Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '17

     
    Kategori
    Müzik
     

    Bir Zaman Yolcusu: Plak

    Bir Zaman Yolcusu: Plak
     

    Fotoğraf: Ahmet Abdullah Karaca


    Yaklaşık 70 yıllık mazisi bulunan bir medya formatı vinil plak; bir zamanlar insanların kendi yaşam alanlarında, radyo dışında müzik dinlemelerinin tek yoluydu.Teknolojinin, herhangi birşeye ulaşımı hızlandırması ve taşınabilir kompakt tasarımlar üretmesi gibi gündelik hayatımıza etkiyen iki temel faydası ile plak, zamane çocuklarının elinde frizbiye dönüştü. Peki o frizbi nasıl oldu da yeniden pikabın üzerine konuverdi?
     
    Doksanların başında tüm dünyada toplam plak satışının bir milyonun altına düşmesi, aslında müzik endüstrisinin ayağa kalkması anlamına geliyordu. Kompakt diskler (CD), prodüktörlerin az yakan, sanatçıların ise ünlerini ulusal sınırların dışına taşıyan uçan gemileriydi artık. Dinleyici için de durum farklı değildi. Daha az yer kaplayan, daha ucuz, istediğin yerde dinleyebildiğin bir medya... Hele bir de mp3 furyası var ki sormayın gitsin..
     
    Fakat dinleyicinin, müziğin bir tüketim aracı olmadığı algısına ulaşması çok sürmedi. Dijital teknolojinin analog muhafazakarlığını paldır küldür kırmasıyla dinleyici, müzik dinlemenin birtakım değerli ritüellerinden mahrum kalmanın yanısıra insan olmanın temel belirtilerinden olan istifçiliğini, duygusal bağ kurduğu materyalleri saklama güdüsünü, profesyonel tabirle 'koleksiyoner'liğini de 
    01101101 ler ile kodlamanın tatminsizliğini yaşamaya başladı.
     
    Ayrıca plak dendiğinde yalnızca işitsel değil, görsel zevki de doruklarda yaşatan bir medya gelir akla. Albümlerin iç ve dış kapaklarındaki muazzam illüstrasyonlar, şarkıların içeriklerini çoğu zaman ekspresyonist bir tavırla tasvir ediyordu. 'Özen' tüm detaylarda kendini hissettiriyordu.
     
    Bu gerçekler, analog teknolojinin yirmi sene sonra gömüldüğü mezardan kanlı canlı kalkmasının sebebini oluşturdu elbet. Bir anekdot: Britanya'da 2016 senesinde plak gelirleri, cd gelirlerinden yüksekti.  
     
    Yeri gelmişken, günümüzde müziğe 'bir tık' yakın olma lüksünü gözardı etmenin temelde iki sebebi olduğunu söyleyebilirim:
    Biri koleksiyon değeri yüksek olan, bir janra ya da spesifik bir müzik akımına ait plaklara ya da belli sanatçıların diskografilerine fiziksel olarak sahip olmak,
    diğeri ise duyum zevkini artırmak... Bu ikinci sebep her zaman bir tartışma konusu olmuştur ve birçok yerde cd ve plak arasındaki teknik farklardan bahseden metinlere ulaşabilirsiniz ki bendeniz de sonraki yazılarımda bu noktaya değineceğim.
     
    'Hangisi iyi hangisi kötü?' şeklinde bir soru sormanın yersizliğinden de sıkça bahsedilir. Bu konuda kişisel deneyimlerin herşeyin üzerinde olduğunu düşünüyorum. Fırsatını bulduğunuzda mutlaka plağa bir şans verin.

    https://www.instagram.com/huzzamroom/           
    https://www.facebook.com/huzzamroom



     

     

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 42
    Kayıt tarihi
    : 24.05.17
     
     

    Ses bilimi (akustik) ile ilgili bir tam zamanlı mühendis, yarı zamanlı müzisyen... Küçük yaşlarda..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster