Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '07

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
1159
 

Fikri mülkiyet- Sınai mülkiyet

İnsanoğlunun bugün ulaştığı refah düzeyi, edebiyat, sanat ve teknoloji alanındaki devasa ilerlemesi hep yaratıcı insan faaliyetinin bir sonucudur. Böylesi insanların faaliyetlerinin korunması ve teşvik edilmesi tüm insanlığın yararınadır. Bu gerçekten yola çıkan kanun koyucu gayrımenkul mülkiyetini andıran ama ondan farklı olarak soyut nitelik taşıyan bir mülkiyet çeşidi yaratmıştır. Hukukta “gayrı maddi mal” olarak adlandırılan bu mülkiyet çeşidi genel olarak iki ana başlıkta ele alınmaktadır: Birincisi Fikri Mülkiyet, İkincisi Sınai Mülkiyet. Fikri mülkiyet; edebiyat, sanat, müzik, mimari vb. gibi telif eserleride denen alanı kapsar. Sınai mülkiyet ise esas olarak sanayi ve teknolojiyi ilgilendiren alanlardaki markaları, buluşları, tasarımları kapsar.

Gerek fikri, gerekse sınai mülkiyet hakları hukukumuzda ayrı ayrı kanunlarla düzenlenmiştir. Fikri mülkiyeti düzenleyen kanun 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu olup, Sınai mülkiyeti ilgilendiren kanunlar birden fazladır. 556 sayılı Markalar, 554 sayılı Tasarımlar, 551 sayılı Patent kanunları (kararnameleri) vb. gibi.

Fikri mülkiyet ile sınai mülkiyet arasında birçok benzer yön ve bir çok farklı yön bulunmaktadır. Benzer yönleri sıralayacak olursak şunları zikredebiliriz :

1-Her ikisinde de haklar sürelidir. Örneğin bir sanat eserinin koruma süresi ömür boyu+70 yıl, bir markanın koruma süresi 10, bir Patentin koruma süresi ise 20 yıldır. Bu süreler sona erdiğinde gerek sınai hak gerek eser tüm topluma ait olur. Yani anonimleşir.

2-Her ikisinde de haklar mülkiyet nitelikleri taşır ve hukuki işlemlere konu olur. Yani alınır, satılır, devredilir, lisansla kiralanır, haciz konur, teminat gösterilebilir vs. (Eserlerde bu hususlar mali haklara ilişkindir. Manevi haklarda bunlar sözkonusu olmaz. Yani örneğin bir eserden yaratcısının ismini hiçbir zaman kaldıramazsınız.)

3- Her ikisinde de hakları korumak için hapis cezaları, madddi ve manevi tazminat imkanları konmuştur.

4-Her ikisinde de hızlı yargılama ve müdahale usulleri benimsenmiş ve ihtisaslaşmış mahkemeler aracılığıyla işlem yapılması esası benimsenmiştir.

5-Her ikisinde de tecavüz (izinsiz çoğaltma-kullanma) haksız rekabet sayılmış olup, Ticaret Kanunun haksız rekabet hükümleri uygulanır.

Ortak yönler bunlar olmakla birlikte fikri ve sınai mülkiyet hakları arasında önemli farklarda vardır. Bu farkları sıralayacak olursak şunları zikredebiliriz:

1-Fikri mülkiyet haklarının tescil edilebileceği bir müessese yoktur. Bir sanat eseri kamuya sunulmakla koruması başlamış olur. Sınai mülkiyet haklarında ise bir tescil müessesi kurulmuş olup, bunu merkezi Ankarada bulunan Türk Patent Enstitüsü yerine getirir. Bir fikri hakkın kime ait olduğunun kanıtlanması yeterli iken sınai haklarda tescil edilmiş haklara geniş imkanlar sağlanmıştır. Tescilli olmayan sınai hakların koruması yok denecek kadar zayıftır.

2- Yaratılmış bir ürünün Fikri hak olarak korunması için sahibinin hususiyetini taşıması zorunluluğu getirilmiş olup, sanatsal güzellik ve estetik özellikleri aranmaktadır.. Aksi takdirde “eser” sayılamayacak harcıalem yaratılar fikri hak kavramı içinde yer almaz. Oysa sanai haklarda böyle bir zorunluluk yoktur. Sınai hakkın koruması için “sanayide kullanılabilir” olma kriterini taşıması yeterlidir.

3- Eserin manevi yönü son derece önemlidir. Bu husus hiçbir anlaşma ile ortadan kaldırılamaz. Oysa sınai haklarda İstisnai olarak buluşçunun adını kullanma zorunluluğu dışında böyle bir zorunluluk yoktur.

4-Fikri hakların kullanımında sanatçıların oluşturduğu meslek birliklerine özel hak ve imkanlar tanınmıştır. Örneğin SESAM (Sinema Eserleri Birliği), MESAM (Müzik Eseri Sanatçıları Birliği) vb. gibi örgütler üyelerinin haklarını korumak için dava açabilir, ilgililerin cezalandırılmalarını isteyebilir ve tazminat davaları açabilir. Sınai haklarda böylesi imkanlar yoktur. Hak sahibi herkes bunu kendisi takip etmek zorundadır.

5-Sınai haklarda itiraz ve Enstitü kararlarının mahkemeye götürülmesi gibi hak ve imkanlar vardır. Ancak fikri haklarda böylesi kurum ve imkanlar yoktur.
Bugün için yerim daha fazlasına el vermediğinden bu değerlendirme ile yetinmek zorundayım. Daha sonraki yazılarımda konunun başka yönlerini ele almaya çalışacağım.

Haftaya buluşmak dileğiyle...
Av.Birant ESİNOĞLU

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2903
Kayıt tarihi
: 04.05.07
 
 

25 yıllık avukatım. Marmara Patent Ofisinin sahibiyim. Patent hukuku alanında yazılar yazıyorum. www..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster