Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '10

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
576
 

Blog Ortamı...

Blog Ortamı...
 

Nerde olursa olsun, kişi, kendi ekseni içinde ki insanlar ile pekâlâ dalgasını da geçer, geyiğini de yapar, bol bol hayata gülümsemesine devam eder. Hele ki kişi, ununu eleyip eleğini asmışsa değmeyin keyfine. Kişilerin ciddi veya ciddiyetsiz insanlarla grup kurmasına, bu gurup ile kendi aralarında üçtaş oynamalarına, körebe, saklambaç oynamalarına, birdirbir veya “evet “ “hayır” yarışması oynamalarına vs, kimse karışamaz! 

Ancak söz konusu, kendi ekseni dışında ki insanların yazılarını, kendi ekseni içinde ki ciddiyetsiz kişiler ile alaya almak ve bu ciddiyetsiz insanların içindeki irini boşaltmaları için zemin hazırlamak, şeytanların avukatlığını yapmak demektir! 

Bir yerlerde içine kor gibi oturmuş, yaralanmış olanlar bu acılarını dindirmek için eksen dışından gelen ve alaya alınan yazının altına, sakladıkları düşmanlıklarının dışa vuruşunun keyfini yaşarlar. İçindeki ezikliklerinden birilerinin yardımı veya şemsiyesi altından kurtulmak isterler. 

Şimdi kişi; ekseni dışından aldığı bir yazıyı kendi çarpık çurpuk düşünce süzgecinden geçirerek, alaya alan bir yazı yazması ile tüm insanları değil, sadece kendi ekseni içindeki ciddiyetsiz insanlar topluluğunu eğlendirmeyi ve onlara içindeki irinlerini boşaltma imkânını vermiş olur! Dolayısı ile bu yazı bir günah tohumu olarak (ekilmiş) yazılmış olur. 

Bu şeytanların avukatlığını üstlenen kişiler yazdıkları yazı ile ortaya çıkan yeni yeni düşmanlıkların, nefret ve kin duyan insanların vebalini sırtlanmış olurlar. Kötülükle beslenen “Hades” gibi bunu gülümsemeyle yapmaları şeytanın oyunundan başka bir şey değildir! 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence toplum içinde bireyleri veya toplumun belli bir bölümünü rahatsız edici, üzücü, kırıcı davranışlar yapılıyorsa bunların açık ve net ifadelerle kaynak ve referans göstererek deşifre edilmesi gerekir. Aksi takdirde yel değirmenleri ile savaşmaktan başka bir şey yapılmaz. Rahatsızlığınıza mutlaka katılıyorum ve inanıyorum ki tüm bu rahatsızlıkların yegane çözümü de "açık ve net" olmaktır. Saygılar ve selamlar

Matilla 
 29.08.2010 10:08
Cevap :
Sevgili matilla, doğru söylüyorsunuz ama o sizin dediğinize burada izin verilmiyor maalesef! Bu yüzden derdimizi http://talipgirgin.blogspot.com/ buralara yazıyoruz. Yazdığım kriterlere uymuyorsunuz! :)) Selam ve saygılar… Not: Size bir ipucu, genellikle bu tür yazılar, yazılan yazıya cevap niteliğindedir ve hemen akebinden yazılır. Dikkatli olunursa olayı çözmek çok basittir!  30.08.2010 4:40
 

bir yaradır MB'da. MB'un yüz karasıdır. Dört yıllık MB geçmişimde tanımladığınız türden tacizlere çokça maruz kalmış bir üye olarak sıkıntınızı çok iyi anlıyorum. Kimdir, bilemem. Ama bana sorsanız, şu an bana aynı terbiyesizliği yapan iki üç kaşarlının adını ve bloglarını verebilirim. Ama Sessiz çığlık haklı bence. Şeytan azapta gerek. Dost selamlarımla.

pirmete 
 27.08.2010 12:39
Cevap :
Sevgili Pirmete, bunun bir “Yara” ve MB "yüz karası" olduğu çok doğru. Bu güne kadar sizinde vurguladığınız gibi, birçok örneğini gördük ve yaşadık. İnsanlar farklı görüş ve değerlere sahip olabilir. Bunlar ailemiz içinde, yetiştiğimiz mahallede, çalıştığımız iş yerinde vs. hep var. Bu nedenden ötürü belki normal boyutlarda tartışabiliriz. Ama akabinde yine aynı ortamı yaşarız. Sabahları birbirimize “günaydın,” akşamları “iyi akşamlar” deriz. İllaki birbirimizi alaşağı etmek zorunda değiliz! Ben dostuma da düşmanıma da saygı duyarım. Ama düşman bile olsa kişi mert olmalı. Üç beş kişiyi eğlendirmek için ceviz kabuğunu doldurmayacak bir nedenden ve bundan alacağı “fason zevk” ten dolayı da, düşman olunmaz ki! Kişi geri dönüşü için açık kapı bırakmalı! Bırakmazsa işte o zaman ona ne söyleyeceğim konusunda, bende kendimi frenleyemiyorum! Keşke sessiz çığlığın dediği gibi olabilsem aziz dostum:)) Selam ve saygılarımla…  27.08.2010 15:39
 

Bu tür işlerle uğraşmayı kendi için marifet sayar ve üstelik bundan büyük keyif alırlar. Ben şahsen bu tip insanlarla hiç ilgilenmiyorum. Bence siz de öyle yapın, yapın ki dikkat çekmediğinden kahrolsun . Saygılar...

sessiz-çığlık 
 27.08.2010 10:50
Cevap :
Ben sadece "farklılıklarını" fark ettiğimi ve olayın vahametini yazdım! Bundan sonrası, Uzm. Dr. Arif hocamın teşhis ve tedavi ona ait. :)) Selam ve saygılarımla…  27.08.2010 12:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 438
Toplam yorum
: 1049
Toplam mesaj
: 121
Ort. okunma sayısı
: 812
Kayıt tarihi
: 07.01.07
 
 

Milliyet Blog’a hangi vesile ile kayıt olduğumu doğrusu hatırlamıyorum!  Bende birçoğunuz gibi ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster