Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
342
 

Biri'nden Bir Diğeri'ne

Biri'nden Bir Diğeri'ne
 

İki kırık seramik


Biri. 

Ahşap bir evin 3. Katı. Kemerinden sarkan çanları çekirge sanıp evin içinde biraz dolaştı. Uzun zamandır kendi kendini güldürmemişti bu kadar. Yanağından bir makas , kadehe biraz yaban mersini. Sessizlik komiklikti bazen. Mutlak sessizliği Dupnisa Mağarası’nda iki ay evvel yaşamıştı oysa. Bir gezide. Çıldırtırdı insanı. Ve o yaban mersini rengi olan yok mu, hep O’nun yüzündendi bu ‘sessizlik’ algısı. En çok Bir Diğeri aşıktı sessizliğe, çıldırmadan. Ahşap bir evin 3. Katındaki kemerin sahibi de Bir Diğeri’ne. 

Şimdi ne kemer ne yaban mersini ne çekirgeler ne yataktan zıplatan kediler vardır hayatlarında.. 

İkisi. 

Kızın adı yok. Oğlan adından gayrısını bilmiyor. Bahariye sokaklarında yuvarlanan demir paraların arkasından koşan iki deliydiler en nihayetinde. Odada koşturarak oynadıkları kağıttan uçakları camdan aşağı kaçıveren iki deli.Oğlan çalmayı kız yazmayı sevmiş.Büyükada ‘yı ise her ikisi de. Yumurtalı ekmek mi , tartışmasız. Biri ev der; biriktirmek için.Böyle sarı ışıkları olsa, bolca kitabı, belki yumuşakca bir minder ha ne dersin..? Bir diğeri der , ev ; yaşamak için. Huzur olsun. Sessizlik. Bulaşmasın dışarının isi , pası , yalanı , dolandıranı. Ev der; mabet.Arka bahçede bir köpek, geceleri martı resitalleri. 

Şimdi yumurtalı ekmek yanmış, demir para tedavülden kalkmıştır. Ada seferleri iptal hayatlarında.. 

Hani bir liste yapılıp kelimeler tek tek alt alta yazılsa, her bir kelime bir paragraf eder, birkaç anı anlatırdı. Gülümsetirdi de adamı. Hani şuraya yalnızca ‘Ankara Pastanesi ‘ yazılsa. E ikiliğin birliği de buradan gelmez miydi. İki kişi bir olunca her cümle kısalııır.. kısalır bir göz dalması , bir tebessüm olurdu. İETT otobüsleri meşhur olmamışken henüz bu kadar , en arka koltukta , camın buğusuna tam köprüden geçer iken çizilmiş patiler mutlaka olmuştur. Köprüler efsunludur zira. Ve ‘efsun’ bir kitap arasında ki sarı bir kağıttan öğrenilmiş olandır.Ama başka bir kitap arasına , bir peçetenin kenarına yazılıp bırakılmış ve henüz öğrenilmemiş olan şeyler de vardır. 

Şimdi ne çok kitap vardır okumadıkları. Aralarında eksilmiş ne çok sarı kağıttan notları hayatlarında.. 

Bir Diğeri. 

Konuşmayı sevmezdi Bir Diğeri. Sahile otursun çekirdek çitlesin. Yalnızlığını sevsin dursun öylece ama hastalanınca , konuşmasa da ister yanağına bir el değsin , dokunsun , iyi etsin. Sessiz sever Bir Diğeri çaktırmadan , hırçın sever , hep kendine zarar. O da öyle biri. O da Bir Diğeri. Adamın biri. Perdesizliğe gönül vermiş. Bir de martılara , demiş biz böyle iyiyiz , dönmüş yerine yurduna. 

Şimdi perdeler kalkmıştır notaların üzerinden , perdesizlik can yakan sesler bırakmıştır martılara… 

 

Anouar Brahem – Claquent les voiles Telwin 

http://www.iwanttowatchvideo.com/php/index.php?mid=14&vid=1573246&baslik=Anouar_Brahem_-_Claquent_Les_Voiles__Telwin
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Peçete kenarına yazılanlar kadar sessiz ve gizli sevmiştir belki ''bir diğeri'', ''biri''ni Melda Özgün! Kim bilir?? Bekleyen o denli çok beklermiş ki,gitgide beklediğine benzer,''O''na dönüşürmüş..Beklenilen kim,bekleyen kim..Belki de ne ''biri'' ne de ''bir diğeri'' vardır,perde kalkmış,iki ses arasında bir ''koma'' olunmuştur.. Ama olsun,peçeteler vardır ya,biz yazamasak da vardır..Bir gün biz de yazabiliriz demektir bu.. İmza: Bacaksız..

Hasmet Asilkan 
 07.09.2011 4:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1062
Kayıt tarihi
: 11.03.11
 
 

1990 yılında Kastamonu'da doğdu. Bir gitarın -re- teli olarak yaşamına devam etmektedir...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster