve aldığı eğitim gereği insanın yaşaması için emek sarf etmeye niyetlenen bir kişinin hız konusunda yarışa girmesi ve dahi kapışmak üzere anlaşarak araçlarını emniyet şeridine çekmeleri konusunda taraflardan biri olmasını beynim kabul etmiyor; benzin istasyonu sahibini anlarım, ama bir doktoru anlayamam doğrusu!

Hırlaşma ve kavga esnasında Dr.Berk’in düşen tabancası ile vurmuş benzin istasyonu sahibi… Doğru olabilir…

Ancak belinde silah taşıyan ve asabileşen insanların ellerini ilk etapta bellerine atma ihtimalinin pek de yüksek olduğunu gayet de iyi bilmekteyim!

Kim bilir, benzin istasyonu sahibi Dr. Berk’in elinden kapmasaydı silahını, ölmüş olacaktı! Üstelik, hastane koşulları Dr.Berk ile eşit olanaklar da muhtemelen sunmayacaktı, yaralansaydı aynı şekilde!

Ancak şu an itibariyle Berk tümüyle mağdur durumda…

Berk silah taşımasaydı, mesela, eşit agresif erkek gücü ile dövüşselerdi, böyle bir sonuç çıkar mıydı sizce ortaya?

Hiç kimse kusuruma bakmasın, lakin, Çapa Tıp Fakültesi’nde asistanlık yapan, anne eski milletvekili baba profesör, üstelik de yakışıklı bir genç doktorun ne amaçla silah taşıdığını anlamam inanın mümkün değil!

Bir kez daha tekrarlıyorum, eğer benzin istasyonu sahibi taşıyor olsaydı, her türlü insanın uğradığı ve üç kuruş için rahatlıkla adam öldürülebilen bir ülkede mesleksel riske karşı bir önlem olarak düşünürdüm! Her anlamda silaha karşı olmama rağmen…

Silahın güç olarak algılandığının fena halde bilincindeyim, silaha sonuna kadar karşıyım, tam da bu yüzden!

Korunma amaçlı kullanımı serbest olabilir, o da vazgeçirici türden, zarar verici olmamalı, tek amaç etkisiz hale getirmek!

Öyle bir rant var ki, savaşlar dahi amaçlı mı diye düşündürüyor, hani özel çalışan bazı diş hekimleri bir dişi onarırken, bir diğerinin minesine bir çentik atarlar, üç-beş ay sonra tekrar gelsin de para kazansın diye!...

Diş hekimi attığı çentiği onarır, eni konu, silah tacirleri, kim bilir, yan şirket olarak cenaze levazımatları şirketine sahiptir, hastane levazımatları tedarikçileri de onlar olabilir!

Konuyu dağıtmadan, basına nasıl yansır, dava aşamasında neler yaşanır, bilemem, ancak bir gerçek var ki: Bir doktorun bir silah taşıması, hız yüzünden kapışması, kavga etmek üzere anlaşması bana laf ola beri gele bir diplomayı çağrıştırıyor!

O diploma için emek sarf eden hiçbir doktorun işi o raddeye getireceğine inanmıyorum!

Getiriyorsa ise, psikolojik bir takım testlerden geçmesi gerektiğine inanıyorum!

Bir de, dönüp dolanıp aynı konuya takılıyorum: Gerçekten de o silah ruhsatlı mıydı?

O silah öncelikle ele alınmış ve hız konusunda kapışılan kişiye doğrultuş muydu?

İlk olarak kenara çekelim ve hesaplaşalım hareketi kimden gelmişti?

……

Belinde silahı olan her daim cesaretlidir ve silah kolay kolay düşmez belden yere, zira el otomatik olarak kontroldedir her daim!

Sonuç ne çıkar bilemem, ancak naçizane çıkarımlarımdır bunlar benim!

……

Gülgün Karaoğlu
Ağustos,18/09

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1278
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster