Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '11

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
521
 

Bloguma Dokunma!

Bloguma Dokunma!
 

Burası benim evim. Yaklaşık 2.5 sene olmuş taşınalı. Bir güzel yerleşmişim, emek vermişim, varolanların yerlerini değiştirip yeni yeni eşyalar yerleştirmişim, bir sürü misafir ağırlamışım, kimisinde bir kahve içimlik, kimisinde uzun sohbetler eşliğinde kendiminki gibi bir sürü eve misafir edilmişim. Yaşayıp gidiyorum işte böyle kendimce. Derken birgün evime geliyorum, anahtarımı kilide takıyorum ama dönmüyor. Kapı açılmıyor bir türlü. Pek beceriksizim ya bu konularda, söylene söylene birkaç kere daha deniyorum ama yok, her yer kapı duvar. Kendi evime giremiyorum. Sonra kapının altında bir zarf buluyorum. Ve içinde hiçbir açıklama olmadan “artık evime giremeyeceğim” yazıyor. Hiçbir şey anlamadığım için şaşkınlıkla sağa sola, arkadaşlarıma danışıyorum ve onlarında aynı durumdan muzdarip olduğunu öğreniyorum; kimse evine giremiyor. Sonradan “birkaç kişinin vermiş olduğu rahatsızlıktan ötürü” evlerimize alınmadığımız haberi ulaşıyor bizlere. Evet evet sadece “birkaç kişinin hatası” herkese mal ediliyor. Burada mantık nerede?

Kapının kilidini değiştirip, camı kırıp, arka bahçeden dolanıp evime tekrar girebilir, misafirlerimi, arkadaşlarımı bu şekilde konuk edebilirim. Ya da pılımı pırtımı toplayıp başka bir adrese taşınabilirim elbette. Bunlar olası çözümler. Ama çözüm dediğin bir sorun karşısında üretilmez mi? Burada bir sorun olduğu belli ama sorun ben değilsem, benden kaynaklanmıyorsa neden ben kendi evime girmek konusunda böylesine çözümler aramak zorunda bırakılıyorum ki?

Sahi bunun açıklaması nedir? Sadece okuduğumuz, yazdığımız, kendi kendimize karaladığımız, bununla yetinmeyip bu sayfaları “günce” kavramından çıkarıp da, fikirlerimizi, duygularımızı, anılarımızı, deneyimlerimizi paylaştığımız, kurulan bağlarla ve yapılan organizasyonlarla anadolu’da kız çocuklarımızı okuttuğumuz, İzmir’de diktiğimiz fidanlarla kendi adımızı verdiğimiz bir orman sahibi olduğumuz, hasta çocuğu için madden ve manen yapacak hiçbir şeyi kalmadığından son çare olarak bu sayfalar üzerinden bizden yardım eli isteyen bir babanın çığlığı olup yardım edebilmek amaçlı çırpındığımız blog sayfalarımız hangi nedenden ötürü ve hangi hakla karartılabilir? En doğal, en basit, en insani hakkımız olan “iletişim hakkımız” nasıl elimizden alınabilir?

Farkında mısınız sansürlenen, karartılan, elimizden alınan sadece blog sayfalarımız değil aslında, hayatımız ve hatta insanlığımız. Peki aydınlık için artık birşeyler yapmamız gerekmez mi???

*25/10/2008 tarihinde Digitürk’ün başvurusu ile Diyarbakır 1.Sulh Ceza Mahkemesi’nin aldığı bir kararla, korsan olarak yapılan maç yayınlarını engelleme gerekçesi öne sürülerek BLOGGER.COM Türk blog yazarları için yasaklanmıştı. Bu yazı da, bir süre sonra kaldırılan o yasağa istinaden, ilk olarak o dönemde 28/10/2008 tarihinde www.beenmaya.blogspot.com sayfamda yayınlanmıştı. Yazık ki geçen onca zamana rağmen zihniyetlerde hiçbir değişiklik olmamış ki benzer gerekçeler öne sürülerek BLOGSPOT.COM yine yasaklanmış durumda. Hem de sayfanızı açtığınızda gördüğünüz “Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir” şeklindeki kocaman bir yazıyla. Bu engel hangi suçuma dair ve hangi hakla diye sorarak ekliyorum ben de; BLOGUMA DOKUNMA!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dijitürk erkek egemen toplum temsilçiliğne soyunmuş, protestoyu tam işte bu noktada dijitürkü protesto ederek başlanmalı... Tabi erkekler de destek yerine köstek olmazlarsa.. ... Sevgilerimle..

Siel Vertu 
 02.03.2011 14:52
 

maç yayını yapan blogların yanında tüm bloglar yandı gibi, neyseki çareler üretip, şimdilik yangını söndürmeyi başabiliyoruz. Birde çare olan ilaçımız elimizden alınırsa işte bu korkutuyorsada .. Yine de yazmamızın önüne kimse set vuramaz diyorum :) Buluruz çaresini... Sevgilerimle..

Siel Vertu 
 02.03.2011 13:43
Cevap :
elbetteki öyle. ama burada yapılan haksızlığa mutlaka da dur demeliyiz öyle değil mi?  02.03.2011 14:17
 

yok, her şey bahane edilerek artık yasak var.. Dünya mersine biz tersine dönmeye devam ediyoruz.. Aslında yazanlarında bu konuda dikkatli olmaları gerekiyor, dikine değilde dolaylı anlatımlarla iktidarı eleştirmek daha yararlı, en azından kapatılma korkusu olmadan daha çok kitlere ulaşabiliriz.. Tabi önce düşünmeyi bilen okur sayısının çoğalması gerekiyor.. Sevgilerimle..

Siel Vertu 
 02.03.2011 12:25
Cevap :
şimdi ortada bir yanlış var bu belli. bazı insanlar kendilerine ait olmayan durumlardan faydalanmaya çalışıyorlar. bu elbette bir suç ve elbette cezası verilmeli. ama benim, senin, bu konudan bihaber olan insanların toplu bir cezayla mağdur edilmesi çok saçma değil mi?  02.03.2011 13:32
 

Çok üzüldüm hatta çok sinirlendim. Amerika'da olmayan özgürlüğümüz buysa ben Tanzanya'da yaşamayı yeğlerim o zaman. Sevgili arkadaşım gördüğüm odur ki birileri çıkar savaşında tepişirken olan emekçiye oluyor. Günce tanımınız o denli içten, o denli gerçek ki tasvirinizden sonra 'evet ikinci odamız' blog sayfalarımız diye düşündüm. Emek veriyoruz, zaman ayırıyoruz, araştırıyoruz, uykusuz kalıyoruz ve sonuç bu! Sesimizin gür çıkabilmesi için birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var! Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığıyla geldiğimiz nokta ortada! Gün geliyor dokunulmayanlara da DOKUNULUYOR! Bu yazınızı takibe alacağım. Bakalım kaç kişiden tepki gelecek, kaç kişi okuyacak. İzninizle muhtelif sayfalarda tepki olarak paylaşmak istiyorum. En içten sevgi ve saygımla. Aydınlık kalınız. Nurcan Çelik Yalun

Nurcan Çelik Yalun 
 02.03.2011 12:14
Cevap :
kurunun yanında yaş da yanar misali bir ya da birkaç kişinin hatasını herkesden çıkarmak niye? bloguma girdiğimde "mahkeme kararınca engellenmiştir" yazıyor kocaman harflerle. pardon ama benim suçum ne, ne ile yargılanmadan üstelik sormadan, soruşturmadan blogumu kapattınız hangi hakla? çok teşekkür ederim duyarlılığınız ve desteğiniz için. bu konuda facebook ve twitter üzerinden pek çok organizayon, platform oluşturulmuş durumda. umarım en kısa sürede 2sene önceki gibi yine bu yasağı kaldırtırız. yazımı da elbette ki paylaşabilirsiniz. çok teşekkürler ve sevgiler...  02.03.2011 13:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 3111
Toplam mesaj
: 623
Ort. okunma sayısı
: 963
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

30’ lu yaşların ağırlığında geçiyor artık yaşam ama teğet geçerek, ama kurcalayıp didikleyerek...İst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster