Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rıza Üsküdar (Anadolu'm ayağa kalkarken)

http://blog.milliyet.com.tr/ruskudar

23 Nisan '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
35317
 

Birinci TBMM ve Özellikleri


Yurdumuzu düşmanlardan temizleyen, ulusal egemenlik kavramını bir siyasal irade olarak ilk kez ortaya koyan Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplandı. TBMM’nin toplanması Türk tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Bu tarihi olayı, daha iyi anlayabilmek için öncelikle TBMM’nin toplanmasına yol açan siyasal gelişmelerden kısaca söz etmek istiyorum.

I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti, çok kötü şartlarda Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzaladı. Devletin düzenli ordusu dağıtıldı, ülke değişik bölgelerinden sömürgeci devletlerce işgal edildi. Devletin tamamen yıkılma noktasına geldiği bu dönemde Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçişi, Anadolu’da yeni bir hükümetin kurulması yolunda atılmış önemli bir adım oldu. Sırasıyla Amasya, Erzurum ve Sivas’ta yapılan toplantılarda, vatanın kurtarılması için neler yapılması gerektiği tartışıldı.

Mustafa Kemal, 22 Haziran 1919’da ilk durak olan Amasya’dan Anadolu’daki vilayetlere ve kolordu komutanlıklarına bir genelge gönderdi. Amasya Tamimi adı verilen bu genelgede, özet olarak “Vatanın bütünlüğünün ve milletin istiklalinin tehlikede olduğu, milletin istiklalini ancak milletin kendi azim ve kararının kurtarabileceği, milletin hakkının korunması için üstün yetkilerle donatılmış bir milli kongrenin toplanmasının zorunlu olduğu, bu amaçla Sivas’ta bir milli kongrenin toplanacağı, kongreye katılmak üzere her vilayetten milletin güvenini kazanmış üçer kişinin seçilerek gönderilmesi” istenmiştir.

Amasya’dan Erzurum’a geçen Mustafa Kemal, 23 Temmuz 1919’da orada bir kongre topladı. 14 gün süren Erzurum Kongresi’nde, milli kurtuluş için yürütülecek mücadeleler tartışıldı. Millet iradesini yansıtan bir meclis ve bu meclisin emrinde çalışacak bir hükümetin önemi üzerinde duruldu. Milli kongre 4 Eylül 1919’da Sivas’ta yapıldı. Sivas Kongresi’nde, Erzurum’da tartışılan konular bazı küçük değişikliklerle aynen kabul edildi. Ayrıca kongrede tüm Milli Cemiyetler, “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirildi. Böylece Milli Mücadele, ulusal bir boyut kazanmış oldu.

Sivas Kongresi, İstanbul Hükümeti’nde değişikliğe yol açtı. Sadrazam Damat Ferit Paşa görevden alındı ve yerine Anadolu hareketine yakın olan Ali Rıza Paşa getirildi. Yeni hükümetin temsilcisi Salih Paşa ile Mustafa Kemal arasında Amasya Görüşmesi yapıldı. Bu görüşmeden çıkan en önemli sonuç: Osmanlı Mebuslar Meclisi’nin toplanmasının kararlaştırılması oldu.

Son Osmanlı Mebuslar Meclisi İstanbul’da 12 Ocak 1920’de toplandı. Meclis, 28 Ocak 1920 tarihinde yaptığı gizli oturumda tarihi “Misak-ı Milli” kararlarını kabul etti. Misak-ı Milli’nin ilanı, İngilizlerin İstanbul’u işgal etmesine ve Mebuslar Meclisi’nin basılarak dağıtılmasına yol açtı. İngilizler Kuvayı Milliye yanlısı bazı mebusları tutuklayarak Malta’ya sürgün ettiler.

Bu durum karşısında Mustafa Kemal, 19 Mart 1920 tarihinde yurt geneline bir genelge yayınlayarak, Ankara’da toplanacak Millet Meclisi için yeni seçimlerin yapılmasını istedi. Seçimlerden sonra 23 Nisan 1920’de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da törenle açıldı.

Mustafa Kemal, TBMM’de hükümet kurmadan önce, bazı önemli ilkeler saptamıştı. Bu ilkelerden bazıları şöyleydi: “Hükümet kurmak zorunludur.”, “Geçici olduğu bildirilerek bir hükümet başkanı tanımak ya da bir padişah vekili ortaya çıkarmak uygun değildir.”, “Mecliste beliren ulusal iradenin, yurdun kaderine el koyması temel ilkedir.” ve “TBMM’nin üstünde bir güç yoktur.” Bu ilkeler meclis tarafından kabul edildi. Daha sonra Mustafa Kemal, oy birliği ile meclis başkanlığına seçildi.

Türk tarihinde yeni bir dönem açan I. TBMM son derece önemli özelliklere sahipti. Bu özelliklerinden bazılarını şöyle özetleyebiliriz:

— I. TBMM, bir kurucu meclistir. I. Dünya Savaşı’ndan sonra emperyalist ülkelerin kıskacı altına giren Anadolu Türklüğü, I. TBMM’nin çatısı altında yeni Türk devletini, millet iradesine dayanarak kurmayı başarmıştır.

— I. TBMM, millet iradesine dayandığı, milli egemenlik ilkesini esas aldığı için demokratik karakterli bir meclistir.

— Büyük özveriler ve zor şartlar altında toplanan I. TBMM, meclis üstünlüğü ilkesine yer vermekle, kendinden üstün hiçbir güç tanımamıştır. Bu yönüyle millet iradesinin tam egemenliğini sağlamıştır.

— I. TBMM, olağanüstü yetkilere sahip bir meclistir. Bu nedenle yasama, yürütme ve yargı gücünü kendinde toplamıştır.

— I. TBMM, Milli Mücadele’nin sonuna kadar devamlı ve düzenli çalışmış, vatanın ve milletin kurtuluşunu her şeyin üstünde tutmuştur. Bu yönüyle de idealist bir meclistir.

— I. TBMM, Anadolu’muzu işgal eden emperyalist devletlere karşı savaşan ve yurdumuzu düşmanlardan temizleyen bir savaş meclisidir.

23 Nisan 1920’de açılan I. TBMM, seçim kararının alındığı 1 Nisan 1923 tarihine kadar yaklaşık üç yıl görev yapmıştır. Bu üç yıllık dönemde TBMM Kurtuluş Savaşı’nı kazanmış, yurdumuzu düşmanlardan temizlemiş ve yeni Türk devletinin temellerini atmıştır.

Bu yüce meclisin üç yıllık özverili çalışmalarından; elbette bugün, çıkaracağımız büyük dersler olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle I. TBMM’nin mimarı Ulu Önder Mustafa Kemal’i ve onun şahsında meclisin değerli üyelerini rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Hocam bende yazdığım blogda benzer düşünceleri ifade ettim. Bir devletin kuruluş öyküsünü sizden de duymuş olmam beni sevindirmiştir. Saygılarımla bayramınızı kutlarım.

Mehmet Selçuk Gazioğlu 
 23.04.2007 19:21
Cevap :
Mehmet Hocam, bir tarih öğretmeni olarak çok sayıda devletin kurulmuş öyküsünü biliyorum. Dilimizin döndüğü, kalemimin ifade yeteneği ölçüsünde de anlatmaya çalışıyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihte kurulmuş diğer Türk devletlerinden farkı, kuruluşunda Türk Milleti’nin belirleyici rol üstlenmesi olmuştur. Milletimizin bu belirleyici rolü sürdükçe devletimiz sonsuza değin yaşayacaktır. Bunun da yolu demokrasidir. Ancak lider demokrasisi değil. Ne yazık ki bugün TBMM üyeleri, 87 yıl önce toplanan I. TBMM üyeleri kadar özgür değil. Çünkü parti içi demokrasi yok. Bu nedenle cumhurbaşkanı adayının kim olacağı konusunda, herkes gibi milletvekilleri de Tayip Erdoğan’ın ağzına bakıyor. Saygılarımla.  24.04.2007 2:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 2295
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 183
Ort. okunma sayısı
: 510
Kayıt tarihi
: 15.08.06
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümü mezunuy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster