Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '07

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
6150
 

Buruşuk gömleğin hikayesi

Buluş hikayeleri hem ilginçtir hemde öğreticidir. Ben buluş hikayelerini çok seviyorum. Bu hikayeleri aktarırken hem buluşçunun kim olduğunu, nasıl buluş yaptığını, hemde Türkiye’de buluşa ve buluşçuya nasıl bakıldığını, buluşların ekonomimiz ve teknolojimiz açısından ne önem taşıdığını da gözler önüne sermiş oluyorum. Aşağıda aktaracağım buluş hikayesi, Türkiye’ye seminer vermek için Almanya’dan gelen Danışman Avrupa Patent Vekili Mr.Karl Rackette’nin bir Türk buluşçu ile ilgili dinleyicilere aktardığı ilginç hikayeyi bulacaksınız.

Buluşun kahramanı Almanya’ya çalışmak için giden Yücel Yamaç isimli bir Jeoloji mühendisidir. İşsiz olan Yücel Yamaç kendisi için çok önem taşıyan yeni bir iş görüşmesine gidecektir. Uzun zamandır işsiz olması, kaldığı yerin son derece bakımsız ve kötü bir yer olması, cebinde neredeyse yemek parasının dahi olmaması karşısında bu iş, Yücel için çok önemlidir. Akşam evine gittiğinde ertesi gün gideceği iş görüşmesi için ütülü gömleğinin bulunmadığını, ayrıca ütüsünün de bulunmadığını fark eder. Evde ütü olmadığı gibi, “Buruşuk gömleğini” ütületmek için ne parası vardır, nede zamanı. Hemen hızlı bir çözüm üretmek zorunda olan Yücel bir demir levha ile gömleğini ütülemeyi düşünür. Gel gelelim, bulduğu demir parçası sıcak olmadığı için gömleği ütülemek bakımından işe yaramamaktadır. Demiri ısıtması gerektiğini düşünen Yücel, bulduğu demir parçasına evde bulunan saç kurutma makinesini bağlamayı, demiri onunla ısıtmayı düşünür ve öylede yapar. Sonuç oldukça tatmin edicidir ve gömlek ütülenmiştir.

Yücel ertesi gün iş görüşmesine gider ve işin kendisi için taşıdığı önemi ve durumunu anlatır. Konuşma sırasında “Buruşuk gömlek” hikayesini’de firma yetkililerine aktarır. Firma Yüceli işe alır, ama yaptığı buluşla daha çok ilgilenir. Yücele bu yaptığı şeye patent almayı, patentide kendilerine satmasını önerir. Buluşu tescil ettiren (patent alan) firma nakit sıkışıklığı içinde olduğundan dolayı bir bankaya kredi için müracaat eder ve patenti teminat olarak göstermeyi teklif eder. Patent Almanya’da önemli ve değerli bir şey olduğu için banka patenti teminat olarak kabul eder. Sonrasında firma borcunu ödeyemediği için patent bankaya kalır. Banka bir süre sonra patenti satışa çıkarır. İşte burası son derece önemlidir: Patente Dünyaca ünlü ütü, ve küçük ev eşyası üreticisi Braun talip olur.
Patenti alan Braun tüm dünyada patenti tescil ettirir. Hatta çeşitli ülkelerde taklitlerine karşı mücadeleye girişir. Buluşun etkisi bununla da kalmaz Koreli kayak üreticisi bir firma buluşu kayakların altına takmayı ve böylece daha hızlı kayma sağlamayı düşünür. Braun’la giriştiği patent mücadelesini kaybeder ve Yücel Yamaç’ın buluşunun konunun özü olduğuna ve kayak altına bunu uygulamanın yenilik unsuru taşımadığına karar verilir. Bu durumda kayak firmasının Braun’a lisans ücreti ödemekten başka çaresi kalmaz.
Böyelece demiri sıcak hava ile ısıtma tekniği ütünün bulunmadığı, pratik bir çözüm bulmanın zorunlu olduğu her yerde kullanılmaya başlanmıştır. Saç kurutma makinesinin yanında eşantiyon olarak bu ürünü veren Braun firması satışlarını Dünya çapında %50 arttırmıştır.

Değerli okuyucular, aktardığım hikaye buluşun her zaman acil ve önemli bir ihtiyaçtan çıktığını, Türklerden buluşçu değil taklitçi çıkar zihniyetinin yanlışlığını, buluşların basit ama etkili çözüm üretmek olduğunu açıkça ortaya koyar. Buluşlar zannedildiği gibi her zaman uzun ve pahalı araştırmaları sonucu olarak ortaya çıkmaz. Acil bir ihtiyaç hisseden yaratıcı her insanın bulunduğu yerde buluş yapma potansiyeli mevcuttur.
Gelecek ay buluşmak dileğiyle
Av.Birant Esinoğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sitemynette görüslerimi yazdıgım endogruinternetgazetesi nin haklarını mynet korumaktamıdır kanun acıklamaları ve yardımınızı saygılarımla05367417956

BENGÜN KASIM GÜLAL 
 30.05.2007 19:19
Cevap :
Mynet'in korumasına gerek yok. Sizin siteniz zaten Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde koruma altında. Bir taklit olduğunda mahkemeye gitmenize engel yok. Selamlar.  31.05.2007 14:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2501
Kayıt tarihi
: 04.05.07
 
 

25 yıllık avukatım. Marmara Patent Ofisinin sahibiyim. Patent hukuku alanında yazılar yazıyorum. www..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster